Hırs nedir, Hırs ne demek

Hırs; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Hırs" ile ilgili cümle

  • "Para hırsı. Şöhret hırsı."
  • "Hırsımdan bazılarına tablomu bedava verdim, alın, götürün diye bağırdım." - H. C. Yalçın

Yerel Türkçe anlamı:

Hayvanlara yalatılan bir çeşit tuz.

Hırs kısaca anlamı, tanımı:

Hırs basmak : Hırslı duruma gelmek.

Hırs bastırmak : Aşırı ölçüde açgözlü duruma gelmek.

Hırs bürümek : Gözünü hırs bürümek.

Hırsından çatlamak : Öfkeyle birlikte aşırı derecede kıskanmak.

Hırsını alamamak : Öfkesini yenememek.

Hırsını yenmek : Öfkelenmemek için kendini tutmak.

Hırsız : Başkasının malını çalan kimse, uğru. Oltadaki asıl iğnenin yanına takılan özel iğne.

Hırsız adım : Ağır ve sessizce yürüme biçimi.

Hırsız anahtarı : Maymuncuk.

Hırsız çekmecesi : Çalışma masasının gizli bölmesi.

Hırsız feneri : Karşısındakini gösterip taşıyanı göstermeyecek biçimde yapılmış önü camlı fener.

Hırsız gibi : Kimseye görünmeden, gizlice.

Hırsız kelepçe : Ana su borusuna kaçak su alabilmek amacıyla bağlanan boru parçası.

Hırsız malı : Çalıntı mal.

Hırsız yatağı : Hırsızların çok olduğu yer. Hırsızların gizlendiği yer.

Hırsıza kilit olmaz : "kötü bir iş yapmaya kararlı olan kişiyi önlemek için alınacak tedbirler yararsızdır" anlamında kullanılan bir söz.

 

Hırsıza yol göstermek : Birine bilmeyerek kötü bir işte yardımcı olmak.

Hırsızlık : Çalma, arakçılık.

Hırsızlık etmek : Başkalarının parasını veya malını çalmak.

Hırslandırma : Hırslandırmak işi.

Hırslandırmak : Öfkelendirmek, kızdırmak.

Hırslanış : Hırslanma işi.

Hırslanma : Hırslanmak işi.

Hırslanmak : Çok kızmak, öfkelenmek. Aşırı istek duymak, tutkuyla davranmak.

Hırslı : Açgözlü, muhteris. Öfkeli, kızgın.

Hırssız : Hırsı olmayan.

Açık kapı hırsızı : Her yere girip çıkan, her bulduğunu, gördüğünü alıp giden kimse.

Acındırırsan arsız olur acıktırırsan hırsız olur : "koruduğunuz kimsenin sürekli acınmasına izin verirseniz arsız olur, emeğinin karşılığını tam olarak vermediğiniz kişi de hırsız olur" anlamında kullanılan bir söz.

At hırsızı : Kılık kıyafeti ve davranışları güven vermeyen kimse.

Çok söyleme arsız edersin aç bırakma hırsız edersin : "bir kişiye bir uyarıyı sürekli olarak yapmak ve bir kişiyi istediğinden yoksun bırakmak daima kötü sonuç verir" anlamında kullanılan bir söz.

Deniz hırsızı : Korsan.

Gözünü hırs bürümek : Aşırı hırslanmak.

 

Gözünü hırsı bürümek : Bir şeyi aşırı ölçüde istemek.

Hırlı mıdır hırsız mıdır : Bir kimsenin ahlakı, kişiliği hakkında kuşku duyulduğunda kullanılan bir söz.

Yavuz hırsız ev sahibini bastırır : Biri, suçunu zarar verdiği kimseye yüklediğinde söylenen bir söz.

Gelme : Gelmiş olan. Yetişme. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmek işi.

İstek : Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu. Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep. İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi. Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk.

Tutku : Güçlü istek ve eğilimin yöneldiği amaç. İrade ve yargıları aşan güçlü bir coşku, ihtiras. Aşırı düşkünlük.

Öfke : Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet, gazap.

Kızgınlık : Kızgın, ısınmış olma durumu. Öfkeli olma durumu. Hayvanların çiftleşme isteği.

Aşırı : Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Ötede, ötesinde. Gereğinden fazla olarak, çokça. Gereğinden fazla, çok.

Hırsel : Gübre taşımakta kullanılan sedye. (Bölükbaşı *Selim -Kars)

Hırsenk : Uzun bir çeşit kilim.

Hırsız almaz : Evlenmemiş kız.

Hırsız atlaması : Kasa ve benzeri atlama araçları üzerinden tek ayakla sıçrayıp, bacakların ileri fırlatılmasından sonra ellere dayanarak yapılan atlama.

Hırsız küreği : Sandalı yürütürken fısıltı yapmaması için suyun dibine doğru çekilen kürek, küreklerin bu suretle çekilişi.

Hırsız zoka : Zoka oltasına balığın çok olduğu zamanlarda ilave olarak takılan daha küçük iğne.

Hırsızca : Hırsıza yakışır bir biçimde, hırsızcasına.

Hırsızcasına : Hırsızca.

Hırsızlama : Gizlice alınan, başkasına ait. İlgili cümle: "Hırsızlama eşya. zf. Gizlice, kimseye sezdirmeden: “Güvertede birlikte gördük / Hırsızlama durduk dinledik”" A. İlhan.

Hırsızlama yapmak : çalmak. İlgili cümle: "“Bir ön sözde yazdığını sondaki ön sözde yalanlıyor, kendinden bile hırsızlama yapıyor.”" T. Uyar.

Hırs ile ilgili Cümleler

  • Hırs bizi güçlü yaptığı için biz düşmanlarımıza meydan okuruz!
  • Ben bir gezi için uzaktayken bir hırsız evime girdi.
  • Hırsının kurbanı oldu.
  • Tom'un bir hırsız olduğunu mu söylüyorsun?
  • Hırsın iyi olduğunu düşünüyorum.
  • Hırs insanlara tuhaf şeyler yaptırır.
  • Hırsının sınırı yok.
  • Bir hırsızlık olmuş.
  • Bana hırsızın kısa bir açıklamasını verebilir misin?
  • Hırsını benden alma.
  • Onun hırsızlığı hakkında ne yapacağımı bilmiyorum.
  • Hırs onu cinayete sürükledi.
  • Odamda bir hırsız bulmak için uyandım.
  • Tanık, hırsızı polisteki yüzleştirmede tespit etti.

Diğer dillerde Hırs anlamı nedir?

İngilizce'de Hırs ne demek? : [Gender-neutral pronoun] n. ambition, passion, greed, anger, avidity, cupidity, desire, fire, forwardness, glow, greediness, mammon, mettle, rage, rapaciousness, rapacity, voracity

Fransızca'da Hırs : ambition [la], acharnement [le], faim [la]

Almanca'da Hırs : n. Ambition, Begierde, Bösartigkeit, Habgier, Hunger, Leidenschaft, Versessenheit

Rusça'da Hırs : n. вожделение (N), жадность (F), тщеславие (N), зло (N), ожесточение (N), горячка (F)