Hırslanmak nedir, Hırslanmak ne demek

"Hırslanmak" ile ilgili cümleler

  • "Kavgadan dönüyormuş, yüzü gözü yaralı, o kadar hırslanmış ki altındaki katırı öldürmüş." - H. E. Adıvar

Hırslanmak anlamı, kısaca tanımı:

Hırslanma : Hırslanmak işi.

Hırs : Öfke, kızgınlık. Sonu gelmeyen istek, aşırı tutku.

İstek : Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk. İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi. Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu. Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep.

Duymak : Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek. Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak.

Tutku : İrade ve yargıları aşan güçlü bir coşku, ihtiras. Aşırı düşkünlük. Güçlü istek ve eğilimin yöneldiği amaç.

Davranmak : Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak. Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak. Bir şeye el atmak, girişmek.

Kızmak : Öfkelenmek, sinirlenmek. Dişi kuşlar zamanı gelip kuluçkaya yatma isteği göstermek. Isıtılan veya ısınan bir nesnenin sıcaklığı çok artmak. At, eşek vb. hayvanlar çiftleşmek istemek, kösnümek.

 

Öfkelenmek : Öfkeli duruma düşmek, kızmak, hiddetlenmek.

Aşırı : Ötede, ötesinde. Gereğinden fazla, çok. Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla olarak, çokça. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem.

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

Diğer dillerde Hırslanmak anlamı nedir?

İngilizce'de Hırslanmak ne demek? : to become furious, to get angry, to lose one's temper

Fransızca'da Hırslanmak : se mettre en colère

Almanca'da Hırslanmak : ehrgeizig werden, neidisch werden

Rusça'da Hırslanmak : v. жаждать, злобствовать