İmam nedir, İmam ne demek
İmam; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Cemaate namaz kıldıran kimse.
- Hz. Muhammed'den sonra onun vekilliği görevini üzerine alan halifelere verilen unvan

- Bazı küçük İslam devletlerinde devlet başkanı.
- En önde bulunan kimse, önder.
- Müslümanlıkta mezhep kuran kimse.
Yerel Türkçe anlamı:
İmam
İmam isminin anlamı, İmam ne demek:
Erkek ismi olarak; En önde bulunan, önder. Namazda kendisine uyulan kimse. Müslümanlıkta mezhep kuran kimse. Halife olan kimse.
İmam hakkında bilgiler
İmam veya müftü, (Arapça: إمام) İslam dininde bir din adamlarına verilen ad. Camilerde bulunur, namazları yönetir ve vaaz verir.
Alevîlik ile Câferîlik'te ve diğer Şiâ mezheplerinde din adamı olarak imam yoktur. Bu mezheplerde imam kelimesi sadece Oniki İmam için kullanılır. Şii mezhebinde On iki İmamın keramet gücü olduğuna inanılır. Alevilikte din adamlarına pir veya dede, Şiîlikte ise molla denir.
İslam dünyasında yüzyıllarca erkekler imam olmuştur. Bugün Fas, Türkiye ve birkaç diğer Müslüman ülkede kadın imam da bulunur. Tanınmış kadın imamlardan birisi de Emine Vedud'dur. Ayrıca Muhammed döneminde ev halkına imamlık yapmış Ümmü Varaka da bir diğer önemli kadın imamdır.
Kadın imamlar sadece kadın cemaatin namazını yönetip onlara vaaz verebilirler.
İmam ile ilgili Cümleler
- Ben nadiren "İmam Bayıldı" pişiririm, çünkü çok emek gerek.
- Ben nadiren "İmam Bayıldı" pişiririm, çünkü çok emek gerekiyor.
- Cami'nin yeni bir imama ihtiyacı var.
- Ben nadiren "İmam Bayıldı" pişiririm, çünkü çok emek istiyor.
İmam anlamı, tanımı:
Cemaat : Bir imama uyup namaz kılan kişiler. İnsan kalabalığı, topluluk. Bir dinden veya bir soydan olanların topluluğu.
Namaz : İslamın beş şartından biri olan ve Müslümanların günde beş vakit, dinî kurallara göre yapmak zorunda oldukları ibadet, salat.
Mezhep : Bir dinin görüş, yorum ve anlayış ayrılıkları sebebiyle ortaya çıkan kollarından her biri. Öğreti. Anlayış, görüş.
İslam : Müslümanlık.
İmam osurursa cemaat sıçar : "yöneticilerin kötü bir iş yapmaları, onların buyruğundakilerin daha kötü bir iş yapmalarına yol açar" anlamında kullanılan bir söz.
İmamın abdest suyu gibi : Soğuk veya sıcak olması gerekirken ılık olan içecekler için kullanılan bir söz.
İmambayıldı : Bütün olarak kızartılmış ve ortası yarılmış patlıcanın içine soğan, sarımsak ve domatesli iç konularak yapılmış olan zeytinyağlı yemek.
İmamevi : Kadınlara özgü cezaevi.
İmamkayığı : Tabut.
İmam nikahı : İslami kurallara göre kıyılan nikâh.
İmamsuyu : Rakı.
Başimam : Birden çok imam bulunan camilerde en kıdemli imam.
Köy imamı : Köydeki camide görevli imam.
Mahalle imamı : Mahalledeki mescitte veya camide görevli imam.
İmam evinden aş ölü gözünden yaş çıkmaz : "bir şey alınması imkânı olmayan yerden, bir şeyler vermesini beklemek boştur" anlamında kullanılan bir söz.
İmame : Tespihlerin baş tarafına geçirilen uzunca parça.
İmamet : İmamlık.
İmamkayığına binmek : Ölü tabut içinde veya sal üzerinde mezarlığa götürülmek.
İmamlık : İmamın görevi. İmam olma durumu.
İmamoğlu : Adana iline bağlı ilçelerden biri.
Cami ne kadar büyük olsa imam gene bildiğini okur : Cemaat ne kadar çok olsa imam gene bildiğini okur.
Cemaat ne kadar çok olsa imam gene bildiğini okur : "bir yetkili kimse, çevresindekilerin düşüncesi ne olursa olsun kendi istediğini yapmaya çalışır" anlamında kullanılan bir söz.
Deli deliden hoşlanır imam ölüden : "kişi, kendisine benzeyen veya yarar sağlayacağı kimseden hoşlanır" anlamında kullanılan bir söz.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Müslümanlık : Müslüman olma durumu. Müslüman topluluğu. Hz. Muhammed'in yaydığı İslam dini, İslam, İslamlık, İslamiyet, Hak dini.
Vekil : Bir görevde, asıl görevlinin yerine bakan kimse. Milletvekili. Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse. Bakan.
Görev : Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. İşlev. Resmî iş, vazife.
Halife : Hükümdar. Çok iyi yetişmiş, eğitilmiş kimse. Osmanlı padişahlarının kullandıkları unvanlardan biri. Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların imamlığını ve din koruyuculuğunu yapmakla görevli kimse. Babıali kalemlerinde kâtip.
Unvan : San.
Küçük : Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Kısık, parlak olmayan (ses). Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niceliği az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Küçük abdest.
Adam : Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Eş, koca. Görevli kimse. Erkek kişi. Bir alanı benimseyen kimse. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse. İnsan. İyi huylu, güvenilir kimse.
En : Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı. Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime. Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret.
Önder : Gücü, ünü ve toplumsal yeri dolayısıyla, belli zaman ve durumlar içinde, ilişkili bulunduğu küme veya toplumun tutum, davranış ve etkinliklerini değiştirip yönetme yeteneğini gösteren kimse, lider, şef, alemdar.
Diğer dillerde İmam anlamı nedir?
İngilizce'de İmam ne demek? : n. one who leads prayers in a Muslim mosque; Muslim religious leader or chief
n. imam, one who leads prayers in a Muslim mosque; Muslim religious leader or chief
n. imam, one who leads prayers in a Muslim mosque, Muslim religious leader or chief
Fransızca'da İmam : [le] imam
Almanca'da İmam : n. Imam
Rusça'da İmam : n. имам (M)

Bu kısımda İmam nedir? İmam ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İmam tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İmam hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.