Jackets türkçesi Jackets nedir

Jackets ile ilgili cümleler

English: Did you cook the potatoes in their jackets?
Turkish: Patatesleri kabuklarıyla mı pişirdin?

English: We put them in straitjackets.
Turkish: Onlara deli gömleği giydirdik.

English: I saw some swimmers floating on the lake in their life jackets.
Turkish: Yaşam yelekleriyle gölde süzülen bazı/kimi yüzücüler gördüm.

Jackets ingilizcede ne demek, Jackets nerede nasıl kullanılır?

Yellow jackets : Sarı ceketliler. Georgia teknoloji üniversitesi'nde atletizm takımlarının adı. Gövdesi sarı ve siyah renkli bir tür yabanarısı.

Bluejackets : Gemici. Bahriye eri. Bahriyeli. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri.

Straitjackets : Deli gömleği. Deli gömleği giydirmek. Kısıtlama. Çok sıkmak. Sınırlamak. Aşırı sıkma.

Jacket picture : Ceket resmi.

Jacket potato : Kumpir. Kuru sıcaklıkta pişirilen patates. (british) kumpir. Fırında patates.

Barbour jacket : Su geç irmez ve yeşil cilalı bir ingiliz ceket markası. Barbour ceket.

Cylinder jacket : Silindir gömleği. Silindir ceketi.

Book jacket : Gömlek. Kitap gömleği. Ciltli ya da karton kapaklı kitaplarda, cildin ya da kapağın üzerine geçirilen koruyucu ve genel olarak ilgi çekici kağıt kap. Kitabın dışındaki kağıt kaplık. Kitap kılıfı. Kitap kabı. Kitabın kabı üzerine geçirilmiş, çoğu kez renkli, resimli olan ve okuyucunun ilgisini çekmeye yarayan kılıf.

 

Blue jacket : Bahriyeli. Denizci.

Cooling jacket : Soğutma gömleği. Soğutma suyu ceketi. Soğutma ceketi.

İngilizce Jackets Türkçe anlamı, Jackets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jackets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sport coat : (mahkum içerideyken) kız arkadaşının takıldığı tip. Spor ceket. Tokmakçı. (eşi veya sevgilisi uzakta iken) kadının birlikte olduğu tip. Erkek için spor ceket.

Coverings : Sığınak. Tabaka. Kapama. Örtü. Koruma. Kaplama.

Swallowtail : Kırlangıçkuyruk. Tırtıl evresinde çeşitli tarım bitkilerine, özellikle turunçgillere büyük zararlar veren sarı kanatlı kelebek. Kuyruklu kelebek. Kırlangıç bayrak. Kırlangıç-kuyruk.

Slipcovers : Kılıf. Kanepe kılıfı. Koltuk kılıfı.

Crust : Arsızlık. Tabaka. Kuru ekmek. Yüzsüzlük. Ekmek kabuğu. Kabukla kaplamak. Kabuk bağlamak. Bir sıvı ya da gaz yuvarlağını dıştan saran sert katman; yer'in kabuğu gibi.

Parcel : Hisselere ayırmak. Koli. Bohça. Parsel. Toplu miktar. Takım. Parsellemek. Ptt kolisi. Paket. Bölmek.

Windbreaker : Rüzgarlık (giysi olarak). Rüzgarlık. Rüzgar ve yağmura karşı dirençli ve genellikle kısa ve bazen de şapkalı olan bir ceketin marka adı. Rüzgar kırıcı.

Cardigan : Örgü ceket. Örme yün ceket. Yün ceket. Hırka. Galler'de yerleşim yeri.

Lumberjack : Ormanda ağaç kesen kimse. Ağaç kesen kimse. Oduncu.

Windcheater : Parka. Anorak.

Jackets synonyms : bomber jacket, shell jacket, sacque, single breasted jacket, double breasted jacket, dressing sacque, norfolk jacket, hug me tight, sport jacket, lumber jacket, dressing sack, bush jacket, mao jacket, pea jacket, cutaway, holders, cape, eton jacket, covering, bundle, aggregation, dolman jacket, sack coat, catchall, sack, hulling, carapaces, banian, holder, jerkin, basin, cortexes, binder.

 

Jackets zıt anlamlı kelimeler, Jackets kelime anlamı

Uncover : Su yüzüne çıkarmak. Meydana çıkarmak. Açmak (örtü, kapak vb). Örtüsünü kaldırmak. Örtüsünü ya da kapağını açmak. Ortaya çıkarmak. Örtüsünü açmak. Şapka çıkarmak. Deşifre etmek. Ortaya çıkmasını sağlamak.

Undress : Soyunmak. Elbiselerini çıkarmak. Gündelik elbise. Üniforma. Soymak. Dökülüp saçılmak. Giysilerini çıkarmak. Ev elbisesi. Sargısını açmak.