Crust türkçesi Crust nedir

  • Tortu.
  • Dış tabaka.
  • Kabuklanmak.
  • Yüzsüzlük.
  • Kabuk bağlamak.
  • Kabuk.
  • Bir sıvı ya da gaz yuvarlağını dıştan saran sert katman; yer'in kabuğu gibi.
  • Buz tutmak.
  • Kabukla kaplamak.
  • Uzay alanında kullanılır.
  • Kuru ekmek.
  • Ekmek kabuğu.
  • Arsızlık.
  • Tabaka.

Crust ile ilgili cümleler

English: Jale doesn't make pie crust. She usually buys it pre-made.
Turkish: Jale pasta hamuru yapmaz, o genellikle hazır-yapılmış alır.

English: This pizza has a thin crust.
Turkish: Bu pizzanın ince bir kabuğu var.

English: Sodium is one of the most abundant elements in the Earth's crust.
Turkish: Sodyum yer kabuğundaki en bol elementlerden biridir.

Crust ingilizcede ne demek, Crust nerede nasıl kullanılır?

Crust of the earth : Yerkabuğu.

Crust over : Kabuklanmak.

Crust round the eyes : Çapak.

Bread crust : Bir ekmek somununu kaplayan sert kabuk. Ekmeğin çıtır çıtır olan dış kısmı. Ekmek kabuğu.

Congealed crust : Lav akıntısı yüzeyinde oluşan kabuk. Kabuklanma. Bir lav akıntısı ya da bir lav gölü yüzeyinin katılaşması.

Crustacea : Krustaseler. Eklembacaklı kabuklular.

Form a crust : Kabuk bağlamak.

Upper crust : Yüksek sosyete. Kaymak tabaka. Üst tabaka.

Crustacean : Kabuklu. Kabuklular ile ilgili. Kabuklu hayvan. Kabuklu deniz canlısı. Kabuklular. Kabuklu deniz hayvanı. Kabuklu (hayvan). Kabuklulardan.

 

Crustaceous : Kabuklu.

İngilizce Crust Türkçe anlamı, Crust eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crust ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Froze : Kıkırdamak. Buz kesilmek. Buzlanmak. Don tutmak. Dondurucu olmak. Çok üşümek. Dondurmak. Çivi kesmek. Donakalmak.

Brashness : Acelecilik. Cesaretlilik. Şatafat. Küstahlık. Düşüncesizlik. Saldırganlık. Agresiflik.

Sima : Sima. Silis (si) ve magnezyum (mg) karışığı. yerkabuğunun içinde ya da katındaki büyük derinlikte bulunduğu düşünülen bazik, yoğun kayaçlar ve magmalar.

Impertinence : Edepsizlik. Münasebetsizlik. Laubalilik. Şımarıklık. Terbiyesizlik. Saygısızlık. Sululuk. Münasebetsiz iddiaların ileri sürülmesi. Küstahlık. Densizlik.

Airglow : Gece boyunca gökyüzünde gördüğümüz donuk ışık; gece aydınlığı. Gök aydınlığı.

Horst : Bir erkek adı (almanca). Horst.

Hulling : Zarf. Çerez kabuğu. Kabuk (ceviz veya fıstık veya bezelye vb). Geminin teknesini vurmak. Türlü işlerde kullanılan ağaçtan uzun ve geniş kap. Kabuğunu ayıklamak (içini çıkarmak için ceviz veya fıstık veya bezelye vb'nin). Gövde. Kabuğunu çıkarmak. Tekne.

Cortes : Zar. Korteks.

Incrust : Kaplamak. Kaplanmak.

Absolute orbit : Salt yörünge. İki cisimden her birinin kütle merkezine göre çizdiği yörünge.

Crust synonyms : crustal plate, earth's crust, asthenosphere, category, scabs, coat, hull, draff, ice up, incrusts, deposits, rudeness, gall, brass, crusta, absorption line, beds, collection, acceleration due to gravity, brassing, cicatrise, barque, encroaching vigor, lithosphere, albedo, absolute value, freeze, crusts, carapaces, grounds, audacity, altair, flippancy.

 

Crust zıt anlamlı kelimeler, Crust kelime anlamı

Courtesy : Dizleri bükerek yapılan selamlama hareketi. Kibarlık. Nezaket. Hürmet. İncelik. Teveccüh. İltifat. Kadınlara özgü dizleri bükerek öne doğru eğilip selam verme hareketi. Nezaketen parasız verilen şey. Sarayda görgü kuralları.

Crust ingilizce tanımı, definition of Crust

Crust kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To incrust. The hard exterior surface or outer shell. To cover or line with an incrustation. To become incrusted. The hard external coat or covering of anything. To gather or contract into a hard crust. An incrustation. To cover with a crust. As, a crust of snow.