Jews türkçesi Jews nedir
- Museviler.
- Abraham'ın soyundan gelen sami halkı için kullanılan genel ad.
- Yahudiler.
Jews ile ilgili cümleler
English: Many Jews were expelled by the Germans.
Turkish: Birçok Yahudi Almanlar tarafından sınırdışı edildi.
English: The wicked Haman tried to wipe out all of the Jews in the kingdom of Persia.
Turkish: Kötü Haman Pers krallığındaki Yahudilerin hepsini silip yok etmeye çalıştı.
English: There were Jews in Arab countries before the partition of Palestine.
Turkish: Arap ülkelerinde Filistin'in bölünmesinden önce Yahudiler vardı.
English: When were Jews first sent to the concentration camps?
Turkish: Yahudiler toplama kamplarına ilk ne zaman gönderilmişlerdi?
English: In fact, the Jews today have a very small population.
Turkish: Aslında, Yahudiler bugün çok küçük bir nüfusa sahiptir.
Jews ingilizcede ne demek, Jews nerede nasıl kullanılır?
Ashkenazi jews : Aşkenaz.
The early days of the jews : Joseph ben mattityahu tarafından yazılan tarihsel rivayet (flavius josephus). Yahudiler'in ilk çağları.
Jew baiter : Yahudi aleyhtarı. Yahudilere sıkıntı veren ya da taciz eden kimse. Yahudi düşmanı.
Jew baiting : Aktif yahudi düşmanı. Yahudi halkıyla alay eden. Yahudi aleyhtarı.
Jew fish : Sarı hani. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, hanigiller (serranidae) familyasından, 25 cm kadar uzunlukta, akdeniz'de yaşayan bir tür. orfoz balığı.
Becoming a jew : Museviliğe geçme. Musevi olma. Musevi yaşam tarzını benimseyiş. Yahudiliğe geçme. Yahudi yaşam tarzını benimseyiş. Yahudilik dinini kabul etme. Yahudi olma. Musevilik dinini kabul etme.
Become a jew : Museviliğe geçmek. Musevilik dinine girmek. Yahudi olmak yahudiliğe geçmek. Yahudilik dinine girmek. Musevi olmak.
The errant jew : Avare yahudi. Başıboş yahudi. Sık sık yer değiştiren israil halkı için kullanılan lakab.
Observant jew : Yahudi hukukuna uyan kimse. Geleneksel yahudi.
Messianic jew : Mesih yahudiliği yandaşı. Yahudiliğin hz. isa'nın gelişinin eski ahit peygamberleri tarafından önceden haber verildiğini ve hz. isa'nın yahudi mesihi olduğunu iddaa eden alışılmışın dışında bir kolunun yandaşı.
İngilizce Jews Türkçe anlamı, Jews eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jews ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Jewry : Yahudi mahallesi. Getto. Musevi halk. Yahudi halk. Musevi halkı. Yahudi alemi.
Judaism : Musevilik. Yahudi dini. Yahudilik. İ.ö. xv. yüzyılda yaşadığı sanılan musa peygamber tarafından düzenlenmiş olan din. Musevi dini. Musevi alemi. Musevi olma.
The jewish nation : Museviliğe inananlar. İsrail'in çocukları. Yahudi ulusu.
Instrument : Araç. Bilgisayar, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Saz. Aygıt. Gereç. Belgit. Doküman. Bir toplumun üyesi olan bireyin, amacını gerçekleştirmek için kullandığı doğal ya da yapay nesne. bk. halk sanatı, sanat. krş. kültür, halk kültürü. İzleç. Belli fiziksel ya da kimyasal özellik değişimlerini ölçmeye yarayan, yalın ya da karmaşık ölçüm gereci. örn. sıcaklıkölçer, ph-ölçer.
Jews synonyms : jew's harp, musical instrument, mouth bow.

Bu kısımda Jews kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jews ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jews anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jews ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.