Joining cement türkçesi Joining cement nedir

  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Filmin yapıştırılmasında kullanılan sıvı yapıştırıcı.
  • Zamk.

Joining cement ingilizcede ne demek, Joining cement nerede nasıl kullanılır?

Joining : Oynak yeri. İltihak. Ek. Film, mıknatıslı kuşak, mıknatıslı görüntü kuşağı gibi çeşitli gerecin zamk ya da yapıştırıcı kuşak (seloteyp) yardımıyla eklenmesi işi. Birleştirme. Yapıştırma. Kaynama. Kurma. Birleşme. Bağlama.

Cement : Pekiştirmek. Birleştirmek. Çimento ile sıvamak. Tüm dişlerin kök kısmıyla kimi dişlerin boyun kısmında, yapısı biraz değişikliğe uğramış kemik dokudan oluşan, damardan yoksun, % 55 organik ve % 45 inorganik madde içeren ve mina katmanını örten tabaka. dişin kökünü saran ve destek sağlayan kemik benzeri, sementoblastlar tarafından üretilen kemiksi doku, sementum. dişin onarımında kullanılan dolgu materyalleri. Yapıştırmak. Betonlamak. Güçlendirmek. Çimento. Zamk. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Joining formation : Bir uçağın belirli bir düzen içinde karşılıklı uçuşa katılması (mücadele veya hava gösterisi performansı için).

Joining piece : Bağlama parçası. Ek parçası.

Joining the majority : En büyük gruba katıldı. Çoğunluğa katılmak. Çoğunluk tarafında yer aldı.

 

Joinings : İzafe. Ekleme. İltihak. Yapıştırma. Birleştirme. Kaynama. Kurma. Birleşme. Oynak yeri. İştirak.

İngilizce Joining cement Türkçe anlamı, Joining cement eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Joining cement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tackier : Yırtık pırtık. Pejmürde. Yapışkan. Boktan. Islak (boya). Dökülmüş (saç). Tutkal. Yapış yapış.

Mucilages : Zamklı. Müsilaj. Yapışkan sıvı.

Tackiest : Yapış yapış. Tutkal. Dökülmüş (saç). Boktan. Pejmürde. Yırtık pırtık. Yapışkan. Islak (boya).

Mucilage : Müsilaj. Yapışkan sıvı. Zamklı.

Adhesive : Yapışkan. Değişik bir özdeğe, fiziksel kuvvetlerle tutunup kalabilme özelliğinde olan. Değişik bir özdeğe, fiziksel kuvvetlerle tutunup kalabilen ya da bu özelliği ile iki ayrı özdeği birbirine tutturabilen özdek. Bağlı. Adhezif. Bant. Bulaşkan. Sadık. Yapıştırıcı. Özdekleri, gereçleri birbirine kimyasal ya da fiziksel olarak bağlayan ya da yapıştıran herhangi bir özdek.

Adhesives : Yapışkanlar. Tutkal. Yapıştırıcı.

Gum : Kimyasal olarak polisakkarit yapısında, bitkilerden elde edilen koyu kıvamında yapışkan maddelerdir. Reçine. Yapıştırmak. Reçine (çam reçinesinden başka herhangi bir). Çapak. Kauçuk. Çiklet. Yapışkan olmak. Dişeti.

Film cement : Film yapıştırıcısı.

Tacky : Boktan. Dökülmüş (saç). Üçüncü sınıf. Tutkal. Yapış yapış. Islak (boya). Pejmürde. Yırtık pırtık. Adi.

Joining cement synonyms : splicing cement, glue, cement.