Joying türkçesi Joying nedir

  • Neşe duyma.

Joying ile ilgili cümleler

English: Ali is enjoying this.
Turkish: Ali bunun tadını çıkarıyor.

English: Ali and Mary seem to be enjoying themselves.
Turkish: Ali ve Mary birbirlerinden zevk alıyorlar gibi görünüyor.

English: Ali and Mary are enjoying a walk along the pilgrims' trail in France.
Turkish: Ali ve Meryem Fransa'daki hac yolu yürüyüşünün keyfini çıkarıyor.

English: Ali is obviously enjoying himself.
Turkish: Ali açıkçası eğleniyor.

English: Ali certainly appeared to be enjoying himself.
Turkish: Ali kesinlikle eğleniyor gibi görünüyordu.

Joying ingilizcede ne demek, Joying nerede nasıl kullanılır?

Enjoying : Beğenmek. Tadına varmak. Sahip olmak. Zevk almak. Hoşlanma. Haz almak. Yararlanmak. Sevmek. Tadını çıkarmak. Hoşlanmak.

Overjoying : Çok memnun kalmak. Aşırı sevinmek. Çok mutlu olmak.

Joy of life : Yaşama sevinci. Hayat neşesi. Yaşam sevinci.

Joy of living : Yaşama sevinci. Yaşam sevinci.

Joy of victory : Birinin kazanmanın ardından hissettiği memnuniyet duygusu. Galibiyet mutluluğu. Zafer sevinci.

Kill joy : Keyif bozan kimse. Başkalarının neşesini bozan kimse.

Joy stick : Denetim kolu. Oyun çubuğu. Joystick. Çük (argo sözcük). Penis. Kumanda kolu (uçak). Kumanda.

Fills his heart with joy : Onu son derece mutlu yapan. Kalbini sevinçle dolduran.

 

Entranced with joy : Zevkten kendinden geçmiş.

Jumping for joy : Mutluluktan yukarı ve aşağı zıplama. Sevinçten zıplama.

İngilizce Joying Türkçe anlamı, Joying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Joying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Balloting : Oylama yapmak. Oy verme. Oylama yapma. Kura çekmek. Oy vermek.

Casting vote : Sonucu belirleyen oy. Belirleyici oy. Etkin oy. Karar oyu. Başkanın oyu.

Selection : Ayırma. Sürüde üstün verim yeteneğine sahip olan fertlerin seçilip damızlık olarak kullanılması ve düşük verimlilere üreme imkanı verilmemesi. Seçme. Ayıklama. Seçim. Seçenek. Seçilim. İktisadi karar biriminin kısıt altında yaptığı tercih. Seçme şey. Bireylerin ya da kümelerin doğal olarak işbölümü yapması. 2-canlı varlıklarda ortamın koşullarına en iyi uyan bireylerin ya da türlerin yaşamalarını sürdürüp uymayanların ise yok olması.

Sign up : Kayıt olmak. Yazılmak. Kaydol. Kayıt. Kayıt açmak. Üye ol. Kaydet. Hesap yaratmak. Sözleşme imzalamak. Askere yazılmak.

Vote : İlan etmek. Oy. Oy vermek. Oy kullanmak. Rey. Rey vermek. Oylayarak kararlaştırmak. Önermek. Oylamak. Bildirmek.

Penetrate : İşlemek. Girmek. İçine işlemek. Sokulmak. Delmek. İçyüzünü anlamak. İyice anlamak. Anlamak. Yarmak. Çözmek.

Block vote : Toplu oy. Blok oy.

Ballot : Gizli oylama. Oylama yapmak. Oy pusulası. Kura kağıdı. Oy vermek. Kura çekmek. Oylama.

Affiliate : Birleştirmek. Yakınlaşmak. Tanımak. Evlat edinmek. Katmak. Üye olarak almak. Birleşmek. Üyeliğe kabul etmek. Bağlamak. Üye olmak.

 

Veto : Bir yetkilinin bir öneriye ya da bir olaya karşı olduğunu bildirmesi, onu yadsıması. Veto hakkı. Veto etmek. Veto. Red. Olmazlama. Reddetmek. Yasak. Ret.

Joying synonyms : multiple voting, band oneself, fall in, get together, split ticket, straight ticket, organize, organise, secret ballot, pick, choice, league together, unite, unionise, infiltrate, option, unify, write in, unionize, rejoin.

Joying zıt anlamlı kelimeler, Joying kelime anlamı

Divide : Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Dağıtmak. Kesmek. Bölüştürmek. Bozuşmak. Ayrılmak. Bölmek. İkiye ayırmak. Paylaşmak. Bölme.

Split ticket : Çok partili oy pusulası. Birleşik oy pusulası.

Straight ticket : Bir partinin ilan ettiği tüm adaylara oy verme.