Jumpingly türkçesi Jumpingly nedir

  • Atlayarak.
  • Sıçrayarak.

Jumpingly ingilizcede ne demek, Jumpingly nerede nasıl kullanılır?

Jumping about : Hoplayıp zıplamak. Aşağı ve yukarı sıçramak. Hareketli bir şekilde etrafta dolaşmak.

Jumping event : Atlama. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma ya da belli bir yükseklikten aşırma. bu yolla en uzağa atlamak ya da en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.

Jumping events : Atlama yarışmaları. Atlamalar. Atletizmin yüksek, uzun, üç adım, sırıkla atlama dallarına verilen ortak ad.

Jumping for joy : Mutluluktan yukarı ve aşağı zıplama. Sevinçten zıplama.

Jumping genes : Zıplayan gen. Sıçrayan genler. Orijinal olarak bulunduğu yerleri terk edip başka bir gen bölgesine giren gen veya genler, hareketli genetik elementler, transpozon.

Jumping off place : Dünyanın öbür ucu. Başlangıç yeri. Başlama noktası.

Jumping jack : Zıplayan jack. Bir ip çekerek hareket ettirilen ve zıplatılan birleştirilmiş figürden oluşan oyuncak. Egzersizde bir zıplama hareketi. İple oynatılan oyuncak. Sıçrayan kukla oyuncağı. Bir tür havai fişek.

Can i go bungee jumping there : Orada bungee jumping yapabilir miyim.

Jumping rope : İp atlama.

Pardon me for jumping in : Pmfjı (internet sohbet jargonu). Araya girdiğim için beni bağışlayın.

 

İngilizce Jumpingly Türkçe anlamı, Jumpingly eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jumpingly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Header : Bağlantı. Üstbilgi. Başlık. Kafa vuruşu. Üstlük. Balıklama dalış. Bağ. Başlıkçı. Başak kesme makinesi.

Vault : Mezar. Sırıkla atlamak. Vücudun, sıçrama gücü ile bulunduğu dayanak yüzeyinden koparak ayrı bir düzeye konması. Üzerinden atlamak. Dolap. Yeraltı mezarı. Sıçrama. Atlamak. Mahzen. Engel atlamak.

Saltation : Vurma. Fırlama. Sıçrama. Katı madde taneciklerinin sıçrayarak hareket etmesi. Saltasyon. Ani değişiklik. Zıplama. Değişinim. Mutasyon. Ani hareket.

Long jump : Atletizm, jimnastik alanlarında kullanılır. Uzun atlama. Gelişme koşusundan hız alarak bacaklara verilen sıçrama gücü ile vücudu yerden kesip amaçlanan uzaklığa kondurma. bu yolla en uzağa atlamak için yarışılan atletizm dalı. Vücudun, bacakların sıçrama gücü ile yerden kesilerek alabildiğince uzağa konması. (atletizmde belli kurallarla uygulanır).

Leaping : Sıçramak. Atlama. Atlamak. Atılma. Zıplama. Sekme. Sekmek. Üzerinden atlama. Atılmak. Hoplama.

Spring : Hareketli köprüye sahip gitarlarda, esnekliğiyle köprünün iki yönlü hareket ettirilmesini sağlamak amacıyla köprü yuvası içerisine yerleştirilen ve sayısı köprü sertliği ile doğru orantılı, bir ucu pençeye diğeri bloğa tutturulmuş metal nesne. Sustalı. İlkbahar. Memba. Yeraltı sularının kendiliğinden yeryüzüne çıktığı yer. Ekseni çevresinde döndürülüp sıkıştırıldıktan sonra eski durumuna gelirken bir iş, bir devinim sağlayan çelik yay. Yaylı. Esnek. Bükmek. Kaynak.

 

Splashily : Şarıltı sesiyle. Göz alıcı bir şekilde. Sıvı serpintileriyle. Sıçratma sesiyle. Sıçratılarak. Gösterişli bir şekilde.

Jump : Atlama. Havada takla. Üçüncü sıçrama. Eğlenceli olmak. Tullanmak. Fırlamak. Hoplamak. Sıçramak. Sıçratmak. Yerinden sıçramak.

Track and field : Atletizm yarışmalarına ait. Atletizm.

Bounce : Zıplatmak. Zıplamak. Kovmak. Girivermek. Fırlamak. Sıçramak. Karşılıksız çıkmak (çek). İşten çıkarmak. Sektirmek. Geri dönme.

Jumpingly synonyms : jumping up and down, high jump, capriole, broad jump, bound, leap, bouncingly, propulsion, hop, actuation, hurdle.

Jumpingly zıt anlamlı kelimeler, Jumpingly kelime anlamı

Finish : Tamamlamak. Sonuçlandırmak. Noktalamak. Yıkmak. Mahvetmek. Varış. Son vermek. Sonuçlanmak. Bitmek. Rötuş yapmak.