Junky türkçesi Junky nedir
- Uyuşturucu müptelası.
- Uyuşturucu kullanan kimse.
- (resmi olmayan) uyuşturucu bağımlısı.
- Hayran.
- Bağımlı olan veya bir şey için can atan kimse.
- Bkz.junkie.
Junky ile ilgili cümleler
English: My old car is now in the junkyard.
Turkish: Eski arabam şimdi hurdalıkta.
English: The Web is a big junkyard.
Turkish: Web kocaman bir hurdalıktır.
Junky ingilizcede ne demek, Junky nerede nasıl kullanılır?
Junkyard : Hurdalık. Hurda deposu. Araba hurdalığı. Hurda depolanan ve satılan yer. Araba mezarlığı.
Junkyards : Hurda depolanan ve satılan yer. Hurdalık. Hurda deposu.
Junk bond : Mali durumu istikrarsız olan bir şirket tarafından ihraç edilmiş bonolar. Şirketin mali gücü borcun ana para ve faizini karşılamaya yeterli olmaması nedeniyle geri ödenmesi yüksek risk taşıyan ve dolayısıyla yüksek faizle çıkartılabilen garantisiz bir tahvil türü. krş. güvencesiz tahvil. Çürük tahvil. Finansal durumu istikrarsız olan şirket tarafından çıkarılan finansal yükümlülükler senetleri.
Junk bonds : Iskarta tahviller. Finansal durumu istikrarsız olan şirket tarafından çıkarılan finansal yükümlülükler senetleri. Mali durumu istikrarsız olan bir şirket tarafından ihraç edilmiş bonolar.
Junk bottle : Kalın koyu renkli camdan yapılan ağır şişe.
Junk store : Hurda deposu.
Heap of junk : Külüstür. Hurda yığını.
Junk food : Aburcubur. Sağlıksız yiyecek. Abur cubur. Besin değeri az olan yiyecek. Besin değeri düşük gıdalar.
Junk mail : Çöp posta. Önemsiz posta. Talep edilmemiş posta (genellikle reklam içerikli). Reklam olarak gelen posta. İstenmeyen posta.
Junk shop : Eskici dükkanı. Hurda mağazası. Eski eşya dükkanı.
İngilizce Junky Türkçe anlamı, Junky eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Junky ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Stoners : Otçu. Taş ayrıcı.
Fan : Üfleç. Pervane (gemi). Kirli havayı dışarı emen ya da temiz hava veren aygıt. Tahıl savurmak. Hiçbir sanat kaygısı beslemeksizin sinemaya yalnız yıldızlar açısından bağlı olan ve bu açıdan sinemaya tutkunluk derecesinde düşkün olan kimse. Hasta. Pervane. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yaba. Yelvuran.
Nut : Fındıksı meyve. Cıvata somunu. Ceviz. Sert kabuklu yemiş. Genellikle plastik, kemik, fildişi gibi sert maddelerden yapılarak telli çalgılarda telleri tutması amacıyla klavye ve kafa arasına yerleştirilen eşik. Kab. Taşak. Üşütük. Kabuklu yemiş.
Ecstatics : Esrik. Sermest. Vecde gelmiş. Kendinden geçmiş. Mest olmuş. Çok mutlu. Kendinden geçirici. Sevinç dolu. Mutlu edici.
Enthusiasts : İstekli kimse. Ateşli taraftar. Coşkun kimse.
Cocaine addict : Kokain müptelası. Kokain kullanmaya karşı konulamaz bir ihtiyaç hisseden kimse. Kokain bağımlısı.
Admirers : Beğenen. Takdir eden. Aşık. Takdir eden kişi.
Addict : Bağımlısı olmak. Bağımlılık yapmak. Tiryaki olmak. Alışmak. Tiryaki. Alıştırmak. Meraklı. Müptela. Düşkün. Bağımlı.
Enamored : Gönül vermiş. Vurgun. Düşkün. Abayı yakmış. Meftun. Aşık. Tutulmuş.
Partizan : Partici. Yandaş. Taraftarlık. Fırkacı. Gerilla. Taraftar. Taraflı. Çeteci. Tarafgir.
Junky synonyms : heroin addict, binger, crack addict, withdrawer, opium taker, gym rat, partisan, opium addict, aficionado, admiring, devotees, booster, ecstatic, stoner, freak, junkie, enamoured, devotee, ecstatical, admirer, drug addict, enthusiast, boosters.

Bu kısımda Junky kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Junky ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Junky anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Junky ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.