Junk bond türkçesi Junk bond nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Çürük tahvil.
  • Mali durumu istikrarsız olan bir şirket tarafından ihraç edilmiş bonolar.
  • Finansal durumu istikrarsız olan şirket tarafından çıkarılan finansal yükümlülükler senetleri.
  • Şirketin mali gücü borcun ana para ve faizini karşılamaya yeterli olmaması nedeniyle geri ödenmesi yüksek risk taşıyan ve dolayısıyla yüksek faizle çıkartılabilen garantisiz bir tahvil türü. krş. güvencesiz tahvil.

Junk bond ingilizcede ne demek, Junk bond nerede nasıl kullanılır?

Junk : Atmak. Süprüntü. Çinli'lere özgü altı düz yelkenli gemi. Hurdaya ayırmak. Çöpe atmak. Kalitesiz. Hurdaya çıkarmak. Döküntü eşya. Eskici.

Bond : Yazılı anlaşma ya da söz. Bağ. Atom ya da yükünlerin, bağımsız moleküller oluşturmasını sağlayan kuvvetlerden doğan etkileşim türü. (durgun elektriksel etkileşimlerin oluşturduğu yükünsel bağ, elektron ortaklaşmasından doğan ortaklaşma bağı gibi türleri vardır.). Tutturmak. Hoşlanma. Birleştirmek. Birbirine yapışma. Bir özdecik oluşumunda iki öğeciğin kimi dış eksiciklerinin ortaklaşa kullanımı ile ya da eksicik alışverişi ile sağlanan bağlanım. Kimi gümrük işlemlerinde, bir şeyin yapılması ya da yapılmaması için, ilgili kişiden, biçimine uygun olarak gümrükçe alınan belge. Yüklenmelik.

 

Junk bonds : Mali durumu istikrarsız olan bir şirket tarafından ihraç edilmiş bonolar. Iskarta tahviller. Finansal durumu istikrarsız olan şirket tarafından çıkarılan finansal yükümlülükler senetleri.

Junk bottle : Kalın koyu renkli camdan yapılan ağır şişe.

Junk dealer : Eskici. Hurdacı.

Junk food : Aburcubur. Besin değeri düşük gıdalar. Abur cubur. Sağlıksız yiyecek. Besin değeri az olan yiyecek.

İngilizce Junk bond Türkçe anlamı, Junk bond eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Junk bond ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Junk bond synonyms : abnormal budget expenditures, a group shares, abolition of forced labour convention, a shift in supply, ability rent, ability to pay approach.