Küstürmek nedir, Küstürmek ne demek

  • Küsmesine yol açmak

"Küstürmek" ile ilgili cümleler

  • "Eski dostlarının bazılarını küstürdüğü için onlar bu gazete işine sıcak bakmadılar." - H. Topuz

Küstürmek kısaca anlamı, tanımı:

Açmak : Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Engeli kaldırmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yarmak. Bir konu ile ilgili konuşmak. Yakışmak, güzel göstermek. Geçit sağlamak. Ferahlık vermek. Beğenmek. Alanını genişletmek. Savaşla almak, fethetmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Rengin koyuluğunu azaltmak. Görünür duruma getirmek. Alışverişi başlatmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Yapmak, düzenlemek.

Yol : Kez, defa. Gaye, uğur, maksat. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Gidiş çabukluğu, hız. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Hile, tuzak. Kumaşta bulunan çizgi. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Yolculuk.

 

Diğer dillerde Küstürmek anlamı nedir?

İngilizce'de Küstürmek ne demek? : v. offend, hurt, make angry, vex, dissatisfy, huff, miff

Fransızca'da Küstürmek : dépiter

Almanca'da Küstürmek : v. verknurren

Rusça'da Küstürmek : v. сердить, досаждать, досадить