Kak nedir, Kak ne demek

  • Elma, armut vb. meyvelerin kurutulmuşu.
  • Zayıf ve kuru (kimse)

"Kak" ile ilgili cümleler

  • "İki sipahinin yancıklarında biraz peksimet, biraz da dut kakı olduğu hâlde daha bir lokma yemiş değillerdi." - N. Atsız

Yerel Türkçe anlamı:

Meyve kurusu.

Bazen.

Elma, armut ve benzeri meyve kurusu.

Mısır unundan yapılmış olan bir çeşit tatlı.

Un, yağ, yumurta ile yapılmış olan yiyecek.

Armut hoşafı.

İncir reçeli.

Dilim, parça, diş.

Beceriksiz.

Suyu çıkarılacak eriklerin ya da salamura yapılacak zeytinlerin yarılmış durumu.

Armut turşusu.

Hoşaf.

El ya da ayak parmaklarının esnekliğini kaybetmiş, içeriye doğru kıvrık durumu : Parmağımın yarası iyileşti, fakat kak kaldı.

Olgunlaşmamış palamut kabukları.

Dağ ve kayalardaki oyuklarda bulunan su birikintisi.

Diğer sözlük anlamları:

Kadit, yani kurutulmuş et

Elma, armut, kayısı gibi meyvaların kurusu.

Kırlarda içine su biriken çukur

Kak anlamı, kısaca tanımı:

Elma : Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi veya tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi. Gülgillerden, çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç (Pirus malus).

Armut : Çok bön, çok aptal. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi. Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis).

 

Zayıf : Çok az. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Başarısızlığı gösteren not. Önemli, güvenilir olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan.

Ve : İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.

Kuru : Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Etkisi ve sonucu olmayan. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Canlılığını yitirmiş (bitki). Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun. Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem.

Kak sonra : En sonra

Kak yimek : Ayıp etmek.

Diğer dillerde Kak anlamı nedir?

İngilizce'de Kak ne demek? : [Kak] v. defecate, have a bowel movement (vulgar)

v. push, inlay, beetle