Pear türkçesi Pear nedir

  • Armut.
  • Kertme.
  • Armut ağacı.
  • Kamboçya ve tayland'da yaşayan etnik bir grup.
  • Çong.
  • Por.

Pear ile ilgili cümleler

English: This is the best tasting pear I've ever eaten.
Turkish: Bu şimdiye kadar yediğim en lezzetli armut.

English: Is this pear green?
Turkish: Bu armut yeşil mi?

English: I am pruning the pear trees.
Turkish: Armut ağaçlarını buduyorum.

English: This pear is better than yours.
Turkish: Bu armut, seninkinden iyidir.

English: The pear tree in the garden bears a lot of fruit.
Turkish: Bahçedeki armut ağacı çok meyve verir.

Pear ingilizcede ne demek, Pear nerede nasıl kullanılır?

Pear shaped : Armut biçimli. Armut şeklinde.

Pear slug : Kiraz sülüğü. Kurtçuk çağında, kiraz, armut, elma, ayva, erik, kayısı yeşil dokularıyle beslenerek yaprak dökülmelerine yol açan, küçük, esmer zarkanatlı.

Pear tree : Armut ağacı.

Alligator pear : Defnegiller (lauraceae) familyasından, 20 m kadar boylanabilen, mor renkli ve armut şeklinde, eriksi meyveleri olan bir tür. Perse ağacı. Avokado. Avakado. Perse ağacının meyvesi.

Avocado pear : Defnegiller (lauraceae) familyasından, 20 m kadar boylanabilen, mor renkli ve armut şeklinde, eriksi meyveleri olan bir tür. Perse ağacının meyvesi. Avokado.

Pearl fishery : İnci avlanan yer.

 

Pearl diving : İnci dalgıçlığı.

Pearl fisher : İnci avcısı.

Pearl : İnci avlamak. Merverit. Sedeflemek. İnci. Beş puntoluk harf. Piko. Bazı yassı solungaçlılarda (lamellibranchiata) kabuğun içine giren küçük bir kum tanesi gibi bir madde etrafında sedef birikmesi ile oluşan yapı. Top top olmak (ter). Mirvari.

Pearl ash : Potasyum karbonat.

İngilizce Pear Türkçe anlamı, Pear eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pear ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pome : Çekirdekli meyve. Elma. Çekirdekli meyve (elma armut vb).

Fruit tree : Meyve ağacı.

False fruit : Meyve oluşumuna karpellerin dışında, meyve sapı, reseptakulum, çiçek tüpü gibi yapıların katılmasıyla meydana gelen meyveler. örnek: elma. Yalancı meyve.

Pore : Konsantre olmak. İyice düşünmek. Güneş yüzeyinde görülen küçük, yuvarlak, kara lekelerden her biri. bunlardan kimi söner, kimi de gelişerek güneş lekelerini doğurur. Gözünü dikmek. Dalmak. Ağaç türüne göre büyüklüğü değişebilen, işlenmiş kereste üzerindeki küçük girintiler. İncelemek. Çekirdek kılıfı üzerinde sitoplazma ile nükleoplazma arasında ilişkiyi sağlayan, sekiz çevresel granül ile bir merkezi tıkaca sahip özelleşmiş delik yapısı; halkasal lamellerdeki benzer yapılar. böcek yumurtası kabuğunda solunuma yarayan delik şeklindeki yapı. 3.biyolojik yapılardaki, çeşitli görevleri olan farklı çaplardaki delikler. Dikkat kesilmek. Düşünüp taşınmak.

Pearlers : Pear.

Pearler : Pear.

Notching : Taraklama. Çentme. Çetelesini tutmak. Kertikleme. Dişleme. Uç kesme. Yuva açma. Çentmek. Çentiklemek. Diş diş yapmak.

 

Bartlett : New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. Bir soyadı. Kansas eyaletinde şehir. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri.

Pear synonyms : seckel pear, anjou, seckel, pyrus, pyrus communis, bartlett pear, edible fruit, genus pyrus, bosc, pears, pear tree.

Pear zıt anlamlı kelimeler, Pear kelime anlamı

Square : Dik tutmak. Para yedirmek. Beraberliği sağlamak (spor terimi). Karesini almak. Bir niceliğin, kendisiyle çarpılarak elde edilen ikinci kuvveti. Dördül. Alan. Meydan. Kare yapmak. Kare.

Thin : Seyrekleşmek. Sulu. Cıvık. Ayırmak. Zayıflamak. Seyrelmek. Seyrekleştirmek. Sudan. Zayıf.

Pear ingilizce tanımı, definition of Pear

Pear kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The fleshy pome, or fruit, of a rosaceous tree (Pyrus communis), cultivated in many varieties in temperate climates. Also, the tree which bears this fruit. [Bakınız: Pear family], below.