Pearl türkçesi Pearl nedir

  • İnci avlamak.
  • Sedef.
  • İllinois eyaletinde yerleşim yeri.
  • Merverit.
  • Mississippi eyaletinde şehir.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Beş puntoluk harf.
  • Sedeflemek.
  • İnci.
  • Bazı yassı solungaçlılarda (lamellibranchiata) kabuğun içine giren küçük bir kum tanesi gibi bir madde etrafında sedef birikmesi ile oluşan yapı.
  • Piko.
  • Top top olmak (ter).
  • Mirvari.

Pearl ile ilgili cümleler

English: Ali broke into Mary's house and stole her pearl necklace.
Turkish: Ali Mary'nin evine girdi ve onun inci kolyesini çaldı.

English: He wants to buy a pearl necklace for his wife.
Turkish: O, karısı için bir inci kolye satın almak istiyor.

English: Hoping to cheer up his wife, Moustapha bought her a beautiful pearl necklace.
Turkish: Karısını sevindirmek umuduyla, Mustafa ona güzel elmas bir gerdanlık aldı.

English: I gave my sister a pearl necklace on her birthday.
Turkish: Kız kardeşime doğum gününde bir inci gerdanlık verdim.

English: Ali says he doesn't know where Mary bought her pearl necklace.
Turkish: Ali Mary'nin inci kolyesini nereden satın aldığını bilmediğini söylüyor.

Pearl ingilizcede ne demek, Pearl nerede nasıl kullanılır?

Pearl ash : Potasyum karbonat.

Pearl barley : Öğütülmüş arpa. Frenk arpası. Arpa şehriyesi.

Pearl button : Sedef düğme.

 

Pearl diver : Bulaşıkçı. İnci avcısı.

Pearl diving : İnci dalgıçlığı.

Pearl fishing : İnci avı.

Mother of pearl disease : İnsanlarda deride kırmızı, yama tarzında pul görünümlü değişimlerle belirgin kronik deri hastalığı, psoryazis. Sedef hastalığı.

Cultured pearl : Kültive inci.

Pearl screen : İncili görüntülük. Üzerlerine düşen ışığı aynı yönde, yani gösterici yönünde büyük ölçüde yansıtma özelliği taşıyan, yansıtıcı yuvarlarla sıvalı görüntülük çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Pearl onion : Çok ufak arpacıksoğanı. Arpacık soğanı.

İngilizce Pearl Türkçe anlamı, Pearl eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pearl ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Cleveland : Georgia eyaletinde şehir. Grover cleveland (1837-1908). Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Teksas eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde şehir. Ohio'da (abd) bir şehir. Birleşik devletler'in 22'nci ve 24'üncü devlet başkanı (1885-89, 1893-97).

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Precious stone : Kıymetli taş. Değerli taş. Mücevher.

Acacia : Salkım ağacı. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Akasya. Mimoza.

 

Collins : İowa eyaletinde şehir. Georgia eyaletinde şehir. Missouri eyaletinde şehir. Missouri eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Bir soyadı. Georgia eyaletinde yerleşim yeri.

Columbus : Kentucky eyaletinde şehir. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Georgia eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde şehir. Christopher columbus (1451-1506). Montana eyaletinde yerleşim yeri. Ohio'nun (abd) başkenti.

Seed pearl : Küçük inci.

Pearl synonyms : picots, nacres, durant, forest, charlestons, charleston, grenada, a site, mother of pearl, abductor muscle, aardwolf, abramis zone, bone, a cells, abacus bodies, pearled, nacre, aardvarks, biloxi, foresting, corinth, motherofpearl, abiotic factor, pearling, a protein, a chromosome, jewel, abo blood groups system, aberdeen, white, greenwood, greenwoods, pearls.

Pearl zıt anlamlı kelimeler, Pearl kelime anlamı

Black : Kara. Pis. Kızgın. Kötü. Siyahi. Siyah giysi. Siyah. Siyaha boyamak. Siyahlatmak.

Spread : Kar oranı. Yayılış. Sıçramak. Sapma (balistik). Bölüştürmek. Uzanıp gitmek. Örtü. Fark. Kenara çekilmek. Açılmak.

Pearl ingilizce tanımı, definition of Pearl

Pearl kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A shelly concretion, usually rounded, and having a brilliant luster, with varying tints, found in the mantle, or between the mantle and shell, of certain bivalve mollusks, especially in the pearl oysters and river mussels, and sometimes in certain univalves. It is usually due to a secretion of shelly substance around some irritating foreign particle. Its substance is the same as nacre, or mother-of- pearl. Pearls which are round, or nearly round, and of fine luster, are highly esteemed as jewels, and compare in value with the precious stones. Made of pearls, or of mother-of-pearl. A fringe or border. Of or pertaining to pearl or pearls. To set or adorn with pearls, or with mother-of-pearl. Used also figuratively. To resemble pearl or pearls.