False fruit türkçesi False fruit nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Yalancı meyve.
  • Meyve oluşumuna karpellerin dışında, meyve sapı, reseptakulum, çiçek tüpü gibi yapıların katılmasıyla meydana gelen meyveler. örnek: elma.

False fruit ingilizcede ne demek, False fruit nerede nasıl kullanılır?

False : Yalancı. Hileli. Düzmece. Suni. Hatalı. Yalan. Yapma. Uydurma. Sahte. Yanlış.

Fruit : Meyve vermek. Ahbap. Meyve. Yemiş. Tohumlu bitkilerde döllenmeden sonra karpellerin gelişip olgunlaşması ile meydana gelen yapı. Tohum kapsülü. Semere. Kar. Yayar.

False acacia : Yalancı akasya. Salkım ağacı. Baklagiller (legüminosae) familyasından, 25 m kadar boylanabilen, yol kenarlarında süs bitkisi olarak kullanılan, beyaz çiçekli, çiçekleri kabızlığa karşı yatıştırıcı ve safra artıncı olarak kullanılan bir ağaç türü. beyaz salkım.

False accusation : İftira yazısı. Hatalı suç iddaası. Suç tasnii. Karalama. Yanlış suçlama.

False action : Haksız dava. Hiçbir dayanağı olmayan dava.

False affidavit : Gerçek olmayan yazılı beyan. Yanlış beyanname.

İngilizce False fruit Türkçe anlamı, False fruit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak False fruit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

 

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Acacia : Akasya sakızı. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Salkım ağacı. Mimoza.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.

 

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

False fruit synonyms : pseudocarp, abo blood groups system, abacus bodies, abiotic factor, a site, a protein, aardvark, aardvarks.