Karabulgar nedir, Karabulgar ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Küçük salkımlı bir cins üzüm.

Karabulgar anlamı, kısaca tanımı

Karabul : Antalya ili, Gündoğmuş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Salkımlı : Ağrı ili, Eleşkirt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Artvin ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Elâzığ ili, Çaybağı bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Hakkâri şehrinde, Yüksekova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Malatya kenti, Kale ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Salkım : Üzüm gibi, birçoğu bir sap üzerinde bir arada bulunan meyve. Topla atılan demir parçaları. Baklagillerden, salkım durumunda mor çiçekler açan ve çoğu asma gibi çardağa sarılan bir tür ağaç ve çiçeği (Wistaria sinensis). Ana saptan çıkan yan çiçekleri, sapları hep aynı uzunlukta olan çiçek durumu.

Salkı : Vergi. 1.Dolambaçlı, aykırı, biçimsiz (yol için). 2.Sürüncemeli, askıda kalmış (iş için). 3.Eğri, dengesiz. Gevşek, yumuşak. [Bakınız: salgun]. Düşük, sölpük, perişan, kendini salıvermiş.

 

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Salk : Üzüm ve benzerleri meyvelerin suyunu çıkarmaya yarayan araç.

Üzüm : Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Cins : Tür, çeşit. Soy, kök, asıl. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Garip, tuhaf.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Karabuğday otu zehirlenmesi anlamı nedir?

İngilizce'de Karabuğday otu zehirlenmesi ne demek ? : buckwheat poisoning