Karda nedir, Karda ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yayla : Hayvanları kardaya çıkardık.

Karda ile ilgili Cümleler

  • Çocuklar kardan adam yapmak için ilk kar yağışını bekliyorlardı.
  • Kardan mahsur kaldık.
  • Kardan dolayı hiçbir şey göremedim.
  • Kardan nefret ederim.
  • Araçlarını karda terk etmek zorunda kaldılar.
  • Onlar karda oynamayı seviyordu.
  • Kardan hoşlanmıyorum.
  • Karda bir ayının ayak izlerini gördüm.
  • Bir çok sürücü arabasını karda bıraktı.
  • “Karda yürüyüp izini belli etmemek, cümlesiyle tarif edilen bu sinsilik, hedefine asla varamayan adi bir hiledir.”
  • Ali sadece karda oturdu.
  • Kardan dolayı okul iptal edildi.
  • Yarın çok kar yağarsa bir kardan adam yapalım.
  • Kardan adam ertesi sabah tamamen eridi.

Karda ile ilgili Atasözü veya Deyim

karda yürüyüp (veya gezip) izini belli etmemek : kimsenin sezemeyeceği biçimde gizli iş çevirmek.

Karda anlamı, kısaca tanımı

İki kardaşlar : İki kardeş

Kardahalı : Budala.

Kardak : Dar, biçimsiz (elbise için). Pot, buruşukluk (dikişte). Büzük: Kardak dikiş. Eğri, bozuk: Kardak ağaç.

Kardaklanmak : Dantel ya da kumaş bir kenarı bol bir kenarı dar olduğundan kıvrım kıvrım durmak.

Kardalı : Potlu, büzgülü (dikilmiş şeyler için).

Kardan : Kar gibi, ak, beyaz, temiz, saf.

Kardaş : Kardeş.

Kardaş okuşmak : Birbirini kardeş saymak.

 

Kardaş okuşmuş : Birbirini kardeş sayan.

Kardaşkanı : Kırmızı ve beyaz çizgili ipek kumaş.

Kardaşlanmak : Ekin kökünden çatlamak.

Kardaşlaşmak : Birbirini kardeş saymak.

Kardaşlık tutunmak : İki kadın ya da kız mevlit okutarak ahret kardeşi olmak.

Kardan adam : Eğlenmek amacıyla insana benzetilerek yapılmış olan kardan heykel.

Kavim kardaş : Bütün akrabalar, tanıdıklar.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Yayla : Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası, plato. Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın hayat şartları güç olduğu için boş bırakılan, yazın havası iyi ve serin olan, hayvan otlatma veya dinlenme yeri.

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Diğer dillerde Karbürleştirme anlamı nedir?

İngilizce'de Karbürleştirme ne demek ? : carburization, carburizing