Yayla nedir, Yayla ne demek
Yayla; bir coğrafya terimidir.
- Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası, plato.
- Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın hayat şartları güç olduğu için boş bırakılan, yazın havası iyi ve serin olan, hayvan otlatma veya dinlenme yeri

"Yayla" ile ilgili cümle
- "Geceleri yaylalar ayaz olur, adamı üşütür." - M. Ş. Esendal
Yerel Türkçe anlamı:
At arabası.
Yala
Coğrafya'daki terim anlamı:
Genellikle yüksek koyaklarla derince yarılıp parçalanmış düz yüzeyler.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Taban yerlerdeki meralar otlatıldıktan sonra yalnız yaz aylarında otlatılan yüksek rakımlı meralar, yaz merası.
Yayla isminin anlamı, Yayla ne demek:
Kız ismi olarak; Deniz yüzeyinden yüksek, yaz mevsiminde oturulan serin ve yüksek yerler. Erkek ismi olarak; Deniz yüzeyinden yüksek, yaz mevsiminde oturulan serin ve yüksek yerler.
İngilizce'de Yayla ne demek? Yayla ingilizcesi nedir?:
table land, summer range
Fransızca'da Yayla ne demek?:
plateau
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Muğla şehrinde, Köyceğiz belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Denizli kenti, Buldan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Muğla ilinde, Yatağan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kütahya şehri, Altıntaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Düzce şehrinde, Konuralp nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun ilinde, Çayırkent bucağına bağlı bir yer. Bingöl ilinde, Yayla bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum kenti, Pasinler ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Muş ili, Varto ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İstanbul şehrinde, Kemerburgaz bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Yayla hakkında bilgiler
Yayla (plâto), yüksek yerlerdeki derin akarsu vadileriyle yarılmış yüksekte kalan düz arazi şeklidir. Yükseklikleri beş yüz metreden birkaç bin metreye kadar çıkabilir. Örneğin Türkiye'deki Erzurum-Kars yaylasının yüksekliği 2000 metre civarında (1800 m) olmasına rağmen Orta Asya'da bulunan Pamir Yaylasının yüksekliği 4000 m civarındadır.
Dünyada en geniş ve yüksek plato Tibet Platosu'dur. Dünyanın çatısı (roof of the world) olarak isimlendirilir. Tibet Platosu 2,5 milyon km karelik bir alanı kapsar (Fransa veya Teksas'ın dört kat büyüklüğündedir) ve deniz seviyesinden ortalama yüksekliği yaklaşık 16.400 ayak (feet) (5.000 mt) dir. Yükseklikleri 26.248 ayak(feet) (8.000 mt) den daha fazla olan 14 dağ ve yükseklikleri 22.967 ayak (feet) (7.000 mt) dan daha fazla olan yüzlerce dağ içermektedir. Yarlung Zangbo nehri plato içinde karşıdan karşıya akmakta ve Dünya'da en derin kanyon olan Yarlung Zangbo Grand Canyon unu kesmektedir. Plato jeolijik aktifitelerini günümüzde hala sürdürmekte ve her yıl ortalama olarak 0,04 inç (0,1 santimetre) yükseklik kazanmaktadır.
Yaylayı parçalayarak bir ağ gibi saran akarsu vadileri arasında kalan düz veya az eğimli yayla parçaları, vadilerin derinleşerek ve yayılarak genişlemesiyle daralır ve yayla dağlık-tepelik bir şekil alır.
Yaylaların meydana gelişleri değişik şekillerde olur. Bazı yaylalar, volkanlardan püsküren lavların meydana getirdiği tabakaların akarsular tarafından yarılmasıyla ortaya çıkar. Bu tip yaylalara Kuzey Amerika'da rastlanır. Diğer bir şekil ise aşınma neticesinde deniz seviyesine kadar alçalan düzlüklerin jeolojik hareketlerle tekrar yükselerek akarsular tarafından yarılmasıdır. Bazıları ise dağlar arasında meydana gelmiş olan geniş yatay düzlüklerin yine akarsu vadilerince yarılarak parçalanmasıyla ortaya çıkar.
Yayla ile ilgili Cümleler
- Fenomeni bilen cici kız, numeni de biliyor musun? Öyle yayla gezmekle olmaz o iş.
- Yaylan bakalım.
- Beyler buna trambolin derler. Yaylanıp sıçrayacaksınız. Yükseğe, daha yükseğe, en yükseğe.
- Mars güney yarım kürede oluşan yaylalar içeriyor.
- Duyarlı güzelimize ne oldu, dağlarda ovalarda, yaylalarda mutlu mu?
- Kızılderililer yaylarla ve oklarla savaştılar.
- Ali Mary'nin yaylanmasını istedi.
- Hayat bir yayla bağlı değildir ama o hâlâ bir hediyedir.
Yayla kısaca anlamı, tanımı:
Akarsu : Tek sıra elmastan gerdanlık. Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su.
Derin : Yoğun. Yüzeyden içeri inen. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan. Ayrıntılı. Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Dip. İçten gelen. Uzun süren.
Parça : Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Müzik eseri. Pasaj. Nesne. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz.
Düzlük : Deniz yüzeyine göre değişik yüksekliklerde olan az eğimli yer. Düz olma durumu. Geniş, düz yer.
Deniz : Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan.
Plato : Yayla. Dekorun kurulduğu yer.
Dağlık : Birçok dağın bulunduğu, dağlarla kaplı (bölge).
Yayla çayırı : Yaylalarda derin ve rutubetli toprağa sahip alanlarda gelişen doğal çayır.
Yayla çiçeği : Ölmez çiçek.
Yayla çorbası : Yoğurt, un, yumurta sarısı, yağ vb. maddelerle pişirilen çorba.
Yayla gülü : Ölmez çiçek.
Yayla havası : Yayla gibi yüksek yerlerin serin ve temiz havası.
Yayla kebabı : Tereyağı ile kızartılmış pide parçalarının üzerine yoğurt konup karabiber ve tuz ile yoğrulmuş ve şişte kızartılmış köftenin üzerine fırında pişirilmiş kuzu budu parçaları konarak hazırlanan bir kebap kebabı.
Yayla kekiği : Mercanköşk.
Yayla salatası : Yeşil salata.
Yayla yavşanı : Tüylü dalak otu.
Yaylacı : Yaz mevsimini yaylada geçiren kimse.
Yaylacılık : Koyun ve sığır sürülerinin yazın yaylaya çıkarılması işi. Yaylacı olma durumu.
Yayladağı : Hatay iline bağlı ilçelerden biri.
Yayladere : Bingöl iline bağlı ilçelerden biri.
Yaylak : Otlak.
Yaylamak : Yazın yaylada oturmak, yaylaya çıkmak.
Yaylandırma : Yaylandırmak işi.
Yaylandırmak : Yaylar aracılığıyla hareketliliğini sağlamak. Altında yay varmış gibi esnetmek.
Yaylanmak : Çekilip gitmek. Bacakları dizden esneterek yay üzerindeymiş gibi sallanmak. Yaylar üzerinde hareket etmek.
Alçak yaylak : Devamlı oturma bölgesinde, normal tahıl ziraatı yapılmış olan alanların bitişiğinde olan, genellikle deniz seviyesinden 900-1200 metre yükseklikteki yaylak.
Ön yaylak : Esas yaylaktan daha aşağıda bulunan, çıkarken veya inerken bir süre hayvan otlatılan ve bir miktar ot biçilip kurutulan yaylak.
Orta yaylak : Devamlı oturulan ve normal tahıl tarımı yapılmış olan bölge sınırının üstündeki, genellikle deniz seviyesinden 1200-1600 metre yükseklikteki yaylak.
Yüksek yaylak : Orman sınırının üzerinde, en az 1600 metre yükseklikte bulunan otlak.
Biçim : Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Biçme işi. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Tarz. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl.
Belirgin : Açık bir biçimde. Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih.
Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.
Yeryüzü : Yer kabuğu. Dünya.
Bölge : Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka.
Hayat : Balkon. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü. Yazgı. Sundurma. Avlu. Canlı, sağ olma durumu. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Yaşam. Geçim şartlarının bütünü. Meslek. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa.
Şart : Olması başka durumların gerçekleşmesini gerektiren şey, koşul. Temel kural belgesi.
Vadi : Çalışma alanı, tutulan yol, benimsenen tarz. İki dağ arasındaki çukurca arazi veya geçit, koyak.
Yayla başgulamı : Haremağalığında bir aşama. bk. haremağası.
Yayla bazaltları : Çoğunlukla birkaç, yüz metre kalınlıkta ve binlerce kilometre kare alanları örten lav akıntıları.
Yayla buzulu : Eksenucu iklimlerde ve yüksek yaylalarda görülen, örtü buzullarına göre ince, alanıyla daha küçük bir buzul türü. Alaska ve İskandinavya'da olduğu gibi buzkar ile örtülü yüksek bir yayladan, dik koyaklar içine doğru devinen kısa ve geniş buzullar.
Yaylaalan : Antalya ili, Manavgat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Yaylaaltı : Ardahan ilinde, Eminbey nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Yaylababa : Kütahya ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Yaylabağ : Ankara şehri, Gölbaşı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bingöl şehrinde, Yayladere belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Yaylabağı : Afyon ili, İhsaniye ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Yaylabalığı : Alabalık.
Yaylabasması : Yazdan küleklere basılmış, az tuzlu yağ.
Diğer dillerde Yayla anlamı nedir?
İngilizce'de Yayla ne demek? : n. plateau, platform, tableland, wold
n. Archer, Sagittarius
n. arc, arch, bow, coil, coil spring, release, spring; string
Fransızca'da Yayla : plateau [le]
Almanca'da Yayla : n. Ebene, Hochebene, Hochfläche, Plateau, Tafelland
Rusça'da Yayla : n. плоскогорье (N), плато (N)
adj. высокогорный

Bu kısımda Yayla nedir? Yayla ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yayla tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yayla hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.