Yaylanmak nedir, Yaylanmak ne demek
- Yaylar üzerinde hareket etmek.
- Bacakları dizden esneterek yay üzerindeymiş gibi sallanmak.
- Çekilip gitmek

"Yaylanmak" ile ilgili cümle örnekleri
- "Burası aile muhiti, ders çalışanlar var; haydi bakayım, yaylanın!" - E. Işınsu
- "Bu sefer Ömer, bacaklarının üstünde yaylanarak dövüşe hazır, cevap vermiş." - M. Ş. Esendal
Yaylanmak kısaca anlamı, tanımı:
Yaylanma : Yaylanmak işi.
Yayla : Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın hayat şartları güç olduğu için boş bırakılan, yazın havası iyi ve serin olan, hayvan otlatma veya dinlenme yeri. Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası, plato.
Hareket : Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Devinim. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Yola çıkma. Deprem. Davranış, tutum. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.
Bacak : Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak.
Sallanmak : Bağlı bulunduğu yerde gevşek duruma gelip yerinden oynamak, kımıldamak. Bir şey belli noktasından bir yere bağlı kalmak şartıyla, o noktanın iki tarafına aynı doğrultuda ve sürekli olarak gidip gelmek. Salıncak, hamak vb.nde kendini sallamak. Vaktini boş ve yararsız işlerle uğraşarak geçirmek, oyalanmak, savsaklanmak. Güçlü bir biçimde sarsılmak, titremek. Makamından veya bulunduğu durumdan uzaklaşmak, yerini bir başkasına bırakmak tehlikesiyle karşılaşmak.
Üzerinde : ... ile ilgili, üzerine. Üstünde.
Etmek : "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Kötülükte bulunmak. Bulmak, erişmek. Bir işi yapmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Eşit değer kazanmak. Demek, söylemek. Herhangi bir değerde olmak.
Gitmek : Yeter olmak, yetmek, yetişmek. Yürümek, yol almak. Satılmak. Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak. Bir şey zarar görmüş olmak. Sürmek, devam etmek. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak. Çıkmak, ulaşmak. Herhangi bir durumda olmak. Tüketilmek, harcanmak. Dayanmak. Makine, işlemek, çalışmak. Geçmek. Ölmek. Başvurmak, yapmak. Bir yerden veya bir işten ayrılmak. Yapmak. Götürülmek, gönderilmek. Bir yere doğru yönelmek. Değerlendirmek, saymak, karşılamak. Yakışmak, yaraşmak. Yok olmak, elden çıkmak.
Diğer dillerde Yaylanmak anlamı nedir?
İngilizce'de Yaylanmak ne demek? : v. bugger off, hop it, hop off, scat, spring
Almanca'da Yaylanmak : v. federn
Rusça'da Yaylanmak : v. колебаться, вибрировать, пружинить, прогибаться, амортизировать, прогнуться

Bu kısımda Yaylanmak nedir? Yaylanmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yaylanmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yaylanmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.