Plateaux türkçesi Plateaux nedir

Plateaux ingilizcede ne demek, Plateaux nerede nasıl kullanılır?

Plateau basalts : Yayla bazaltları. Çoğunlukla birkaç, yüz metre kalınlıkta ve binlerce kilometre kare alanları örten lav akıntıları. Yayla bazaltı. Plato bazaltı.

Plateau glacier : Yayla buzulu. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Eksenucu iklimlerde ve yüksek yaylalarda görülen, örtü buzullarına göre ince, alanıyla daha küçük bir buzul türü. Alaska ve iskandinavya'da olduğu gibi buzkar ile örtülü yüksek bir yayladan, dik koyaklar içine doğru devinen kısa ve geniş buzullar.

Talbot plateau law : Talbot-plateau yasası.

Learning plateau : Öğrenme düzlüğü. Öğrenme sürecinde herhangi bir ilerlemenin görülmediği döneme verilen ad.

Potential plateau : Potansiyel platosu.

Plate juggler : Tabaklarla numaralar gösteren hokkabaz. Tabak hokkabazı.

Plate application : Plak uygulaması. Kırığın operatif tedavisi için metalden hazırlanmış, vidayla tutturulan plakaların kırık kemik parçalarına uygulanması.

Plate efficiency : Üst-üşek verimi. Anot verimi. Bir eksicik ışını borusunun üst-üşek çevrimindeki dalgalı gücün, düz akım güç girdisine oranı.

Plateauing : (yükseliş sonrası) durağan bir noktaya gelmek. Kaba ayar tertibatı. Düzlük. Yayla. Düzlül. Yüksekte yer alan büyükçe ve düz toprak parçası. Karıştırma. Plato. Düzlek.

 

Plate current : Plaka akımı. Anot alamı. Eksicik borularında birkaç binde ampere'e ulaşan üst-üşek çevrimi akımı. Anot akımı. Üst-üşek akımı.

İngilizce Plateaux Türkçe anlamı, Plateaux eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plateaux ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Uplands : Denizden uzak yer. Yüksek bölge. Dağlık bölge. Diğer yerlerden daha yüksekte olan yer.

Terrace : Sekilemek (yamacı). Set. Teraslamak. Sıraevlerin bulunduğu sokak. Tribün basamağı. Balkon (amerikan ingilizcesi). Sekiler yapmak (bir yamaçta). Set çekmek. Akarsu koyaklarının iki yamacı üzerinde, göl ve deniz kıyılarında görülen, kimi kez birbiri üzerine belli aralıklarla sıralanmış az eğimli asılı düzlükler. Teras.

Live stage : Düzlük. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İşliklerde film çevirmekte kullanılan uzun, geniş, yüksek, hangar biçiminde, içinde aydınlatmayı, alıcı devinimlerini, bezem kurmayı kolaylaştıracak düzeni bulunan yapı. tv. bir yayının hazırlandığı işlik ya da işliğin bir bölümü. Set.

Bench : Eğitim, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Yargıçlık. Basamak. Bank. Yargıç. Geniş yüzeyiyle oturarak gövde alıştırmalarına, ayakları bağlayan dar yüzlü dilmesiyle denge alıştırmalarına yarayan uzunca bir tahta sıra. Yedek kulübesi. Tezgah. Yargıç kürsüsü. İş masası.

Plateau : Karıştırma. Düzlül. Yüksekte yer alan büyükçe ve düz toprak parçası. Kaba ayar tertibatı. Düzlük. Düzlek. (yükseliş sonrası) durağan bir noktaya gelmek.

 

Plateauing : (yükseliş sonrası) durağan bir noktaya gelmek. Karıştırma. Yüksekte yer alan büyükçe ve düz toprak parçası. Düzlül. Düzlük. Kaba ayar tertibatı. Düzlek.

Plateaus : Platolar.

Highland : Kaliforniya eyaletinde şehir. İllinois eyaletinde şehir. Kansas eyaletinde şehir. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Dağlık. Yüksek arazi. Dağlık arazi. Ohio eyaletinde yerleşim yeri.

Platforms : Rampa. Platformlar. Programlar. Apartman topuk. Taraça. Platform. Tartışma ortamı. Apartman topuk ayakkabı. Sahanlık.

Platform : Yüksekçe yer. Taraça. Sahanlık. Rampa. Apartman topuk. Üzerinde yapılan sonlamaların daha kolay izlenebilmesi için, yerden en çok 60 cm. yükseklikte ve 2x15 m. boyutlarında, sağlam geçme tahtalardan yapılmış sökülüp takılabilir masa. Podyum. Plan. Düzlük.

Plateaux synonyms : summer range, flatlands, mesa, containerful, flatland, table land, plate, tableland, table, tablelands, hill station, upland.

Plateaux zıt anlamlı kelimeler, Plateaux kelime anlamı

Lowland : Ova. Düz arazi. Alçak (bölge).