Yaylamak nedir, Yaylamak ne demek

  • Yazın yaylada oturmak, yaylaya çıkmak

"Yaylamak" ile ilgili cümle

  • "Sarı yaylam bu yıl da seni yaylayamadım / Ala kar iken palazların avlayamadım" - Halk türküsü

Yerel Türkçe anlamı:

Yaylaya çıkmak.

Otlatmak.

Diğer sözlük anlamları:

İyi bir yerde vakit geçirmek.

Yaylada yaz mevsimini geçirmek.

Bahar olmak.

Yaylamak anlamı, kısaca tanımı:

Yayla : Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası, plato. Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın hayat şartları güç olduğu için boş bırakılan, yazın havası iyi ve serin olan, hayvan otlatma veya dinlenme yeri.

Oturmak : Biriyle beraber yaşamak. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Yer almak, geçmek. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak.

 

Çıkmak : Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Gelmek. Karaya ayak basmak. Verilmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yayılmak, duyulmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Bitmek, büyümek, sürmek. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Yapılmak, yürümek. Flört etmek. Unutmak. Erişmek, görmek. Meydana gelmek. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Giderilmek, yok olmak. Piyasaya sürülmek. Görünür veya belli bir durumda bulunmak. Yerinden oynamak. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Oluşmak, olmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Büyük abdest bozmak. Vermeye katlanmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Harcamak zorunda kalmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Sesini yükseltmek. Yayılmak. Süresi dolduğunda ayrılmak. Belirmek, tanınmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Ay, Güneş görünmek. Bulaşmak. Yetişecek ölçüde olmak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Gerçekleşmek. Yayımlanmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Yeni yetişip satışa sunulmak. Binaya kat eklemek. Ay veya mevsim geçmek. Eksilmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Mal olmak. İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Niteliği sonradan anlaşılmak.

Yazın : Yaz mevsiminde, yaz aylarında. Edebiyat.

Diğer dillerde Yaylamak anlamı nedir?

İngilizce'de Yaylamak ne demek? : 1. to spend the summer in the mountains. 2. /y/ to graze (one´s flock) in a mountain pasture.

Rusça'da Yaylamak : v. пастись