Karstic türkçesi Karstic nedir

  • Karstik.
  • Karst özelliği (jeoloji).
  • Büyük miktarda kireçtaşı yatakları olan bölgeye ait veya ilgili.

Karstic ingilizcede ne demek, Karstic nerede nasıl kullanılır?

Karstic lake : Kalkerli bölgelerde kireç taşlarıyla (caco3) alçı taşlarının (jips) erimesi sonucu oluşmuş çukurlarda toplanan suların meydana getirdiği göller. Karstik göl.

Karstic water : Kireçtaşı bölgelerinde yaratılan yeraltı suyu depoları.

Karst lake : Kireçtaşı, alçı taşı gibi suda kolay eriyen kayaçlardan oluşma yörelerde açılmış kimi düdenleri dolduran göl. Düden gölü. Karstik göl.

Karst landscape : Karst yer biçimi gösteren bölge. Karst yöresi.

Karst morphology : Karst morfolojisi. Eriyebilen kayaçların kalın ve sürekli katmanlar oluşturduğu alanlarda, yerüstü ve yeraltı sularının yarattığı kendine özgü yer biçimleri. Karst biçimleri.

Karst spring : Eriyebilen kayaçların, özellikle kireçtaşlarının egemen olduğu alanlarda oluşan, yeraltı sularının kendiliğinden yüzeye çıktığı yüksek verimli kaynak türü. Karst kaynağı.

Kars sheep : Tuj koyunu. Kars koyunu.

Karst : Karst. Karst (coğ.).

Karst region : Karst bölgesi. Kayaçların eritilmesiyle yeraltı akıntıları olan, kireçtaşı ve dolomit bölgesi.

Karsts : Karst (coğ.). Karst.

 

İngilizce Karstic Türkçe anlamı, Karstic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Karstic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blistering : Şiddetli (eleştiri vb). Haşin. Sert. Şiddetli. (sporda) çok hızlı veya güçlü veya etkileyici. Sinirli. Yoğun. Çok kızgın. Öfkeli. Bunaltıcı derecede sıcak.

Sulfurous : Ateşli. Sülfüroz. Kükürtlü. Sülfür sarısı. Hararetli. Kükürtsü.

Sulphurous : Ateşli. Hararetli. Kükürtsü. Kükürtlü. Sülfür sarısı. Sülfüroz.

Virulent : Çok büyük (nefret veya düşmanlık). Düşmanca. Zehirli. Öldürücü (mikrop veya zehir vb). Şiddetli. Çok tehlikeli. Hastalık oluşturma yeteneği taşıyan, zehirli, öldürücü. Kuvvetli. Virülan. Öldürücü.

Acerb : Ekşi. Acı. Acılı ekşi. Sert.

Arctic zone : Dünya yüzeyinin arktik çemberle kuzey kutbu arasında uzanan bölümü. Arktik kuşak. Arktik bölge.

Unpleasant : Fena. Nahoş. Tatsız. Hoş olmayan. Hoşa gitmeyen. Aynasız. Antipatik. Sıkıcı. Kaba. Çirkin.

Bitter : Keskin. Keskinlik. Yakıcı. Sert. Acı (tat). Şiddetli. Acılık. Acı. Üzücü. Barut gibi.

Acid : Kırıcı. Ekşit. Dokunaklı. Asit. Suda çözündüğünde hidronyum yükünü h3o+ veren kimyasalözdek. (yapısındaki hidrojenleri, baz kökleri ya da metallerle yer değiştirerek tuzları oluşturur, ph ölçeğinde 0-7 arasında değer gösterirler.) (bronsted) proton verme yatkınlığı olan kimyasal bileşik. (lewis) ortaklanmamış elektron çifti ya da çiftlerini almaya yatkın olan kimyasal özdek. Asit çeliği. Asitli. Acı (söz). Bir çözeltiye h+ iyonu (proton) çıkaran madde. Alkali maddenin tersi özellikler taşıyan, turnusolün mavi rengini kırmızıya çeviren, suda eridiği zaman hidrojen iyonları meydana getiren hidrojenli bileşik.

 

Acrid : Keskin. Acı. Buruk. Kekre. Ekti. Barut gibi. Sert. Tehlikeli. Ekşi.

Karstic synonyms : north frigid zone, vitriolic, acerbic.

Karstic zıt anlamlı kelimeler, Karstic kelime anlamı

Pleasant : Tatlı. Latif. Sevimli. Hoş. İç açıcı. Samimi. Sıcak. Güzel. Zevkli. Şirin.

Equatorial : Ekvatorla ilgili. Ekvatora ait. Ekvatoral. Ekvatora yakın. Eşleksel. Ekuatoryal.