Katlan nedir, Katlan ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Oyunda başlama çizgisine konulan taş.
Katlan ile ilgili Cümleler
- İtaatsizliğe katlanamam.
- Çok az insan, imzalamadan önce bir sözleşmenin bütün şartlarını ve koşullarını okuma zahmetine katlanır.
- Ben artık ona katlanamıyorum.
- Ali Mary'ye katlanamıyor ve o bunu biliyor.
- Cemal Paşa, gençlik akımı içinde hatırı sayılır olduğunu bildiği için sonuna kadar Halide Hanım'ın nazına katlandı.
- Gürültüye nasıl katlanıyorsun?
- Tom'un bunca yıldır Mary'ye nasıl katlandığını merak ediyorum.
- Tom'a nasıl katlanabildiğini bilmiyorum.
- Bu kadarcık zahmete de katlanacaksınız artık.
- Katlanabilir güneş ocakları var.
- Katlanma dayanılmaz olabilir.
- Katlanmadığım acı kalmadı gerçeği söylerseniz daha mutlu olacağım.
- Yalnız yaşamaya katlanamam.
- Hediye istemezler, fazla kıskanmazlar, cefaya katlanırlar, can sıkmazlar.
- Gürültüye nasıl katlanabiliyorsun?
- Ben en hain, en merhametsiz hücumları yapmak için bu kadar külfetlere katlanıp buralara gelmiştim.
- Katlanır sandalyelere oturduk ve dağa baktık.
Katlan ile ilgili Atasözü veya Deyim
cefaya katlanmak : zulme tahammül etmek.
fedakarlığa katlanmak : bir amaca, bir emele ulaşmak için birçok sıkıntıya, üzüntüye, güçlüğe dayanmaya çalışmak.
göz görmeyince gönül katlanır : yakınımızda bulunmayanların özlemine, acısına daha kolay dayanabiliriz anlamında kullanılan bir söz.
göz görür, gönül katlanır : kişi, sevdiği bir kimsenin uzak yere gitmesi durumunda onunla görüşmekten umudunu keser, ayrılığa katlanır anlamında kullanılan bir söz.
gülü seven dikenine katlanır : insan sevdiği kimse veya sevdiği iş yüzünden gelecek sıkıntılara katlanır anlamında kullanılan bir söz.
külfete katlanmak : sıkıntıya, zorluğa önem vermemek.
meşakkate katlanmak : güçlüğe, sıkıntıya dayanmak, göğüs germek.
nazına katlanmak : istenen her şeyi hangi durumda olursa olsun yerine getirmek.
zahmete girmek (veya katlanmak) : zahmet etmek.
Katlan anlamı, kısaca tanımı
Katlanabilme : Katlanabilmek işi.
Katlanabilmek : Katlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Katlanan taşınmaz : Hâdim gayr-i menkul.
Katlandıran taşınmaz : Hâkim gayr-i menkul.
Katlandırım : İrtifak. -hakkı: irtifak hakkı.
Katlanılma : Katlanılmak işi.
Katlanır görüntülük : Dar filmlerin gösteriminde kullanılmak üzere kolaylıkla açılır kapanır, üçayak üzerine takılabilir, bir yerden bir yere taşınabilir görüntülük.
Katlanır kukla : Eklemleri yoluyla katlanabilir kukla türü.
Katlanır pano : Menteşeler yoluyla katlanıp açılabilen dekor panosu.
Katlanır tahta perde : Dekor düzeninde katlanılan paravana.
Katlanır tavan : Menteşeli, katlanabilen dekor tavan. Sahnede kullanılan katlanabilir tavan düzeni.
Katlanmış çiftucay : Çiftucayın kutlanmasıyla oluşan dalgalık çeşidi.
Katlantı : Erimiş metalin kalıplara boşaltılması sırasındaki sıçrama sonucu bir ön donma ile oluşan ve haddeleme ile yassılaşan yüzey kusuru.
Nöral katlanma : Nöral boruyu (sinirsel kanal) teşkil etmek üzere nöral safihanın iki taraftan kıvrılıp birleşmesi.
Yersel katlandırım hakkı : Ayni (arzi) irtifak hakkı.
Katlandırma : Katlandırmak işi.
Katlandırmak : Katlanmasını sağlamak.
Katlanılmak : Katlanma işi yapılmak.
Katlanış : Katlanma işi.
Katlanma : Katlanmak işi.
Katlanmak : Katlama işi yapılmak. Hoş olmayan bir duruma, güç şartlara dayanmak, tahammül etmek.
Diğer dillerde Katlama doğrusu anlamı nedir?
İngilizce'de Katlama doğrusu ne demek ? : folding line, reference plane line


Bu kısımda Katlan nedir? Katlan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Katlan tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Katlan hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.