Katla nedir, Katla ne demek
Teknik terim anlamı:
Kat, defa, kerre.
Katla ile ilgili Cümleler
- Katlanmadığım acı kalmadı gerçeği söylerseniz daha mutlu olacağım.
- Katlanır sandalyelere oturduk ve dağa baktık.
- Cemal Paşa, gençlik akımı içinde hatırı sayılır olduğunu bildiği için sonuna kadar Halide Hanım'ın nazına katlandı.
- Bu kadarcık zahmete de katlanacaksınız artık.
- Tom'un bunca yıldır Mary'ye nasıl katlandığını merak ediyorum.
- Hediye istemezler, fazla kıskanmazlar, cefaya katlanırlar, can sıkmazlar.
- Katlanabilir güneş ocakları var.
- Jale tişörtünü dikkatle katladı.
- Yalnız yaşamaya katlanamam.
- Ben en hain, en merhametsiz hücumları yapmak için bu kadar külfetlere katlanıp buralara gelmiştim.
- Gömleklerimi katladım ve onları valizime koydum.
- Ali Mary'ye katlanamıyor ve o bunu biliyor.
- Katlamayın!
- Çok az insan, imzalamadan önce bir sözleşmenin bütün şartlarını ve koşullarını okuma zahmetine katlanır.
- Şimdiye kadar büyük bir halıyı ilk defa tek başıma katladım.
- Katlanma dayanılmaz olabilir.
- Ali mektubu katladı ve onu zarfa koydu.
Katla ile ilgili Atasözü veya Deyim
cefaya katlanmak : zulme tahammül etmek.
fedakarlığa katlanmak : bir amaca, bir emele ulaşmak için birçok sıkıntıya, üzüntüye, güçlüğe dayanmaya çalışmak.
göz görmeyince gönül katlanır : yakınımızda bulunmayanların özlemine, acısına daha kolay dayanabiliriz anlamında kullanılan bir söz.
göz görür, gönül katlanır : kişi, sevdiği bir kimsenin uzak yere gitmesi durumunda onunla görüşmekten umudunu keser, ayrılığa katlanır anlamında kullanılan bir söz.
gülü seven dikenine katlanır : insan sevdiği kimse veya sevdiği iş yüzünden gelecek sıkıntılara katlanır anlamında kullanılan bir söz.
külfete katlanmak : sıkıntıya, zorluğa önem vermemek.
meşakkate katlanmak : güçlüğe, sıkıntıya dayanmak, göğüs germek.
nazına katlanmak : istenen her şeyi hangi durumda olursa olsun yerine getirmek.
zahmete girmek (veya katlanmak) : zahmet etmek.
Katla anlamı, tanımı
Işık katlandırıcı : Işığı elektriğe çeviren lamba (radyo lambası gibi), kutusu ve parçaları
Karın katlamak : İşkembeyi kaynar suya sokarak, üzerindeki pisliği kazımak.
Katlaç : Tepside pişirilen şekerli mısır çöreği. Pişmiş yufka.
Katlak : Kadar. Sac üzerinde pişirilen mayasız ekmek.
Katlam : Kez: Bu katlam iş yaptım. Katliam.
Katlama doğrusu : İki görüntü düzleminin kesişim doğrusu.
Katlamaç : Mısır unundan yapılan saç ekmeği.
Katlan : Oyunda başlama çizgisine konulan taş.
Katlanabilme : Katlanabilmek işi.
Katlanabilmek : Katlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Katlanan taşınmaz : Hâdim gayr-i menkul.
Katlandıran taşınmaz : Hâkim gayr-i menkul.
Katlandırım : İrtifak. -hakkı: irtifak hakkı.
Katlanılma : Katlanılmak işi.
Katlanır görüntülük : Dar filmlerin gösteriminde kullanılmak üzere kolaylıkla açılır kapanır, üçayak üzerine takılabilir, bir yerden bir yere taşınabilir görüntülük.
Katlanır kukla : Eklemleri yoluyla katlanabilir kukla türü.
Katlanır pano : Menteşeler yoluyla katlanıp açılabilen dekor panosu.
Katlanır tahta perde : Dekor düzeninde katlanılan paravana.
Katlanır tavan : Menteşeli, katlanabilen dekor tavan. Sahnede kullanılan katlanabilir tavan düzeni.
Katlanmış çiftucay : Çiftucayın kutlanmasıyla oluşan dalgalık çeşidi.
Katlantı : Erimiş metalin kalıplara boşaltılması sırasındaki sıçrama sonucu bir ön donma ile oluşan ve haddeleme ile yassılaşan yüzey kusuru.
Katlaşık yapı : Katlaşma olayına uğramış yapı.
Katlaşma : Ardışık olarak katılaşmış katlar arasındaki bileşim eğimi; böyle bir bileşim eğimine yol açan katılaşma olayı.
Katlayabilme : Katlayabilmek işi.
Katlayabilmek : Katlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
Nöral katlanma : Nöral boruyu (sinirsel kanal) teşkil etmek üzere nöral safihanın iki taraftan kıvrılıp birleşmesi.
Toprak katları : Toprağın çeşitli oluş evrelerinde bulunan katları.
Yersel katlandırım hakkı : Ayni (arzi) irtifak hakkı.
Katlama : Katlamak işi. Mayasız hamurdan yapılan, peynirli veya peynirsiz pide, yufka.
Katlamak : Kâğıt, kumaş vb. nesneleri üst üste kat oluşturacak biçimde bükmek. Arttırarak çoğaltmak.
Katlandırma : Katlandırmak işi.
Katlandırmak : Katlanmasını sağlamak.
Katlanılmak : Katlanma işi yapılmak.
Katlanış : Katlanma işi.
Katlanma : Katlanmak işi.
Katlanmak : Katlama işi yapılmak. Hoş olmayan bir duruma, güç şartlara dayanmak, tahammül etmek.
Katlatma : Katlatmak işi.
Katlatmak : Katlatma işini yaptırmak.
Katlayış : Katlama işi.
Diğer dillerde Katkonut anlamı nedir?
İngilizce'de Katkonut ne demek ? : flat

Bu kısımda Katla nedir? Katla ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Katla tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Katla hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.