Karın katlamak nedir, Karın katlamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İşkembeyi kaynar suya sokarak, üzerindeki pisliği kazımak.

Karın katlamak anlamı, tanımı

Katla : Kat, defa, kerre

Katlam : Kez: Bu katlam iş yaptım. Katliam.

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

Karın : İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Mide. Döl yatağı. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. İç, gönül, akıl, kafa.

Katlama : Katlamak işi. Mayasız hamurdan yapılan, peynirli veya peynirsiz pide, yufka.

Katlamak : Kâğıt, kumaş vb. nesneleri üst üste kat oluşturacak biçimde bükmek. Arttırarak çoğaltmak.

Kaynar su : Yüksek basınçlı sıcak su.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

İşkembe : Geviş getirenlerin ilk ve en büyük mide bölümü. Kasaplık hayvanlarda mideyi oluşturan bölümlerin bütünü, göden. Mide.

Sokarak : Yeni çıkan ekin. Ekilen tahılların ilk çıkan filizleri.

Kazımak : Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak. Sertçe ovmak. Tıraş etmek. Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek. Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak. Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek. Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak.

 

Kazıma : Kazımak işi. Vücutta boşluklar içinde bulunan yabancı cisimleri, hasta veya zararlı sayılan dokuları kazıyarak almak, kürtaj.

Kaynar : Kaynamakta olan. Çok sıcak. Kaynak, pınar. Kaynarca. Yeni doğum yapmış anneye ve konuklara sunulan tatlı içecek.

Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Kazım : Kazma işi.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Soka : Ağılı. Hayvanların geçmemesi için çalı ile örtülen geçit. Dibekte, havanda dövme işini yapan tokmak.

Kazı : Bir yeri kazma işi, hafriyat. Hak (II). Yer altındaki tarihsel değeri olan şeyleri, yapıları ortaya çıkarmak amacıyla arkeologlarca toprağın belli kurallara ve yöntemlere göre kazılması, araştırılması.

Diğer dillerde Karın içi yağ nekrozu anlamı nedir?

İngilizce'de Karın içi yağ nekrozu ne demek ? : intra-abdominal fat necrosis