Kayak nedir, Kayak ne demek
- Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç, ski

- Bu aracı kullanarak yapılmış olan spor.
Yerel Türkçe anlamı:
Köse.
Çıkar sağlanan yer ya da kimse.
Keman kirişi.
Çamurlu yol.
Kardaki keklik izleri.
Güneş görmeyen kuytu yer.
2.bk. koyak (I)-
Mahalle.
1.bk. koyak (I)-
Düzgün, parlak, kayıcı
Dönek, sözünden dönen.
Dağ üzerinde otu bol olan, bitek, çukur yer.
Deve.
Koy, körfez. 4.bk. koyak (I)-
Bilimsel terim anlamı:
Üç dört metre uzunluğunda ve yarım metre genişliğindeki, iskeletinin ağaçtan ya da balina kemiğinden yapıldığı, fok balığı derisiyle kaplı, tek kişilik Eskimo kayığı.
Kayak kısaca anlamı, tanımı:
Kayakevi : Kayak yapılmış olan yerlerde kurulmuş tesis.
Tekerlekli kayak : Tekerlekli kayakla asfalt üzerinde yapılmış olan bir tür kayma sporu, asfalt kayağı.
Asfalt kayağı : Tekerlekli kayak.
Çim kayağı : Paletli iş makinelerinin çalışma düzeni örnek alınarak oluşturulmuş, yaz mevsiminde kayak yapma zevkini tattırmak amacıyla üretilmiş bir kayma aracı. Bu araçla yapılmış olan spor.
Su kayağı : Su üzerinde yapılmış olan kayak sporu.
Kayakçı : Kayak yapan sporcu.
Kayakçılık : Kayakçının yaptığı iş.
Kaymak : Kurtulmak. Cinsel ilişkide bulunmak. Bir şeyin en iyi ve seçkin bölümü. Anlamı değişmek. Yağışların etkisiyle toprağın alt tabakasının gevşemesi sonucu üst tabaka oynamak. Düz, ıslak, donmuş veya kaygan bir yüzey üzerinde sürtünerek kolayca yer değiştirmek. Durum değiştirmek. Kaygan bir yüzey üzerinde birdenbire dengesini yitirmek. Yağmur ve selden sonra toprağın üzerinde kalan özlü tabaka. Sütün veya yoğurdun yüzünde zar durumunda toplanan, açık sarı renkli, koyu yağlı katman, krema. Sütü yayvan kaplar içinde ve hafif ateşte tutarak elde edilen koyu, yağlı öz. Görüş, düşünce veya tutumunu değiştirmek.
Araç : Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne.
Aracı : Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. Ara bulucu. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta.
Spor : Kullanışı rahat, kolay olan. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı. Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi. Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü.
Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.
Kayakan : Çinicilikte kullanılan dişli, menmen, zımpara taşı.
Kayakapi : Masal ülkesinde bir yer
Kayakekici : Kertenkele.
Kayakent : Eskişehir ilinde, Günyüzü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Gaziantep kenti, Burç bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Kayakertişi : Kertenkele.
Kayakesen : Malatya kenti, Arapgir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Kayakışla : Yozgat şehri, Akdağmadeni ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Yozgat kenti, Eymir nahiyesine bağlı bir bölge.
Kayakışlak : Iğdır ili, Tuzluca ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Kayakirpisi : Deniz kestanesinin fosili.
Kayakirtişi : Kertenkele.
Kayak ile ilgili Cümleler
- Kayak benim en sevdiğim spor.
- Kayak giysileri soğuk havayı dışarıda tutar.
- Kayak çok eğlencelidir.
- Kayak maskeleri takan iki kişi bankaya girdi.
- Kayak en iyi bir rekreasyon şeklidir.
- O kayak yapıyordu.
- Tom'un hobileri kayak ve tüplü dalıştır.
- Ali inanılmaz bir kayakçı.
- Kayak aslında olmasını beklediğimden çok daha eğlenceli.
- Ali bir delikanlı iken çok iyi bir kayakçıydı.
- Görünüşe göre Mustafa kayak yapmada çok iyi.
- Kayak gezimizi iple çekiyorum.
- Balıkçılık, avcılık, yürüyüş ve kayakçılık popülerdir.
- Ali kayakları arabanın üstüne koydu.
Diğer dillerde Kayak anlamı nedir?
İngilizce'de Kayak ne demek? : n. lightweight single-person canoe which is propelled by a double-bladed paddle (developed by the Eskimo people)
n. kayak, lightweight single-person canoe which is propelled by a double-bladed paddle (developed by the Eskimo)
n. kayak, lightweight single-person canoe which is propelled by a double-bladed paddle (developed by the Eskimo)
Fransızca'da Kayak : ski [le]
Almanca'da Kayak : n. Schi, Schneeschuh, Ski
Rusça'da Kayak : n. лыжа: лыжи (PL), лыжа (F), байдарка (F)
adj. лыжный

Bu kısımda Kayak nedir? Kayak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kayak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kayak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.