Skis türkçesi Skis nedir

  • Kar veya su üzerinde kaymak için özel botların altına takılan uzun ve ince araç.
  • Kayak.
  • Kayaklar.

Skis ile ilgili cümleler

English: He skis in Hokkaido every winter.
Turkish: Her Kış Hokkaido'da kayak yapar.

English: Ali was carrying a pair of cross-country skis that he'd borrowed from Mary's husband.
Turkish: Ali Mary'nin kocasından ödünç aldığı bir kros kayağı taşıyordu.

English: He put the skis on top of the car.
Turkish: Kayakları arabanın üstüne koydu.

English: Ali put the skis on top of the car.
Turkish: Ali kayakları arabanın üstüne koydu.

English: Tom had two pairs of skis tied to the roof of his car.
Turkish: Tom'un arabasının çatısına bağlı iki çift kayağı vardı.

Skis ingilizcede ne demek, Skis nerede nasıl kullanılır?

Skis and boots can be rented : Ski ve botlar kiralanabilir.

Water skis : Su kayağı aracı. Su kayağı araç. Sörfçünün ayaklarına iliştirilerek çok hızlı bir botla su yüzeyinde çekilerek kaydırıldığı pano. Su kayağı yapmak. Su kayağı.

Where can i rent water skis : Nereden bir su kayağı kiralayabilirim.

Duskish : Esmer olan. Karanlık olan.

Salkowskis test : Salkowski deneyi. Kolesterolün varlığını belirlemede kullanılan bir deney.

Ski jumping : Kayakla atlama.

Ski lift : Kayak pistinin tepesine kayakçıları taşıyan cihaz (genellikle hareketli bir kabloya eklenmiş sandalyeler serisi şeklinde). Kayakçıları yokuş yukarı taşımaya yarayan aygıtların genel adı. Kayak lifti. Kayak teleferiği. Kayak asansörü. Kayakçıları tepeye çıkaran teleferik.

 

Ski boot : Kayak ayakkabısı. Kayak botu.

Ski binding : Kayak bağlama.

Ski downhill : Yokuş aşağı kaymak.

İngilizce Skis Türkçe anlamı, Skis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Skis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jump : Sıçrama. Zonklamak. Sıçratmak. Üzerinden atlamak. Havada takla. Atlatmak. İlişkiye girmek. Fırlamak. Atlama. Atletizm, bilgisayar alanlarında kullanılır.

Dewlap : Boynun altındaki sarkık deri (inek vb.). Sarkık gerdan. Gerdan. Normalde keçilerde, arasıra kimi domuz ve koyun ırklarında, alt çenenin altında asılı, eklentileri kıkırdağımsı özellikte, 3-6 santimetre uzunluğunda deri sarkmaları. tek bir baskın gene bağlı olarak biçimlendiği kabul edilir. Gerdan (inek vb.). Büyük baş hayvanlarda boyun altındaki sarkık deri. bos indicus ırkı sığırlarda deri sarkıklığıyla belirgin ön bacaklar arasındaki alan. boyun eti.

Investment : Ektoderm. Abluka. Tayin. Muhasara. Sağlanan gelir. Plasman. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Envestisman. Verme (sorumluluk veya yetki vb'ni). Yatırım.

Blackhead : Komedon. Deride oluşan siyah çekit. Ciltteki siyah nokta. Siyah nokta (cilt). Karabaş. Birgözeli özel bir asalağın hindi karaciğerine yerleşerek meydana getirdiği, büyük ölçüde ölümler doğuran evecen kümes hastalığı. Başı siyah olan sivilce. Siyah nokta. Ortası siyah benek. Deride oluşan siyah nokta.

 

Pretermit : Dikkate almamak. İhmal etmek. Vaz geçmek.

Corium : Koryum. Dış görünüş. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Derinin epidermisinin altındaki kan ve lenf damarları, sinir uçları, kıl folikülleri, ter ve yağ bezlerini içeren bağ dokusu, koryum, dermis. Altderi. Omurgalı hayvanlarda derinin epidermisinin altında bulunan, epidermisten bazal lamina ile ayrılmış bağ dokusundan yapılmış, kollagen tellerce zengin olan alt tabaka. kutis, koryum, dermis. Deri. Cilt. Koriyum. Alt deri.

Furrow : Çizgi bırakmak. Saban izi. Oluk. Saban sürmek. Ay yüzeyinde görülen uzun yarıklardan her biri. Evlek. Tekerlek izi. Çizgi. İz açmak.

Seam : Tabaka. Armuz. Dikiş. Faça yapmak. Ters ilmikle örmek. Dikiş yeri. İki tahtanın yan yana birleştiği çizgi. Dikmek. Maden damarı. Ek yeri.

Dermis : Derinin epidermisinin altındaki kan ve lenf damarları, sinir uçları, kıl folikülleri, ter ve yağ bezlerini içeren bağ dokusu, koryum, dermis. Cilt. Dermis. Omurgalı hayvanlarda derinin epidermisinin altında bulunan, epidermisten bazal lamina ile ayrılmış bağ dokusundan yapılmış, kollagen tellerce zengin olan alt tabaka. kutis, koryum, dermis. Deri. Alt deri. Esas deri. Derma. Derinin epidermis altında bulunan, stratum papillare ve stratum retikulare olmak üzere iki kısma ayrılan mezoderm kökenli kısmı, derma. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Cutis : Kütis. Altderi. Deri. Omurgalı hayvanlarda derinin epidermisinin altında bulunan, epidermisten bazal lamina ile ayrılmış bağ dokusundan yapılmış, kollagen tellerce zengin olan alt tabaka. kutis, koryum, dermis. Cildin ikinci tabakası. Derma. Dermis. Alt deri. Derinin ikinci katmanı.

Skis synonyms : integumentary system, liver spot, free nerve ending, pressure point, sudoriferous gland, body covering, crease, derma, skin cell, line, macule, skiing, wrinkle, ski, leave out, lentigo, freckle, scalp, milium, prepuce, skin graft, foreskin, skiings, drop, hangnail, pacinian corpuscle, omit, epidermis, skip over, comedo, miss, whitehead, neglect.

Skis zıt anlamlı kelimeler, Skis kelime anlamı

Attend to : Bakmak. Dikkat etmek. Meşgul olmak. Mukayyet olmak. Uğraşmak. İlgilenmek.