Keeker türkçesi Keeker nedir

  • Mor göz.

Keeker ingilizcede ne demek, Keeker nerede nasıl kullanılır?

Keekers : Mor göz.

Keefiyeh : Başa sıkıca bağlanan diyagonal olarak katlanmış kumaştan oluşan ağıl şeklinde sargıya benzer erkekler tarafından takılan arap başlığı (ayrıca kaffiyeh).

Keel : Sıcak bir sıvıyı karıştırarak soğutmak. Kömür mavnası. Delta ve benzeri uçaklarda dengeyi sağlamak için kullanılan üçgen biçiminde parça. Gemi omurgası. Karina. Omurga. Gemi. Tomruk işaretlemek için kullanılan kırmızı bir boya. Soğutmak.

Keel over : Birden devrilip düşmek. Devrilip düşmek. Pat diye düşmek. Kendini kaybetmek. Bayılmak. Alabora olmak. Tepetaklak düşmek. Karina etmek. (fenalaşıp vb) düşmek. Alabora etmek.

Keelage : Liman kullanma ücreti. Liman resmi. Liman vergisi. İskele parası. Rıhtım. Geminin limanda kalması için ödenen vergi. İskele resmi. Rıhtım ücreti.

Keels : Sıcak bir sıvıyı karıştırarak soğutmak. Tomruk işaretlemek için kullanılan kırmızı bir boya. Alabora etmek. Gemi omurgası. Kömür mavnası. Omurga. Delta ve benzeri uçaklarda dengeyi sağlamak için kullanılan üçgen biçiminde parça. Karina. Teknecik. Gemi.

Keeled : Omurgalı. Karina edilmiş. Alabora edilmiş.

Keelboats : Irmaklarda çalışan büyük ve yassı gemi. Sabit omurgası olan yat. Büyük sabit omurgalı yat (taşınabilir işler omurgalı olmayan). Altı düz mavna. (denizcilik) omurgalı gövdesi olan küçük derin olmayan kargo gemisi.

 

Keelhaul : Ceza olarak geminin altından geçirmek. Fırça atmak. Azarlamak.

Keelhauls : Fırça atmak. Ceza olarak geminin altından geçirmek. Azarlamak.

İngilizce Keeker Türkçe anlamı, Keeker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keeker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Finder : Bakaç. İstenilen yıldızı ırakgörür içine getirebilmek için büyük ırakgörürlere koşut olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük ırakgörür. Aracı. Bulan kimse. Arayıcı. Bulan. Vizör. Bulucu. Bulucu teleskop.

Hunter : Av köpeği. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Kapaklı saat. Arayıcı. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Avcı. New york eyaletinde yerleşim yeri. Kansas eyaletinde şehir.

Searcher : Araştıran. Araştıran kişi. Arama yapan kimse. Arayıcı. Araştırmacı. Arayan. Sonda.

Individual : Başlıbaşına. Zat. Şahsi. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir grup canlının yapı ve görevleri bakımından tek bir varlık olan tek bir organizması; tür meydana getiren ve çiftleşebilen organizmaların her biri. fert. Özel. İnsan. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri. Kişisel. Kişi.

Seesaw : Çöğünmek. İnip çıkma. Tereddüd etmek. Aşağı yukarı ya da ileri geri sallanmak. Kararsız olmak. İleri geri ya da aşağı yukarı hareket. Aşağı yukarı sallanmak. Tereddüt etmek. Gidip gelmek. İnip çıkmak.

 

Gadabout : Avare kimse. Gezenti. Sürtük. Başıboş tip. Serseri. Hovarda.

Mortal : Öldürücü. Amansız. İnsanlık. Aşırı. Ölümle ilgili. Çok büyük. Ölümcül. Öldürücü, ölümlü, ölümle ilgili olan. Geçici.

Person : Kimse. Tip. Birey. Karakter (tiyatro terimi). Kişi. Beden. Şahıs. Can. Adam. İnsan.

Somebody : Bir kimse. Kimisi. Bazısı. Kimse. Önemli kimse. Biri. Şahsiyet. Önemli birisi. Birisi.

Someone : Şahsiyet. Bir kimse. Birisi. Biri. Önemli kimse. Kimse.

Keeker synonyms : quester, move, soul, keekers, totter.

Keeker zıt anlamlı kelimeler, Keeker kelime anlamı

Stand still : Hareket etmemek. Kımıldamadan durmak. Kımıldamamak. Kıpırdamamak. Hareketsiz kalmak. Hareketsiz durmak.