Keep a record türkçesi Keep a record nedir

  • Kaydını tutmak.
  • Kayıt tutmak.

Keep a record ile ilgili cümleler

English: Keep a record of how much you spend.
Turkish: Ne kadar harcadığının bir kaydını tut.

Keep a record ingilizcede ne demek, Keep a record nerede nasıl kullanılır?

Keep : Bakım. Konumunda tutmak. İlerlemek. Kale. Tutmak. Himaye. İç kale. Kayıt tutmak. Geçim. Bakmak.

A : Argonun simgesi. Miktar belirtir. Herhangi bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. (herhangi) bir. En yüksek not. Belirli bir tür veya nitelikteki. Bir. Pek iyi.

Record : Not etmek. Atletizm, bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Seslendirmek. Tutanak. Seslendirme eylemi. İşlemek. Yazmak. Bir birim gibi işlem gören, ilişkin veriler ya da sözcükler kümesi. Sonaşam. Kaydetmek.

Keep a record of : Fişlemek.

Keep a close watch : Yakından takip etmek. Dikkatli izlemek. Yanında durmak. Gözetim altında tutmak.

Keep a cool head : Soğukkanlı olmak. Kontrolünü kaybetmemek. Sakin olmak. Kendine hakim olmak. Sakin kalmak. Panik yapmamak.

Keep a person posted : Birini haberdar etmek. Birini bilgilendirmek.

Keep a journal : Günlük tutmak.

Keep a low profile : Dikkat çekmekten sakınmak.

Keep a family : Aile geçindirmek. Bir aileyi mali bakımdan desteklemek.

İngilizce Keep a record Türkçe anlamı, Keep a record eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Keep a record ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Journalizing : Betimlemek. Gazetecilik alanında çalışmak. Rapor etmek. Günlük yazmak. Kaydetme. Belgelemek. Kaydını tutma. Kaydetmek. Günlük tutmak.

Journalize : Rapor etmek. Günlük yazmak. Günlük tutmak. Yevmiye defterine kayıt yapmak. Günlük deftere kayıt tutmak (muhasebecilik). Gazetecilik yapmak. Kaydetmek. Gazetecilik alanında çalışmak. Yevmiye defterine kaydetmek.

Keep an account of : Kaydetmek. Hesabını tutmak. Not etmek. Kaydını yapmak. Çetelesini tutmak.

Keep : İlerlemek. Yiyecek. İşletmek (otel vb). Bakım. Bakmak. Saklamak. Yerine getirmek. Kalmak. İç kale.

Journalized : Kaydetmek. Betimlemek. Kaydı tutulmuş. Günlük deftere kayıt tutmak (muhasebecilik). Günlük yazmak. Belgelemek. Gazetecilik alanında çalışmak. Gazete muhabirliğinde çalışmak (ayrıca journalise). Günlük tutmak.

Keep track : Haberdar olmak. Haber almak. Kayıt tutmak (geçmiş olaylar veya eylemler hakkında olduğu gibi).

Journalise : Betimlemek. Yevmiyeye kaydetmek. Günlük yazmak. Yevmiye defterine kayıt yapmak. Belgelemek. Gazetecilik alanında çalışmak. Yevmiye defterine kaydetmek. Rapor etmek. Günlük deftere kayıt tutmak (muhasebecilik). Günlük tutmak.