Kerosine türkçesi Kerosine nedir

Kerosine ingilizcede ne demek, Kerosine nerede nasıl kullanılır?

Kerosene : Lamba petrolü. Gazyağı. Saf vazelin. Gaz yağı. Mineral jöle. Parafin. Petrol jölesi. Taşyağı. Gaz.

Kerosene heater : Gazyağı ısıtıcısı.

Kerosene lamp : Gaz lambası.

Kerosene stove : Parafin sobası. Gaz ocağı. Gaz sobası.

Kerosenes : Mineral jöle. Petrol jölesi. Saf vazelin. Gaz. Gazyağı. Gaz yağı. Lamba petrolü. Parafin. Taşyağı.

Kerotoid : Kerotoid. Boynuz gibi.

Cantankerously : Huysuzluk yaparak. Kızgın bir şekilde. İrrite ile.

Cankerous : Yer yer çürümekte olan. Çürüten. Yozlaştıran. Ülserli. Çürütücü. Pamukçuk gibi. Pamukçuğa neden olan.

Cantankerousness : Kavgacılık. Kavgacı yapı. Sinirlilik. Terslik. Aksilik. Hırçınlık. Geçimsizlik. Huysuzluk.

Kerouac : Yolda romanının yazarı. Amerikalı romancı ve beat kuşağı akımının üyesi. Jack kerouac (1922-69).

İngilizce Kerosine Türkçe anlamı, Kerosine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kerosine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fuel : Benzin. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Isıl erke sağlamak için yakılarak kullanılan nesne. Hava ya da oksijenle yanma sonucu ısı erkesi veren özdek. Yakacak. Yakıt. Yandığı zaman ısı veren özdek. nötronların zincir tepkimesi kaynağı olan ışınetkin özdek. Yakıt almak. Isı elde etmekte kullanılan madde. Yakıt vermek.

 

Bump start : İterek çalıştırmak. İterek çalıştırma. Vurdurmak. Vurdurma.

Lamp oil : Kandil yağı.

Fumes : Buhar. Duman. Dumanlı sis. Buhar (genellikle zararlı kokusu olan).

Kerosone : Ham yeryağının ayrımsal damıtılmasıyla üretilen, yakıt ya da çözücü olarak çok çeşitli kullanımları olan bir hidrokarbon karışımı.

Fume : Bir uçun için de asılı küçük (0,1 -1 mikronluk) katı ya da sıvı taneciklerin oluşturduğu karışım. Kızmak. Köpürmek. Patlamak. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yerçekimi etkisiyle yavaşça çöken, boyutları 0,1-5 mm çapındaki katı taneciklerin gaz evresinde dağılmalarından oluşan asıltı. '. Öfkelenmek. Duman çıkarmak. Buhar.

Gas oil : Yeryağının damıtılmasıyla üretilen, yaklaşık 275-350°c de kaynayan akaryakıt türü. (dizel ve motorin olarak da bilinir.). Mazot. Gaz yağı.

Hydrocarbon : Hidrokarbür. Hidrokarbon. Yalnızca hidrojen ve karbondan oluşan bileşik. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hidro karbon. Sadece hidrojen ve karbondan oluşan bileşik. Hidrojen ve karbon bileşimi. Yalnızca karbon ve hidrojen öğelerinden oluşan bileşik. Karbonlu hidrojen.

Gaseous : Gaz gibi. Gaz şeklinde. Hafif. Boş. Gaz özelliğinde olan. Gazlı. Gaza ait. Gaz halinde bulunan.

Paraffined : Parafin mumu. Parafin uygulamak. Mum. Petrol mumu.

Kerosine synonyms : paraffine, gas, alkane, exhalations, petroleum, flatulences, paraffins, alkanes, gases, paraffin wax, kerosenes, coal oil, naphtha, paraffin, fuel gas, accelerator, exhalation, aeros, aero, naphthas, flatulence, gasoil, burning oil, kerosene, paraffin oil.