Gaseous türkçesi Gaseous nedir

  • Hafif.
  • Gaza ait.
  • Gaz.
  • Gaz halinde bulunan.
  • Gaz gibi.
  • Gaz şeklinde.
  • Gazlı.
  • Boş.
  • Gaz özelliğinde olan.

Gaseous ile ilgili cümleler

English: Steam is water changed to a gaseous form by the application of heat. It may be either saturated, superheated, dry or wet.
Turkish: Buhar ısı uygulanmasıyla bir gaz formuna dönüştürülebilir sudur. Bu da, ya doymuş, kızdırılmış, kuru ya da ıslak olabilir.

Gaseous ingilizcede ne demek, Gaseous nerede nasıl kullanılır?

Gaseous carburizer : Gaz karbonlayıcı.

Gaseous discharge : Gazlı deşarj. Gazlı boşalım.

Gaseous discharge lamp : Gazda boşalmalı ışılışımalı lamba. Gazlı ışılışımalı lamba.

Gaseous explosive : Gaz patlayıcı. Uçunlu patlayıcı.

Gaseous fuel : Gaz yakıt. Gazyakıt.

Gaseousness : Gazın yoğunluğuna sahip olan. Gaz yoğunluğunda olma durumu. Gaz halinde olma durumu.

Gaseous nebula : Gazbulutsu. Gaz nebula. Gaz bulutsu. Işınım yapan, bulutumsu görünüşlü gökcismi. görünüşleri aynı olup da samanyolu dışında bulunanlara gökada denir.

Gaseous state : Gaz hali. Gaz durumu. Gaz hal.

Gaseity : Gazlı olma durumu. Gaz halinde olma. Gazlılık.

Gaseous gangrene : Clostridium türleri başta olmak üzere gaz üreten bakterilerin oluşturduğu, etkilenen bölgenin çıtırtıyla kesildiği ve ekşimiş tereyağına benzer bir kokuyla belirgin kangren çeşidi. kötücül ödem, yanıkara ve insanlarda özel olmayan yara enfeksiyonlarında görülür. Gazlı kangren.

 

İngilizce Gaseous Türkçe anlamı, Gaseous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gaseous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fumes : Buhar. Buhar (genellikle zararlı kokusu olan). Duman. Dumanlı sis.

Gasiform : Gaz biçiminde olan. Gaz halinde.

Blanker : Boş kağıt. Yazısız kağıt. Sövmek. Çıkarmak. Tam. Yazısız. Boşluk. Şaşırmış. Açık.

Aero : Uçak veya uçan bir şeye ait. Uçak. Havayla ilgili. Ero. Havacılık. Hava, gaz. Havacılıkla ilgili. Hava. Uçakla ilgili.

Corkiest : Mantara benzeyen. Mantar tıpayı andıran. Mantar. Şarapta mantar tadının hakim olması. Mantarımsı. Hayat dolu. Canlı. Kuru. Mantar gibi.

Vaporific : Buharlaşıp uçabilir. Buhar oluşturma. Buhar çıkaran. Buharlaşabilir. Buharlı.

Corkier : Mantar. Canlı. Mantara benzeyen. Hayat dolu. Şarapta mantar tadının hakim olması. Mantarımsı. Mantar tıpayı andıran. Kuru. Mantar gibi.

Aeriform : Hava veya gaz şeklinde olan. Hayali. Gaz halinde olan. Gaz halinde.

Evaporated : Buharlaşmış. Buhar haline gelmiş. Buğulanmış. Kısmen suyu alınmış. Buhar olup uçmuş. Tebahhur etmiş. Buharlaştırılmış.

Accelerator : Hızlandırıcı. Akseleratör. Kauçuk vulkanizasyonu oranını hızlandıran bir madde. Hızlandıran. Herhangi bir organın çalışmasını veya kimyasal bir olayın hızını artıran ilaç veya madde. Uygun elektrik ya da mıknatıs alanları yardımıyla, yükünleşmiş temel parçacıkları, atomlar ve molekülleri yüksek hızlara çıkararak, çarpışmalarla yeni çekirdek tepkimeleri sağlayan aygıt. Fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gaz pedalı. İvmeç. Sempatik sinir.

 

Gaseous synonyms : vaporish, state of matter, vapourific, vapourised, airlike, vapourous, volatilised, aerosolised, dilutes, devoid, devoid of, fizzy, cushiest, dulcet, cushier, blankest, gas, aeros, aerosolized, airy, dilute, gassiest, dulcets, bump start, gasified, fuel gas, distant, blank, digestible, abortive, gas oil, bootless, diluted.

Gaseous zıt anlamlı kelimeler, Gaseous kelime anlamı

Solid : Dayanıklı. Özdegin belirli bir oylumu ve belirli bir biçimi olan hali; bir katının öğecikleri, değişmez bir denge konumu çevresinde titreşir, ancak yer değiştiremez, anlamdaş katı, katı durum. Kasalı çalgılarda kullanılan enli, tek parça ağaç. Katı cisim. Bilgisayar, fizik, gitar, kimya alanlarında kullanılır. Üç boyutluluk. Kaliteli. Dolma. Katı madde. Yekpare.

Liquid : Sıvı. Hemen paraya çevrilebilir. Seviye. Özdeğin su, yağ gibi, bulunduğu kalbin biçimini alan az sıkışabilir akışkan hali. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Akıcı. Moleküllerin bir birlerine göre devinim yapabildikleri, ancak tektürel yapışma kuvvetleri etkisiyle değişmeyen oylumu bulunduğu kabın biçimiyle sınırlanmış, özgün nitelikleri olan evre. Mayi, sıvı. Sıvı madde. Akışkan.

Gaseous ingilizce tanımı, definition of Gaseous

Gaseous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In the form, or of the nature, of gas, or of an aëriform fluid.