Gaz nedir, Gaz ne demek
Gaz; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Tül.
- Sindirim borusunda, ağızdan yutulan hava ile mayalanma sonucu oluşan uçucu maddelerin karışması.
- Doğal gaz.
- Gaz yağı

- Gaz lambası.
- Normal basınç ve sıcaklıkta olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılma ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapma özelliğinde olan akışkan madde.
"Gaz" ile ilgili cümleler
- "Gözümü açtım ki gazlardan ikisi de sönmüş." - A. Rasim
- "Midede gaz olmak."
- "Aklıma geldi, kilerden bir teneke gaz çıkarttım." - A. Gündüz
Yerel Türkçe anlamı:
İpek başörtüsü.
Görünüşe göre, anlaşılan, galiba.
Lamba.
Ceviz.
Kaz.
Kaz.
Salak, serseri.
Kimya'daki anlamı:
Bulunduğu ortamı tamamen dolduran, moleküllerinin serbestçe hareket edebildiği, maddenin durumu. Kritik sıcaklığın altında bulunan gaz, buhar olarak adlandırılır.
Bilimsel terim anlamı:
Bir özdeğin moleküllerinin özgürce ötelenme devinimi yapabildikleri, sınır yüzeyi olmayan evre.
Boşlukta özgence devinebilen moleküllerden oluşmuş özdek.
İngilizce'de Gaz ne demek? Gaz ingilizcesi nedir?:
gas
Gaz hakkında bilgiler
Gaz maddenin 4 halinden biridir. Bu haldeyken maddenin yoğunluğu çok az, akışkanlığı son derece fazladır. Gaz halindeki maddelerin belirli bir şekli ve hacmi yoktur. Katı bir madde ısıtıldığı zaman, katı halden sıvı, sıvı halden de gaz haline geçer. Bu duruma faz (safha) değişikliği denir. Sıvıyı meydana getiren tanecikler (atom veya moleküller) birbirlerini çeker. Sıvı ısıtıldığı zaman, tanecikler arasındaki çekim kuvveti yenilir ve tanecikler sıvı fazdan (ortamdan) ayrılarak gaz haline dönüşürler. Gazı meydana getiren tanecikler her yönde hareket edebilir ve bulundukları kabın hacmini alırlar. Gazlar birbiriyle her oranda karışabilir.Gazların birbiri ile oluşturdukları karışımlar homojendir. Hacimleri, dolayısıyla yoğunlukları basınç ve sıcaklığa tabidir. Genellikle gazın basınç veya sıcaklığının az miktarda değişmesi, gazın hacminde çok büyük değişiklikler meydana getirir. Bütün gazların genişleme ve sıkışma katsayıları aynıdır. Fakat sıvı ve katıların böyle bir özelliği yoktur. Bu yüzdendir ki, gazlar, katı ve sıvılardan daha kolay incelenir. Hareket halindeki gaz moleküllerinin (taneciklerinin), bulunduğu kabın cidarına (duvarına) çarpması sonucu meydana gelen etkiye, gazın basıncı denir. Bir silindir içindeki gaz, piston ile sıkıştırılırsa pistonun geri itildiği, ilk haline döndürülmek istendiği görülür ki, bu yukarıdaki olayın sonucudur. Pistonu ittirmek için yapılmış olan iş, gazın basıncına karşı yapılmış olan iştir. İzole halde yani çevreden yalıtılmış bir gaz, sıkıştırılınca ısınır. Sıkıştırılmış gaz genişletilirse soğur, yani yine bir iş yapar ve gaz moleküllerinin ortalama hızları düşer. Böylece basınç da azalmış olur.
Gazlar hakkındaki mevcut bilgilerin ana kaynakları, hava üzerindeki ilmi çalışmalar, çeşitli gazların keşfi ve ısıyla ilgili araştırmalardır.
Torricelli, hava ile deneyler yaptı ve atmosfer basıncını keşfetti. 1208'de ilk cıva barometresini yaptı. Pascal ise yüksek yerlerdeki hava basıncının deniz seviyesindekinden daha düşük olduğunu tespit etti. Otto von Guericke de, birbiri ile birleştirilmiş ve içindeki havası boşaltılmış iki yarım kürenin birbirinden ayrılması ile ilgili deneyi yaptı.
Gaz ile ilgili Cümleler
- Satürn kendi ekseni üzerinde çok hızlı dönen çok büyük bir gaz gezegendir.
- Gaz kaçağı var.
- Gaz açık mı?
- Gaz lambasının altı her zaman karanlıktır.
- En son ne zaman bu odada gaz kokusu aldın?
- Nefesinizi tutun! Bu zehirli gaz.
- Göz yaşartıcı gaz odayı doldurdu.
- Daha yüksek gaz fiyatları enflasyona neden oluyor.
Gaz anlamı, tanımı:
Gaz vermek : Coşturmak. motorlu taşıtlarda gaz pedalına basmak. dolduruşa getirmek.
Gaza basmak : Bir işi hızlandırmak. harekete geçirmek veya hızını artırmak için motorlu taşıtın gaz pedalına basmak.
Gaza gelmek : Dolduruşa gelmek.
Gaza getirmek : Birini olmadık bir şey veya hayalî bilgilerle coşturmak, ileri sürmek.
Gaza yüklenmek : Harekete geçirmek veya hızını artırmak için motorlu taşıtın gaz pedalına çokça basmak.
Gaz beton : Kuvarsit, sünger taşı vb. malzeme kullanılarak tuğla biçimi verilmiş beton yapı malzemesi.
Gaz bombası : İçinde, atıldığında canlılara zarar verecek gazlar bulunan bomba.
Gaz boyaması : En son işlem olarak gaz yağına sokularak boyaları sabitleştirilmiş olan başlık, başörtüsü.
Gaz dedektörü : Boru hatlarıyla taşınan gazın kontrol edilen ortamda bulunup bulunmadığını tespit eden cihaz.
Gaz göstergesi : Sıvılaştırılmış petrol gazı ile çalışan motorlu araçlarda gazın düzeyini gösteren alet.
Gazhane : Hava gazı üretilen veya depolanan yer.
Gazışı : Termik etki olmaksızın kendiliğinden görülen ışık.
Gazışıl : Gazışı ile ilgili, gazışı saçabilen.
Gaz ibiği : Gaz lambasının gazın yanması için üzerinde fitil bulunan ağzı.
Gaz korozyonu : Metal yüzeyinde sadece gazların pas oluşmasına yol açması.
Gaz lambası : İçine konan gaz yağını bir fitil yardımıyla yakan, şişeli, türlü biçimlerde lamba, gaz.
Gaz maskesi : Zehirli gazlardan korunmak amacıyla özel olarak yapılmış, ağız ve burnu kapatan gereç.
Gaz ocağı : Gaz yağıyla yanan ocak.
Gazölçer : Belirli basınç altında gelen gazın hacmini ölçmeye yarayan araç, gazometre.
Gaz ölçümü : Gazların hacim, yoğunluk vb. niteliklerinin ölçülmesi, gazometri.
Gaz pedalı : Motorlu taşıtlarda aracın hızını ayarlamaya yarayan aygıt.
Gaz sayacı : İçinden geçen gazın ne kadar olduğunu ölçen araç, doğal gaz sayacı, hava gazı sayacı.
Gaz sobası : İçine konan gaz yağının yanmasıyla ısınan soba.
Gaz taşı : Bileme işinde kullanılan bir tür taş.
Gaz yağı : Ham petrolün 150-250 °C'ler arasında işlenmesiyle elde edilen renksiz veya sarı renkte akaryakıt.
Gaz yuvarı : Atmosfer.
Çürük gaz : Otomobil vb. taşıt araçlarının egzozundan çıkan yanmış gaz.
Doğal gaz : Yer kabuğunun içinde bulunan, yakıt olarak önem sıralamasında ham petrolden sonra ikinci sırayı alan ve petrolün bir cinsi olan yanıcı gaz. Hidrokarbon biriken alanlarda açılan kuyulardan elde edilen, esas itibarıyla metan gazı ile az miktarda propan, bütan vb. daha ağır moleküllü hidrokarbon gazları ve eser miktarda su buharı, hidrojen, karbondioksit ve azot karışımı gaz. Konutlarda ve iş yerlerinde ısınma, üretim ve enerji amacıyla belli bir merkezden kontrollü olarak bir şebeke sistemiyle dağıtılan yanıcı gaz.
Doğal gaz sayacı : Gaz sayacı.
Dökme gaz : Yakıt olarak kullanılmak üzere konutlardaki veya iş yerlerindeki depolara doldurulan sıvılaştırılmış gaz.
Ham gaz : İşlenmemiş gaz.
Tam gaz : Hızla, hızlı olarak.
Tüp gaz : İçine yüksek basınçla sıvılaştırılmış petrol gazı ve bütan gazı doldurulan, ısınmada ve mutfakta kullanılan tüp.
Zehirli gaz : Zehirleyici özelliği bulunan gaz.
Bağırsak gazı : Yemek yerken yutulan havadan veya besinlerin sindirimi sırasında açığa çıkan gazlardan oluşan ve bağırsaklarda biriken uçucu madde.
Bataklık gazı : Metan.
Biber gazı : Toplumsal olaylarda kalabalığı dağıtmak, bireysel savunmada saldırganı etkisiz hâle getirmek amacıyla kullanılan kimyasal madde.
Egzoz gazı : Egzozdan atılan gaz.
Elektron gazı : Boş veya gaz dolu bir ortamda, bir iletkenin içinde dolaşan serbest elektronların tümü.
Gübre gazı : Hayvansal ve bitkisel atıkların oksijensiz ortamda ayrışması sonucu ortaya çıkan gaz karışımı, biyogaz.
Hardal gazı : Deriyi tahriş ederek solunum yollarını ve gözleri etkileyen, yiyeceklerle birlikte alınması durumunda yemek borusu ve bağırsaklarda ağır yaralar açan kimyasal silah.
Hava gazı : Maden kömüründen çıkarılan, yakılarak ışık veya ısı sağlanan gaz. Önemsiz şey. Boş laf.
Hava gazı sayacı : Gaz sayacı.
Kan gazı : Genellikle solunum sıkıntısı çeken kimselerin kanında oksijen yerine bulunan karbondioksit.
Maden gazı : Madende oluşan gaz.
Asal gazlar : Atomlarının dış elektron halkaları tamamıyla veya geçici olarak elektrona doymuş olan helyum, neon, argon, kripton, ksenon gazları, soy gazlar.
Soy gazlar : Asal gazlar.
Tül : Uzunluk. Boylam.
Gaz : Normal basınç ve sıcaklıkta olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılma ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapma özelliğinde olan akışkan madde. Sindirim borusunda, ağızdan yutulan hava ile mayalanma sonucu oluşan uçucu maddelerin karışması. Gaz lambası. Gaz yağı. Doğal gaz. Tül.
Yağı : Düşman, hasım.
Doğal : Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Katıksız, saf. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Yapmacık olmayan.
Gaz ağartımı : Kükürt dioksit veya klor gazı ile ağartma.
Gaz akış hızı : Denetimli atmosferlerin kullanıldığı fırınlarda, gazların fırına giriş hızı.
Gaz akışı : Gazın bir boru içinde bir yöndeki devinimi.
Gaz ayaklığı : Motora yakıt-hava karışımı vermek için ayaklık.
Gaz balonu : Gazları tartmakta kullanılan bir veya daha çok boyunlu küresel cam kap.
Gaz basıncı : (fizik)
Gaz başlık : Petrol yatağının üzerinde bulunan basınçlı gaz katmanı.
Gaz bezi : Bazı balıklarda hava kesesine gaz salgılayan hava kesesinin bezli bölgesi.
Gaz boşluğu : Katılaştırma işleminde gaz kabarcıklarının ortamda kalmasıyla oluşan boşluklar.
Gaz bulutu : Yıldızlar arası boşluklarda bulunan hafif gazlardan oluşmuş bulutlardan her biri.
Diğer dillerde Gaz anlamı nedir?
İngilizce'de Gaz ne demek? : [Gaz] n. gas
adj. gaseous
n. gas, oil, fuel gas, exhalation
Fransızca'da Gaz : [le] gaz
Almanca'da Gaz : n. Blähung, Gas, Wind
Rusça'da Gaz : n. марля (F), газ (M)
adj. газовый

Bu kısımda Gaz nedir? Gaz ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gaz tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gaz hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.