Keyphone türkçesi Keyphone nedir

  • (bilgisayar) gelen aramaların başka dahili hatlara aktarılmasına izin veren ekstra tuşları olan telefon.

Keyphone ingilizcede ne demek, Keyphone nerede nasıl kullanılır?

Keypad : Özel tuş takımı. Klavye. Mini klavye. Miniklavye. Küçük klavye. Tuş takımı. Tuş bloğu.

Keypad application mode : Tuş takımı uygulama kipi.

Keypads : Mini klavye. Küçük klavye. Klavye. Tuş takımı. Tuş bloğu. Keypad. Özel tuş takımı. Miniklavye.

Keypunch : Delgi makinası. Delgi makinesi. Kart zımbası.

Keypunch card : Bk. veri kartı. Delgi kartı.

Numeric keypad : Sayısal tuş takımı. Sayı tuşları bloğu. Sayısal tuş akımı.

Keypunches : Kart zımbası. Delgi makinası. Delgi makinesi.

Keypunching : Delgi makinesi. Delgi makinası. Verileri bilgiişlem araçlarında işleyebilmek üzere özel delgi ya da veri kartlarına aktarma. Delgileme.

Cursor keypad mode : İmleç tuş takımı kipi.

Keypunchers : Kart zımbası. Delgi makinesi. Delgi makinesi çalıştıran kimse.

İngilizce Keyphone Türkçe anlamı, Keyphone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keyphone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lock : Takılmak. Bloke etmek. Kilit. Kilitlemek. Başka amaçla kullanılmakta olduğu için ya da günlenmemiş olduğu için bilginin erişimini ya da kullanımını engelleyen her türlü donanım ya da yazılım tekniği. Bağlamak. (bilgi vb.) erişimi engellemek. Bukle. Kilitlenmek. Kapanmak.

 

Coign : Çıkıntılı köşe. Köşe. Çıkıntı. Dirsek.

Building block : Kentin, birbirine komşu olan, birbirini kesen dört sokağı arasında kalan ve içinden, taşıt dolaşımına açık başka bir yol geçmeyen dörtgen biçimindeki parçası. Yapıtaşı. Çimento bloğu. Ana blok. İmar adası. Yapı taşı. Temel yapı taşı. Temel bölüm. Bina bloğu. Esas element.

Key : Sıkıştırmak. Akort etmek. Uydurmak. Coşturmak. Tutturmak. Açkı. Kilitlemek. Tespit etmek. Boru, burmaç, somun vb. sıkıştırıp gevşetmeye, bir kilidi açıp kapamaya yarayan araç.

Hole : Zor durum. Kodes. Oyuk. Karst yörelerinde, gölova ve kör koyakların tabanında biriken suları çekerek derine aktaran bir tür doğal kuyulara verilen ad. Kazmak. Bir yarıiletkenin buzsul örgüsünde bir eksicik yerinin boş kalması; örgüden başka eksiliklerin; buyeri doldurması bir akım oluşmasına eşdeğerdir. İn. Suyutan. Köşesine çekilmek. Hücre.

Quoin : Duvar köşesi. Köşe. Takoz. Köşe taşı. Kıskı. Duvarın dış köşesi. Dizgi çerçeve takozu.

Arch : Kemer yapmak. Baş. Kabartmak (hayvan sırtını). Kavis yapmak. Eğmeç. Tepeden bakan. En yukarıda. Yay çizdirmek. Hor gören. En yüksek düzeyde.

Headstone : Mezartaşı. Mezar taşı. Temel taşı. Köşe taşı. Köşetaşı.

Keyphone synonyms : coigne.