Kibet nedir, Kibet ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tahta kanepe : Kibetin üstünde yattım.

Kibet tanımı, anlamı

Kibe : İşkembe. Merdiven. Kibe, işkembe

Üstünde : Üstündeki, karşılığı üs'ta.

Kanepe : Birkaç kişinin oturabileceği genişlikte koltuk, çekyat. Genellikle çay ve kokteyller için hazırlanan, peynir, sucuk, salam vb. şeylerle süslenen çok küçük ekmek.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta.

Taht : Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk. Hükümdarlık makamı, hükümdarlık.

Kane : Kiremit. Havuz. Çeşme yalağı. Künk. Hani.

Diğer dillerde Kianizleme anlamı nedir?

İngilizce'de Kianizleme ne demek ? : kyanizing