Known as türkçesi Known as nedir

  • Bu kişiyi herkes – olarak tanır.
  • Gibi bilinen.
  • Olarak bilinen.

Known as ile ilgili cümleler

English: Ali is well known as a singer.
Turkish: Ali bir şarkıcı olarak iyi tanınır.

English: Bergen is known as the city between the seven mountains.
Turkish: Bergen yedi dağ arasındaki kent olarak bilinir.

English: Criminal law, also known as penal law, involves prosecution for an act that has been classified as a crime.
Turkish: Ceza hukuku, ceza yasası olarak da bilinen, bir suç olarak sınıflandırılmış olan bir hareket için takibat gerektirir.

English: A person who follows Islam is known as a Muslim.
Turkish: İslama uyan bir kişi bir müslüman olarak bilinir.

English: A very common type of elbow pain is known as "tennis elbow" in English.
Turkish: Çok yaygın bir tip dirsek ağrısı, İngilizcede " tenisçi dirseği " olarak bilinir.

Known as ingilizcede ne demek, Known as nerede nasıl kullanılır?

Known : Tanınan. Sayılı. Malum. Belli. Ünlü. Muayyen. Bilinilen. Tanınmış. Bilindik. Bildik.

As : İçin. İken. İrken. Rağmen. Dahi. Madem. Olarak. Mademki. Çünkü.

Affectionately known as : Denilen. Adıyla tanınan.

Also known as : Bu isimle de giden. Bu isim altında da tanınan. Namı diğer. A.k.a. Nam-ı müstear. Bu ismi de kullanan.

Came to be known as : -'ın lakabı verilmiş olma. - olarak tanınıyor olma.

Known in advance : Önceden bilinen. Önceden haberi olan.