Koşuntuya gitmek nedir, Koşuntuya gitmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Uyuntuluk etmek, bilinçsizce davranmak.

Koşuntuya gitmek kısaca anlamı, tanımı

Gitme : Gitmek işi

Gitmek : Bir yere doğru yönelmek. Yeter olmak, yetmek, yetişmek. Herhangi bir durumda olmak. Ölmek. Bir yerden veya bir işten ayrılmak. Dayanmak. Değerlendirmek, saymak, karşılamak. Çıkmak, ulaşmak. Götürülmek, gönderilmek. Makine, işlemek, çalışmak. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak. Sürmek, devam etmek. Geçmek. Yürümek, yol almak. Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak. Yakışmak, yaraşmak. Satılmak. Yapmak. Başvurmak, yapmak. Bir şey zarar görmüş olmak. Tüketilmek, harcanmak. Yok olmak, elden çıkmak.

Koşu : Koşma. Koşarak yapılmış olan yarış. At yarışı.

Koşun : Asker, yan yana durmuş asker dizisi, saf. Koşu, yarış. Yan yana dizilmiş insanların oluşturduğu dizi.

Koşuntu : Bir adamın yanında bulunanlar, yardakçılar, tayfa.

Bilinçsizce : Bilinçsize yakışır biçimde olan, şuursuzca. (bilinçsi'zce) Bilinçsiz bir biçimde, şuursuzca.

Davranmak : Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak. Bir şeye el atmak, girişmek. Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak.

Bilinçsiz : Bilinci olmayan, şuursuz. Kendi etkinliğini eleştirmeli bir biçimde sezmeyen, şuursuz.

 

Davranma : Davranmak işi.

Uyuntulu : Kişiliksiz, onun bunun ardına takılan, serseri, tembel, uyuşuk (insan ve hayvan için).

Davran : “. “Hazır ol, hazırlan” anlamında kullanılan bir isim. “İşe giriş, el at, başla” anlamında kullanılan bir isim. Hazırlık.”.

Uyuntu : Uyuşuk, tembel, miskin.

Bilinç : İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur. Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur. Temel bilgi, temel görüş.

Bilin : Balçık ve elenmiş saman karıştırılarak yapılan, tahıl saklamaya yarayan kap.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Davra : Saban kılıcını sıkan çivi.

Bili : Bilgi.

Etme : Etmek işi.

Uyun : Boyun bükme, yakarma, dilenme. Yoğurt.

Diğer dillerde Koşulsuz yargı anlamı nedir?

İngilizce'de Koşulsuz yargı ne demek ? : categorical judgement