Kohls türkçesi Kohls nedir

Kohls ingilizcede ne demek, Kohls nerede nasıl kullanılır?

Kohl : Sürme (göz). Rastık. Buğday, mısır ve arpa gibi tahıllarda mantarların neden olduğu, kurum görünümündeki sporların tahıl tanelerinin içine girip zarar vermeden başak oluşumuna kadar bitki içinde büyümesi ve başak çıkarken tane oluşumunu engelleyen hastalık. Sürme.

Kohlrabi : Kıvırcık lahana. Yer lahanası. Alabaş. Yerlahanası.

Kohlrabies : Yer lahanası.

Kohinoor : 106 karat ağırlığında ünlü hint elması (ingiliz saray mücevherlerinden bir parça). 1849'da ingiltere tacına konulan meşhur hint elması. Pek kıymetli şey.

Walter kohn : 1998 nobel kimya ödülü sahibi. Kaliforniya üniversitesi'nde kimyager (santa barbara, abd).

Yokohama : Japon liman şehri.

İngilizce Kohls Türkçe anlamı, Kohls eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kohls ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bunted : Tos vurma. Yavaşça vurmak (beyzbol). Tos. . Balık ağı. Hamaylı. Ters luping. Yelken eteğinin orta yeri.

Kohl : Buğday, mısır ve arpa gibi tahıllarda mantarların neden olduğu, kurum görünümündeki sporların tahıl tanelerinin içine girip zarar vermeden başak oluşumuna kadar bitki içinde büyümesi ve başak çıkarken tane oluşumunu engelleyen hastalık.

 

Cursors : Kursör. Işıklı gösterge. Kürsör. İbre. Körsır. Gösterge. Sürgü. İmleç.

Application : Kullanım. Başvuru. Başvuru formu. Kumaşı, deriyi vb. üzerlerine renkli kumaş parçaları ya da başka bezeyici gereçleri yapıştırma, ekleme, dikme yoluyla yamayarak bezeme. İstida. Halkın, geleneksel yollarla edindiği ya da dış ülkelerden ödünç alarak benimsediği oluşumlarla doğrudan doğruya kendisinin uyguladığı işlemlerden her biri. bk. uygulamalı halkbilim, uygulamalı insanbilim. Tatbik. Özen. Anamal paylarına katılabilmek amacıyla yazılı olarak yüklenimde bulunulması.

Deportation : Sınırdışı etme. Müebbet sürgün. Sürgüne gönderme. Sınır dışı etme. Sınır dışına çıkarma. Yabancı uyruklu birinin bir ülke veya devletten kanun gücüyle çıkarılması. Sınırdışı. Sürgün. Tehcir.

War paint : Makyaj. Makyaj malzemesi. Savaş boyası. En iyi giysi.

Bunts : Balık ağı. Hamaylı. Tos. Yavaşça vurmak (beyzbol). Tos vurma. Ters luping. Tos vurma (keçi). Yelken eteğinin orta yeri. Ağ.

Make up : Düzmek. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Boyanmak. Makyajı uygulama işi. Yüz boyama. Resmegiderliği sağlamak, belli bir tipi yaratmak ya da yalnızca bazı düzeltmeler yapmak üzere oyuncunun yüzünde ve başka örgenlerinde yapılan boyama ve değiştirmeler. Telafi etmek. Hazırlamak. İcat etmek. Toparlamak.

Continuations : Uzatma. Devam etme. Temdit. Sürdürme. Devam. Zeyil. İdame. Süreklilik. Arka.

Kohls synonyms : eye liner, cursor, mascara, makeup, mascaras, deportations, bunt, applications, germinates, dabbing, germinate, driving, continuation.