Bunts türkçesi Bunts nedir

  • Topa hafif vurma (baseball terimi).
  • .
  • Yelken eteğinin orta yeri.
  • Sürme.
  • Tos vurma (keçi).
  • Yavaşça vurmak (beyzbol).
  • Ters luping.
  • Tos.
  • Hamaylı.
  • Tos vurma.
  • Balık ağı.

Bunts ingilizcede ne demek, Bunts nerede nasıl kullanılır?

Bunt : Yavaşça vurmak (beyzbol). Balık ağı. Tos. Sürme. Tos vurma (keçi). Ters luping. Topa hafif vurma (baseball terimi). Tos vurma. Gırgır ağlarında balıkların toplanıp sıkıştırıldığı ve daha kuvvetli materyalden yapılan, torba, çevirme ağlarında balığın toplanıp gemiye alınan, tor ağına göre daha küçük gözlü olan ağ kısmı. Bocilik.

Bunted : Balık ağı. Hamaylı. Ağ. Tos. Tos vurma. Sürme. Yelken eteğinin orta yeri. Yavaşça vurmak (beyzbol). Ters luping.

Bunter : Görgüsüz (kadın). Topa hafifçe vuran kimse. Alacalı kumtaşı. Orta avrupa üçlüsünün alt katı. (hemen hepsi karasaldır.). Yavaşça bir topa vuran oyuncu. Görgüsüz veya tuhaf kadın (esasen sokaktaki eski püsküleri toplayan bir kadın).

Bunters : Görgüsüz (kadın). Görgüsüz veya tuhaf kadın (esasen sokaktaki eski püsküleri toplayan bir kadın). Topa hafifçe vuran kimse. Yavaşça bir topa vuran oyuncu.

Bunting : Çinte. Şal. Tos vurma. Bebek tulumu. Bayraklık kumaş. Kirazkuşu. Bayramlarda asılan flama. Bayraklar. Kiraz kuşu.

 

Reed bunting : Bataklık çintesi. Bataklık kiraz kuşu. Bataklık kirazkuşu. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, kiraz kuşugiller (emberizidae) familyasından, 15 cm kadar uzunlukta, erkek ve dişisi farklı, ergin erkekte başın tepesi ve yanları ile arkası, gerdan ve gerdanın altı siyah olan, bataklık ve sazlıklarda, ıslak çayırlarda, akarsu ve göllerin çevresindeki söğütlüklerde yaşayan, göçmen olanları kışı kuzeybatı afrika, kuzey arabistan, güney ve güneybatı asya’ da geçiren bir tür. sazlık yelvesi. Sazlık yelvesi.

Black headed bunting : Ortolan kirazkuşu. Kara başlı kiraz kuşu. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kaşlar (passeriformes) takımının, kiraz kuşugiller (emberizidae) familyasından, 16.5 cm kadar uzunlukta, ergin erkeklerde tepe ve başın yanları siyah, gerdan, boyun yanları, göğüs ve karın sarı, sırt ve kuyruk pas rengi, seyrek ağaçlı fundalık ve çalılık ova ve yamaçlarda yaşayan bir tür.

Little bunting : Küçük kirazkuşu. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, kiraz kuşugiller (emberizidae) familyasından, 13.5 cm kadar uzunukta, akarsu, göl ve bataklık çevrelerindeki fundalıklarda, söğütlüklerde ve tundralarda yaşayan bir tür. cüce yelve. Küçük çinte. Küçük kiraz kuşu.

Cinerous bunting : Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, kiraz kuşugiller (emberizidae) familyasından, 16.5 cm kadar uzunlukta, ergin erkeklerde başın tepesi, yanları ve ensesi kükürt yeşili, gri, gerdan ve göğüs çevresi sarı, boynun yanları ve göğüs kül rengi, karnı kirli beyaz renkte, bitki örtüsü az kurak, taşlık dağlarda yaşayan bir tür. anadolu kiraz kuşu, gri kiraz kuşu. Boz kiraz kuşu.

 

Ortolan bunting : Kirazkuşu. Kiraz kuşu. Bayağı kiraz kuşu. Bayağı kirazkuşu. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, kiraz kuşugiller (emberizidae) familyasından, 16.5 cm kadar uzunlukta, bol ağaçlı, etrafı çalılı tarlalarda, bahçelerde, yol boylarındaki ağaçlarda yaşayan, erkeğinin ve dişisinin görünümü farklı olan bir tür. ortolan.

İngilizce Bunts Türkçe anlamı, Bunts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bunts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Continuation : Borsada bir alışverişin gününü uzatma. borsada bir alışverişin gününü uzatmak için ödenen para. Süreklilik. Zeyil. İdame. Temdit. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Devam. Arka. Devam etme.

Gill net : Uzatma ağı. Ziyde. Balıkları solungaçlarından yakalamayı sağlayan ağ gözleri ile dik olarak suya asılan balık ağı. Galsama ağı. Deniz, göl ve akarsuların genişleme yaptıkları bölgelerine bırakılarak av yapan ağlar. Sade ağ. Mantar ve kurşun yaka arasına donatılan, balıkları galsamalarından yakalayan, seçicilik özellikleri yüksek olan tek kat ağlar, sade ağ. Sıkı dokunmuş balık ağı. Solungaç ağı.

Gin : Tuzak. Pamuğu çırçırdan geçirmek. Tuzağa düşürmek. Çırçır makinesi. Cin. Ardıç rakısı. Pamuğun çekirdeklerini ayıklamak. Asil yerli kadın (avustralya ingilizcesi). Maçuna. Cin içki.

Crotches : Pantolon ağı. Apış. Çatal (ağaç). Apışlık. Çatal ağaç. Kasık. Ağ kısmı. Dal ile gövdenin birleştiği yer. Kalça. Çatal.

Shoulder belt : Omuz kayışı. Emniyet kemeri.

Cobweb : Örümcek ağının teli. Hile. Tuzak. Temizlenmesi gereken pislik. Kuruntu. Dayanıksız şey. Örümcek ağı. Örümcek.

Deportations : Sürgün. Tehcir. Müebbet sürgün. Sürgüne gönderme. Sınırdışı etme. Sınırdışı. Yabancı uyruklu birinin bir ülke veya devletten kanun gücüyle çıkarılması. Sınır dışı etme.

Fishing net : Balıkçı ağı.

Butt : Dipçik. Uç uca birleştirmek. Tos vurmak. Süsmek. İzmarit. Maskara. Kafa atma. Kafa atmak. Dip kısım.

Dragnets : Sualtı tarama ağı. Dip tarama ağı. Gırgır. Küçük balıkları yakalamak için kullanılan bir ağ. Trol ağı. Çakar. Polis kuşatması.

Bunts synonyms : driving, bunt, cursor, cursors, application, dabbing, strike, filet, trammel nets, butting, fishnets, grating, filets, amulets, graticule, amulet, fileting, bunting, headbutt, hitting, butts, fishnet, germinate, crotch, germinates, deportation, dragnet, continuations, eye liner, trammel net, hit, applications, striking.