Kraal türkçesi Kraal nedir

  • Çitle çevrilmiş ağıl (afrika terimi).
  • Yerli köyü (afrika terimi).
  • Yerli köyü.
  • Ağıl.

Kraal ingilizcede ne demek, Kraal nerede nasıl kullanılır?

Kraals : Yerli köyü (afrika terimi). Yerli köyü. Çitle çevrilmiş ağıl (afrika terimi). Ağıl.

Kra : Maymunlar (primates) takımının eski dünya maymunugiller (cercopithaecidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, 50 cm kadar kuyruğu olan, iyi yüzen, toplu halde ağaçlarda yaşayan bir tür. Java makakı.

Kraft : Kraft kağıdı. Koyu renkli sağlam ambalaj kağıdı. Sülfat hamurundan yapılan ambalaj kağıdı. Ambalaj kağıdı. Dayanıklı ambalaj kağıdı.

Kraft paper : Ambalaj kağıdı. Koyu renkli sağlam ambalaj kağıdı. Kraft kağıdı.

Krafts : Kraft kağıdı. Ambalaj kağıdı. Dayanıklı ambalaj kağıdı. Sülfat hamurundan yapılan ambalaj kağıdı. Koyu renkli sağlam ambalaj kağıdı.

Krait : Pama. Zehirli bir asya yılanı. Kobra familyasına ait olan birkaç zehirli yılandan herhangi biri (güneydoğu asya'ya özgü olan). Pullu sürüngenler (squaniata) takımının, kobragiller (elapidae) familyasından, 175 cm kadar uzunlukta, çok zehirli, doğu hindistan, seylan ve çin'de yaşayan bir yılan türü.

Krause corpuscle : Bağ dokuda ve derinin stratum papillare katmanında bulunan soğuk, sıcak ve dokunum duyusunu alan sinir sonlanmaları. Krause cisimciği.

 

Kraits : Zehirli bir asya yılanı. Kobra familyasına ait olan birkaç zehirli yılandan herhangi biri (güneydoğu asya'ya özgü olan).

Kraken : Deniz canavarı (norveç). İskandinav deniz canavarı.

Krantz : Soyadı.

İngilizce Kraal Türkçe anlamı, Kraal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kraal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Corrals : Tutmak. Kuşatmak. Yakalamak. Konak yeri. Büyükbaş koyun ağılı. (bir yere) sokmak. Toplamak. Etrafı çevrili yer. Toparlamak.

Aureole : Atmosfer. Işık halkası. Ayla. Bir gökcismini saran ışıklı halka. Işık aylası. Hale.

Halation : Hale. Duyarkatın üzerine gelen ışığın tabana çarpıp yansıyarak aynı duyarkatı ikinci kez etkilemesinden doğan ve görüntülerdeki çok ışıklı nesneleri çevreleyen ışıklı teker. fosforlu özdeklerin bulunduğu bazı alıcı ışıtaçlarından dolayı televizyon görüntülerinde ortaya çıkan aynı durum. Donukluk. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Halo. Hale oluşumu. Halasyon.

Aureoles : Atmosfer. Ayla. Hale. Işık halkası.

Coronas : Belirli hava şartlarında güneşin veya ayın etrafında beliren ışık çemberi. Taç. Sıçan oluğu. Damlık. Hale. Ayla. Korona. Tepe. Taç şeklinde yapı. Doruk.

Cot : Bebek beşiği. Kulübe. Baraka. Portatif karyola. Genellikle çocuklar için. Örtü. Küçük kulübe. Yatacak yer hazırlamada kolaylık sağlayan küçük yatak. Çocuk karyolası.

Cotes : Kümes. Kulübe.

Pen : Kağıda dökmek. Kümes. Dolmakalem. Tükenmez kalem. Yazı üslubu. Kalemi ele alıp yazmak. Hapsetmek. Kaleme almak. Mürekkepli kalem.

 

Cots : Portatif karyola. Küçük kulübe. Bebek karyolası. Kümes.

Kraal synonyms : kraals, cote, glorias, aureolas, corona, village, compounds, corral, hamlet, barn, aureola.

Kraal ingilizce tanımı, definition of Kraal

Kraal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A collection of huts within a stockade. A village. Sometimes, a single hut.