Kraken türkçesi Kraken nedir

  • İskandinav deniz canavarı.
  • Deniz canavarı (norveç).

Kraken ingilizcede ne demek, Kraken nerede nasıl kullanılır?

Krakens : İskandinav deniz canavarı.

Muckrake : Skandal yaratmak. Rezaletleri ortaya çıkarmak. Skandalı gözler önüne sermek. Skandalı meydana çıkarmak. Skandal çıkaran araştırmacı. Gübre tırmığı. Çamur atmak (önemli birine). Rezaleti meydana çıkarmak.

Muckraked : Rezaletleri ortaya çıkarmak. Rezaleti meydana çıkarmak. Çamur atmak (önemli birine). Skandalı meydana çıkarmak. Gübre tırmığı. Skandal çıkaran araştırmacı. Skandalı gözler önüne sermek.

Muckraker : Kurum veya işletmelerdeki yolsuzlukları ifşa etmeyi hedefleyen gazeteci. Haksızlıkları ortaya çıkaran kişi. Skandal haberciliği yapan gazeteci. Skandal habercisi. Skandalı gözler önüne sermek.

Muckrakers : Skandalı gözler önüne sermek. Kurum veya işletmelerdeki yolsuzlukları ifşa etmeyi hedefleyen gazeteci. Haksızlıkları ortaya çıkaran kişi. Skandal habercisi. Skandal haberciliği yapan gazeteci.

Kraal : Yerli köyü. Çitle çevrilmiş ağıl (afrika terimi). Ağıl. Yerli köyü (afrika terimi).

Kraft paper : Kraft kağıdı. Koyu renkli sağlam ambalaj kağıdı. Ambalaj kağıdı.

Krafts : Koyu renkli sağlam ambalaj kağıdı. Ambalaj kağıdı. Kraft kağıdı. Dayanıklı ambalaj kağıdı. Sülfat hamurundan yapılan ambalaj kağıdı.

 

Muckraking : Kurum veya işletmelerdeki yolsuzlukları ifşa etmeyi hedefleyen yayıncılık politikası. Rezaletleri ortaya çıkarmak.

Kraft : Sülfat hamurundan yapılan ambalaj kağıdı. Kraft kağıdı. Dayanıklı ambalaj kağıdı. Ambalaj kağıdı. Koyu renkli sağlam ambalaj kağıdı.

İngilizce Kraken Türkçe anlamı, Kraken eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kraken ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bring round : Ayıltmak. Döndürüp dolaştırıp aynı konuya getirmek. Getirmek (konuyu). İkna etmek. Kendine getirmek. Düşüncesinden caymasını sağlamak. Düşüncesini değiştirtmek. İnancından döndürmek. Hayata döndürmek. Tekrar hatırlatmak (kötü anı vb).

Change : Tebdil etmek. Değişikliğe gitmek. Değiştirmek. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Üzerini değişmek. Bozdurmak. Değişmek. Para bütünlemek. Dönüşmek. Değişiklik.

Injured : İnciniş. Mağdur. Dargın. Yaralı. Zarar gören. Zarar görmüş. Yaralanmış. Mecruh. Kırgın. Mutazarrır.

Modify : Değiştirme. Değişiklik yapmak. Değiştirmek. Bilgisayar, gitar, ekonomi alanlarında kullanılır. Nitelemek. Bir tüzenin temelini, bir nesnenin biçimini, özelliğini değiştirme. Değişmek. Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Azaltmak. Tadil etmek.

Alter : Değiştirmek. Değişiklik yapmak. Başka türlü olmak. Hadım etmek (hayvan). Kısırlaştırmak. Başkalaştırmak. Değişiklik geçirmek. Hadım etmek. Başkalaşmak.

Imperfect : Hatalı. Noksan. Eksik. Defolu. Kusur. Uygulanmaz. Tamamlanmamış. Fiil kipinin gösterdiği oluş ve kılışın geçmiş zamanda gerçekleştiğini bildiren birleşik çekim türü. asıl fiilin kipleri ile i- fiilinin görülen geçmiş zamanının veya ekleşmiş şeklinin birleşmesi ile ortaya çıkar. emir dışındaki bütün kiplerin bir hikaye biçimi vardır: || geniş zamanın hikayesi: oku-r-du-m, oku-r-du-n vb. || şimdiki zamanın hikayesi: oku-yor-du-m, oku-yor-du-n vb. || görülen geçmiş zamanın hikayesi: oku-du-y-du-m, oku-du-y-du-n vb. || duyulan geçmiş zamanın hikayesi: oku-muş-tu-m, oku-muş-tu-n vb. || gelecek zamanın hikayesi: oku-y-acak-tım, oku-y-acak-tı-n vb. || şartın hikayesi: oku-sa-y-dı-m, oku-sa-y-dı-n vb. || istek şeklinin hikayesi: oku-y-a-y-dı-m, oku-y-ay-dı-n vb. || gereklilik şeklinin hikayesi: oku-malı-y-dı-m, oku-malı-y-dı-n vb. Bozuk. Kusurlu.

 

Waken : Uyandırmak. Gözünü açmak. Anlamak. Uyarmak. İkaz etmek. Farkına varmak. Körüklemek. Canlandırmak. Uyanmak. Görmek.

Wake : Uyandırmak. Gemi izi. Ölünün başında beklemek. Rüzgar çıkması. Sabahlama. Dümen suyu. Canlanmak. Uyanık kalmak. Canlandırmak. Ölüyü bekleme.

Wake up : Uyan. Gözlerini açmak. Uykudan kalkmak. Canlanmak. Uyandırmak. Uyanmak. Uykudan uyanmak. Kendine gelmek.

Rouse : Kışkırtmak. Uyarmak. Canlandırmak. Telaşlandırmak. Yatağından çıkarmak. Uyanmak. Harekete geçirmek. Tahrik etmek. Canlanmak. Çalkalamak.

Kraken synonyms : reawaken, bring back, call, wholeness, damaged, unsound, bring to, integrity, bring around, krakens, unity, arouse.

Kraken zıt anlamlı kelimeler, Kraken kelime anlamı

Cause to sleep : Uyumasına neden olmak.

Anesthetize : Narkoz vermek. Uyuşturmak. Bayıltmak. Anestezi yapmak. Duyumsuzlaştırmak. Uyutmak.

Perfect : Tamamlamak. Mükemmelleştirmek. Eksiksiz. Kusursuz yapmak. Görülen geçmiş zaman kipi. Dört dörtlük. Bitirmek. Berkemal. Yetkin.

Kraken antonyms : uninjured, sound, unbroken, undamaged.

Kraken ingilizce tanımı, definition of Kraken

Kraken kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fabulous Scandinavian sea monster, often represented as resembling an island, but sometimes as resembling an immense octopus.