Wake up türkçesi Wake up nedir

Wake up ile ilgili cümleler

English: "If you're tired, why don't you go to sleep?" "Because if I go to sleep now I will wake up too early."
Turkish: "Yorgunsan niye yatmıyorsun?" "Çünkü şimdi yatarsam çok erken kalkarım"

English: Don't wake up the sleeping child.
Turkish: Uyuyan çocuğu uyandırma.

English: Ali is going to wake up pretty soon.
Turkish: Ali çok yakında uyanacak.

English: Ali didn't wake up until late in the afternoon.
Turkish: Ali öğleden sonra geç saatlere kadar uyanmadı.

English: Birds usually wake up early in the morning.
Turkish: Kuşlar genellikle sabah erken uyanır.

Wake up ingilizcede ne demek, Wake up nerede nasıl kullanılır?

Wake : Uyanık kalmak. Geminin suda bıraktığı iz. Uyanmak. Ölünün başında beklemek. Sabahlamak. Canlandırmak. Ölüyü bekleme. Harekete geçirmek. Uyandırmak. Körüklemek.

Wake up and smell the coffee : Durumun aslını gör. Uyan sabah oldu. Gerçekle yüzleş. Uyan da balığa gidelim. Uyan da balığa çıkalım. Uyan da kahveyi kokla. Gerçekleri gör.

Wake up early : Erken kalkmak.

Wake up signal : Uyandırma sinyali.

Afraid to wake up : Uyandırmaktan korkmuş. Uyandırmaktan korkan.

İngilizce Wake up Türkçe anlamı, Wake up eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Wake up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In keeping : Bağdaşan.

Come to life : Tepki göstermek. Canlandırmak. Ayrılmak. Ayılmak. Hızlanmak. Hayat kazanmak. Var olmaya başlamak. Bilincini yeniden kazanmak.

Latch on : İdrak etmek. Yeni fikirler benimsemek. Çakozlamak. Bir konuyu kavramak. Yeni fikirler bulmak. Karşısındakinin ne dediğini (sonunda) anlamak. Anlamak. Yeni fikirler ortaya atmak. Jetonu düşmek.

Find oneself : Potansiyelini ortaya çıkarmak veya rüyalarını gerçekleştirmek. Kendi yeteneklerinin farkına varmak. Kendini bulmak. Kendini anlamak. Kendini keşfetmek.

Call : Çağrıda bulunmak. Davet etmek. Söylemek. Telefon etmek. Çağrı. Aramak (telefon). Adamla getirtme. Çağırmak. Adlandırılmak. İddia etmek.

Awake from sleep : Uykusundan uyanmak. Uykusundan kalkmak.

Brisk : Sert (hava). Hareketlendirmek. Faal. Enerjik. Çevik. Canlı. Hareketli. İstenilen hızda hareket eden. Canlandırmak.

Pertaining to : -e uyan. -e ile ilgili olarak. Yakışan. İle ilgili.

Gather oneself up : Kendini toparlamak.

Wake up synonyms : abraid, bestir oneself, awoke, perk, observant, regardful, perking, behave oneself, blossomed, conforming, conjure up, compose oneself, awoken, correspond to, awakenings, suitable, disabuse, awakes, be born, correspondent, unblind, brightening, come alive, arouses, brightens, awakens, brighten up, awaken, corresponding to, be oneself again, arouse, brightening up, come round to.