Kurşunlamak nedir, Kurşunlamak ne demek

  • Kurşunla kaplamak.
  • Kurşunla mühürlemek.
  • İçinde kurşun bulunan silahla ateş etmek, vurmak

"Kurşunlamak" ile ilgili cümle

  • "Kubbeyi kurşunladılar."
  • "Damacanayı kurşunlamak."

Kurşunlamak anlamı, kısaca tanımı:

Kurşunlama : Kurşunlamak işi.

Kurşun : Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlarda kullanılan mermi. Atom numarası 82, atom ağırlığı 207,21, yoğunluğu 11,3 olan, 327,4 °C'de eriyen, yumuşak ve bükülgen, mavimtırak esmer renkte bir element (simgesi Pb). Bu elementten yapılmış.

Kaplamak : Çepeçevre sarmak, kuşatmak. Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek. Doldurmak. Her yanını örtmek, istila etmek. Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek. Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak. Doldurmak. Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanmış yüzeylere yapıştırmak. Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak. Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak.

Mühürlemek : Bir şeyin üzerine açıldığında belli olması için yetkili makamlarca yapıştırılan kırmızı muma mühür basmak. Yasalara, ahlak ve sağlık kurallarına aykırı görülen iş veya eğlence yerlerinin çalışmasını durdurmak amacıyla, kapısının açılmasını engellemek için uygun yere mumu yapıştırıp üzerine mühür basmak, kapatmak. Bir yazı, belge vb.nin doğruluğunu veya kabul ve onayını belirtmek amacı ile altına mühür koymak, mühür basmak.

 

Silah : Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç. Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç. Bir konuda etkili her şey.

Ateş : Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Tehlike, felaket. Büyük üzüntü, acı. Öfke, hırs, hınç. Coşkunluk. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Patlayıcı silahların atılması. Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Tutuşmuş olan cisim.

Vurmak : Sırtına, omzuna yerleştirmek. Çıkmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Çarpma işlemini yapmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Tavla oyununda pulu kırmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Sürmek. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Hızla çarpmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Dokunmak, hasta etmek. Olumsuz yönde etkilemek. Kadeh tokuşturmak. Manevi olarak yaralamak. Olduğundan başka biçimde görünmek. Bağlama, ilişkilendirmek. Desteklemek, dayamak. Silahla yaralamak, öldürmek. Uygulamak, basmak, koymak. Takmak, koymak, bağlamak. Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. İçki içmek. Hızla değmek, çarpmak. Duyulmak, hissedilmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak.

Diğer dillerde Kurşunlamak anlamı nedir?

İngilizce'de Kurşunlamak ne demek? : to cover with lead; to shoot

Fransızca'da Kurşunlamak : couvrir de plomb, plomber; tirer, fusiller

Almanca'da Kurşunlamak : verbleien, schiessen

Rusça'da Kurşunlamak : v. пломбировать, расстреливать, расстрелять