Laborer türkçesi Laborer nedir

Laborer ile ilgili cümleler

English: We saw laborers blasting rocks.
Turkish: Kayaları patlatan işçiler gördük.

English: The laborers are murmuring against their working conditions.
Turkish: İşçiler çalışma şartlarına karşı söyleniyorlar.

English: The laborers formed a human barricade.
Turkish: İşçiler bir insan barikatı kurdu.

Laborer ingilizcede ne demek, Laborer nerede nasıl kullanılır?

Casual laborer : Geçici işçi. Gündelikçi.

Day laborer : Gündelik işçi. Gündelikçi işçi. Günlük olarak çalışan ve günlük ücret alan kimse (genellikle vasıfsız işçi). Günlük işlerde çalışan işçi. Gündelikçi. Ayrıca day labourer olarak da yazılır.

Farm laborer : Rençper. Çiftlik işçisi.

Foreign laborer : Yabancı işçi. Çalışmak amacıyla vatandaşı olduğu ülke dışındaki bir başka ülkeye giden işçi.

Manual laborer : Ağır işçi. Beden işçisi.

Labor and management : İşçi ve işveren.

Skilled laborer : Usta işçi. Kalifiye işçi. Nitelikli işçi. Uzman işçi.

Belabored : Lafı uzatmak. Pataklamak. Benzetilmiş. Saldırılmış. Dövmek. Kötü dövülmüş. Üzerinde fazla durmak. Uzatmak. Benzetmek. Saldırıya uğramış.

Labored breathing : Solunum yetmezliği. Nefes darlığı. Zor nefes alma. Dispne.

 

Unlabored : Çalışılmamış. Kolay. Rahat. İşlenmemiş.

İngilizce Laborer Türkçe anlamı, Laborer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laborer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cottager : Ufak evde oturan. Köylü. Sayfiye evinde oturan kimse.

Charladies : Temizlikçi kadın. Hizmetçi kadın. Temizlikçi. Hizmetçi. Hademe (kadın). Gündelikçi kadın.

Muleteer : Katırcı.

Homeworker : Evde çalışan. Evde çalışmak üzere istihdam edilen kimse (bir fabrika veya başkaca bir işyeri aksine).

Cottar : Kiracı çiftçi. Çiftlik işçisi. Köylü çiftçi. Ağaç çivi. İğne.

Lumberjack : Oduncu. Ağaç kesen kimse. Ormanda ağaç kesen kimse.

Men : İşçiler. Uşak. Beyaz adam. Erkekler. Adamlar. Oyun taşı. Er. Adam. İnsan.

Porter : Taşıyıcı. Başkalarına ilişkin yük ve nesneleri beden gücüyle taşıyan kişi. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Siyah bira. Kapıcı. Portör. Hastalık etkenini vücudunda taşıyan canlı, portör. Küfeci. Ücretle yük taşıyan kimse. Hastalık etkenlerini vücutlarında barındıran ve çeşitli yollarla etrafa saçan hayvanlara verilen ad.

Hobos : Gezici rençber. Avare. Kaldırım mühendisi. Baldırı çıplak. Gezici rençper. Boş gezenin boş kalfası. Aylak. Berduş. Hayta.

Hand : El. Uzatmak. Elle vermek. Hand. Yakalamak. Yardım etmek. Vermek. Biyoloji, jimnastik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Atın yüksekliğini ölçmede kullanılan ve 10 cm’ye eşdeğer olan ölçü birimi. Devretmek.

Laborer synonyms : tracklayer, mule skinner, hod carrier, hired man, dock walloper, rail splitter, gandy dancer, agricultural laborer, platelayer, mule driver, working person, section hand, dock worker, workingman, oars, employe, charwomen, farm hand, workman, hoboes, labourers, oar, farmer, proletarians, jobholders, skinner, labour, dishwasher, proles, farm laborer, navvy, labourer, miner.

 

Laborer ingilizce tanımı, definition of Laborer

Laborer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A person who does work that requires strength rather than skill, as distinguished from that of an artisan. One who labors in a toilsome occupation.