Lacc türkçesi Lacc nedir

  • Otonomiyi destekleyen ülkelere yardım sağlayan komite.
  • Yerel yardım koordinasyon komitesi.

Lacc ingilizcede ne demek, Lacc nerede nasıl kullanılır?

Laccase : Lakkaz.

Laccolith : Mantarsı kayaç. Üzerinde bulunan toprağın kabarmasına neden olan yer altında oluşan volkanik kayaç kitlesi. Mercek biçiminde ve örtü katmanlarını kabartmış, tabanı düz ve bir kanalla magma haznesine bağlı magma kütlesi. Lakolit.

Laccoliths : Mantarsı kayaç. Lakolit. Üzerinde bulunan toprağın kabarmasına neden olan yer altında oluşan volkanik kayaç kitlesi.

Flaccid : Sarkık. Zayıf. Flasid. İradesiz. Gevşek. Yumuşak.

Flaccid hip : Gevşek kalça. Kalça eklemi displazisi.

Lac dye : Reçineli boya. Lak boyası.

Lac wax : Reçineli mum.

Lac operon : E.coli'de laktoz metabolizmasını düzenleyen operon. Lac operon.

Polacca : 17. yüzyılda kullanılan bir yelkenli gemi.

Flaccidus : Gevşek, zayıf, yumuşak olan. Flaksidus.

İngilizce Lacc Türkçe anlamı, Lacc eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lacc ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tightness : Zorluk. Sıkılık. Gerginlik. Sızdırmazlık. Yokluk. Azlık. Kesatlık. Su sızdırmazlık. Hasislik. Darlık.

Exclude : Saymamak. Hesaba katmamak. İçeri almamak. Dışlamak. Kapsamdan çıkarmak. Dahil etmemek. Hariç tutmak. Kovmak. Önlemek. Dışarıda bırakmak.

 

Famine : Sıkıntı. Açlık. Kıtlık. Bir toplumda, bir toplumsal kümede nüfusun bir bölümünün yaşamda kalabilmek için gerekli olan ölçüde beslenememesi ve bu yüzden ölüme gitmesi olgusu. Yokluk.

Deficit : Gelirin gideri karşılamaması durumu. bk. gedik. Dezavantaj. Açık (mali). Tecim işlerinde ve genel olarak ödenekliklerde o kuruluşun gelirleriyle giderleri arasındaki olumsuz-dengesizlik, giderin gelirden fazla olması. kasa, ambar, mal değerlerinin sayım sonucu yazılımlara göre eksik çıkması. Açık. Eksiklik. Kasa açığı. Açık (hesaplarda). Eksik. Açık hesap.

Shortage : Eksıklık. Eksik. Eksiklik. Yokluk. Noksan. Darlık. Açık. Sıkıntı. Noksanlık. Cari fiyattan arzın talebe cevap vermemesi.

Absence : Bulunmama. Eksiklik. İşe gelmeme. Uzakta olma. Dalgınlık. Yitiklik. Bulunmayış. Gıyap. Kaybolma. Devamsızlık.

Stringency : Sıkıntı. Şiddet. Kesat. Sıkılık. Darlık. Sıkışıklık. Para darlığı. Sertlik.

Shortness : Kısalık. Küçüklük. Darlık. Kısa boyluluk. Sertlik. Yetmezlik. Bücürlük. Noksanlık. Eksiklik. Gevreklik.

Need : Gereksemek. Yoksulluk. -e muhtaç olmak. Gereksinim. Gereksinme. -mesi gerekmek. İhtiyaç duymak. Karşılandığında haz, karşılanmadığında acı ve hüzün veren; karşılandıkça şiddetini kaybeden; zaman içinde kendini tekrarlayan; alışkanlık haline gelebilen; sınırsız ve öznel olan duygu. İnsanın yaşaması, gelişmesi, üremesi, sağlığını koruması, doğal ve toplumsal çevreye uyabilmesi için gereken şey, koşul. güdü. İhtiyaç.

Deficiency : Gereksinim. Eksiklik, noksanlık. Doğal nedenlerle malın ağırlığında beliren eksilme. açık. varlıklar ile borçlar arasındaki fark. Noksan. Yoksunluk. Sakatlık. Eksiklik. Gerilik. Biyoloji, hukuk, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir kromozomun bir parçasının ya da bir genin yokluğu ile ortaya çıkan durum.

 

Lacc synonyms : mineral deficiency, want, dearth, miss, demand.

Lacc zıt anlamlı kelimeler, Lacc kelime anlamı

Presence : Kişilik. Yapı. Tavır. Protokol görevlileri. Huzur. Ön. Varoluş. Varlık. Duruş.

Include : İçermek. Kaplamak. Katmak. Kapsamına almak. Kapsamak. Dahil etmek. İçine almak. Yer vermek.

Have : Yapmak. Bulunmak. Etmek. Zorunda olmak. Elde etmek. Yaptırmak. Buyurmak. Elinde bulunmak. Almak. Aldatmak.