Lagging türkçesi Lagging nedir

  • Isıl yalıtma.
  • Gecikme.
  • Lagün.
  • İzolasyon.
  • Geciken.
  • Ahşap kaplama.
  • Isı kaybını önleyici açık kalıp.
  • Yalıtım.
  • Geri kalma.
  • Kaplama.
  • Yalıtım malzemesi.
  • Döşeme.

Lagging ingilizcede ne demek, Lagging nerede nasıl kullanılır?

Lagging behind : Gecikmek. Duraklamak. Geri kalmak.

Lagging current : Geciken akım.

Lagging load : Geciken yük. Endüktif yük.

Lagging strand : Kesik dna zinciri. Dna kopyalanması esnasında çift ipliğin 5'-3' yönündeki ipliğini süreksiz parçalar halinde tamamlayan yeni sentezlenmiş zincir. ecoli’de bu parçalar okazaki parçaları olarak adlandırılmıştır. lider zincir olarak adlandırılan diğer iplik 3'-5' yönündedir ve süreklidir. tamamlayıcı nükleotitler her iki zincirde de 5'-3' yönündedir.

Laggings : Isı kaybını önleyici açık kalıp. İzolasyon. Geciken. Isıl yalıtma. Gecikme. Geri kalma. Ahşap kaplama. Lagün. Yalıtım.

Slaggier : Daha cüruflu. Cüruflu.

Unflaggingly : Şiddetinde veya geriliminde bir azalma olmaksızın. Bitip tükenmez bir şekilde.

Flaggin : (argo) göz kırpma veya harekete geçme işareti verme.

Flaggings : Cansız. Gevşek. Plaka döşeme. Zayıf.

Laggard : Ağır. Tembel kimse. Ağır hareket eden. Yavaş hareket eden. Yavaş ilerleyen. Tembel. Ağır hareket eden kimse. Ağır kimse. Geri kalan. Haylaz.

 

İngilizce Lagging Türkçe anlamı, Lagging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lagging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Postponement : Ödenmesi gerekli olan bir borcun, bir belgite ilişkin ödeme işleminin geciktirilmesi, ileride belirli bir güne bırakılması. Geciktirme. Sonuna ekleme (dilbilgisi terimi). Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Tehir. Yargılamanın geriye bırakılması. Ödemeyi geciktirme. Erteleme. Talik.

Isolation : Tecrit etme. Yalıtılma. Yalıtlanma. Yalnızlık. Soyutlanma. Bireylerin ya da toplumsal kümelerin doğal-coğrafyasal etkenler nedeniyle birbirlerinden ayrılmaları. Ayırma. Bir nesnenin ya da bir yerin çevresi ile her türlü terke ya da özdek alışverişini ya da etkileşimini engelleme işlemi. Birbaşınalık. Bir olay ya da değişkeni salt biçimiyle gözleyebilmek üzere başka olay ya da değişkenlerin etkilerinden arıtarak soyutlama.

Being late : Geç kalma.

Pavements : Kaldırım. Yol kaplaması. Asfalt.

Insulating : Yalıtmak. İzole eden. İzole. İzole etmek. Yalıtan. Yalıtıcı. Yalıtma. Yalıtkan. Tecrit etmek.

Lagon : Bir kıyı dili ile önü kapanmış, kıyısından küçük bir ayakla denize yine bağlı kalsa da, artık bir göl durumuna dönmüş eski körfez. Denizkulağı. Deniz gölcüğü.

Insulates : Yalıtmak. Korumak. İzolasyon yapmak. Ayrı tutmak. Ayırmak. İzole etmek. Tecrit etmek. Yalıtım yapmak.

Lag : Geride olma. Duraklamak. Otomatik denetim yönteminde duyarlılık ile uygulama arasında geçen süre. Tahta kaplamak. Gerileme. Duraklama. Gecikmek. Oyalanmak. Bilgisayar, ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Gerilik.

 

Cowls : Rahip cüppesi. Motor kapağı. Kukuletalı cüppe. Baca şapkası.

Deferrals : Daha sonraki tarihe alma. Erteleme.

Lagging synonyms : insulant, pavement, lagoon, hysteresis, covert, lingerer, delayed, coating, blockout, detentions, insulation, casings, crowned, tiling, furnishings, flooring, casement, jitter, deferment, base plate, planking, arrearage, appointments, laggings, coat, wainscoting, insulants, delaying, covering, lingerers, insulations, covered, arrearages.

Lagging ingilizce tanımı, definition of Lagging

Lagging kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A covering of lags. The clothing (esp., an outer, wooden covering), as of a steam cylinder, applied to prevent the radiation of heat. Called also deading and cleading.