Laggings türkçesi Laggings nedir

Laggings ingilizcede ne demek, Laggings nerede nasıl kullanılır?

Flaggings : Gevşek. Cansız. Zayıf. Plaka döşeme.

Lagging behind : Duraklamak. Gecikmek. Geri kalmak.

Lagging current : Geciken akım.

Lagging load : Geciken yük. Endüktif yük.

Lagging strand : Dna kopyalanması esnasında çift ipliğin 5'-3' yönündeki ipliğini süreksiz parçalar halinde tamamlayan yeni sentezlenmiş zincir. ecoli’de bu parçalar okazaki parçaları olarak adlandırılmıştır. lider zincir olarak adlandırılan diğer iplik 3'-5' yönündedir ve süreklidir. tamamlayıcı nükleotitler her iki zincirde de 5'-3' yönündedir. Kesik dna zinciri.

Laggard : Nal toplayıcı. Geri kalan. Haylaz. Yavaş ilerleyen. Ağır hareket eden kimse. Ağır kimse. Yavaş hareket eden. Ağır hareket eden. Ağır. Tembel kimse.

Laggardly : Yavaşça. Tembelce. Yavaş ve uyuşuk bir şekilde. Ağır ağır. Ağırca.

Unflagging : Yorulmaz. Bıkmaz. Yılmaz. Sonsuz. Durmaz. Bitmez tükenmez.

Flaggin : (argo) göz kırpma veya harekete geçme işareti verme.

Lagging : Ahşap kaplama. Gecikme. Isıl yalıtma. İzolasyon. Döşeme. Lagün. Yalıtım. Isı kaybını önleyici açık kalıp. Yalıtım malzemesi. Kaplama.

 

İngilizce Laggings Türkçe anlamı, Laggings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laggings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jitter : Sapma. Punk dinleyen tip. Sinirden titremek. Seğirme. Sinirlenmek. Titreşme. Stres. Heyecan. Sorun yaratan tip.

Arrearage : Vadesinde ödenmemiş borç. Borç bakiyesi. Ödenmemiş. Kalma. Tehire uğrama. Gecikmiş borç. (ödeme vb) kalma.

Lagging : Döşeme. Kaplama. Yalıtım malzemesi.

Secludedness : İnziva. Yapayalnızlık. Soyutlanmışlık. Yalnızlık. Diğer insanlardan ayrılmış olma durumu. Gözden saklanmış olma durumu. Teklik. Toplumdan uzak yaşama.

Lag : Son. Herhangi bir olayın gerçekleştiği an ile o olaya ilişkin verilerin sağlanması, algılanması, yasama ve yürütme işlemlerinin gerçekleştirilmesi arasında geçen zaman. krş. veri gecikmesi, algılama gecikmesi, yasama gecikmesi, yürütme gecikmesi. Duraklama. Gerileme. Yalıtım malzemesi ile kaplamak. Bilgisayar, ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Geride olma. Gecikmek. Geri kalmak.

Insulates : Yalıtmak. Ayrı tutmak. Tecrit etmek. Ayırmak. İzolasyon yapmak. İzole etmek. Korumak. Yalıtım yapmak.

Wainscoting : Alçak lambri. Yarım lambri. Ahşap paneller. Lambri. Eteklik. Lambri kaplama. Duvar tahta kaplaması. Dekoratif paneller. Duvar kaplaması.

Arrearages : Tehire uğrama. (ödeme vb) kalma. Gecikmiş borç. Ödenmemiş. Vadesinde ödenmemiş borç.

Hysteresis : Histerezis. Zamana bağlı uzun süreli etkiler. Histeresis. Herhangi bir iktisadi değişkenin geçici bir şok sonrası başlangıç dengesine dönememesi durumu. bk. gecikme. Kesiklik. Histerez.

 

Lagon : Bir kıyı dili ile önü kapanmış, kıyısından küçük bir ayakla denize yine bağlı kalsa da, artık bir göl durumuna dönmüş eski körfez. Denizkulağı. Deniz gölcüğü.

Laggings synonyms : postponement, insulation, lagoon, delay, lingerers, detention, deferment, deferments, lingerer, ill natured, postponements, insulate, holdups, deferrals, delaying, isolation, insulations, holdup, deferral, insulating, jittered, delayed, shrewish, detentions, work, being late.

Laggings zıt anlamlı kelimeler, Laggings kelime anlamı

Good natured : Hoşgörülü. İyi huylu. Yumuşak. Yardımsever. Babacan.

Tense : Gerilmiş. Gerginleştirmek. Gergin. Çekmek. Stres içinde. Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || — sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman. Zaman. Kip. Germek.