Laissez türkçesi Laissez nedir

  • Laissez faire ifadesiniz bir parçası (hareket özgürlüğü, müdahale etmeme politikası).
  • (fransızca) serbest bırakma.

Laissez ingilizcede ne demek, Laissez nerede nasıl kullanılır?

Laissez faire : Devletin özel girişimleri kısıtlamaması. Serbest bırakma. Bırak yapsınlar. Karışmama siyaseti. Müdahale etmeme.

Laissez passer : İktisadi gelişmenin bireysel çıkarlara dayandığı, dolayısıyla iktisadi karar birimlerinin etkinliklerine hiçbir biçimde müdahale edilmemesi gerektiğini savunan liberalizm ilkesi. Pasaport işlevi olan resmi belge veya geçiş izni. Bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler ilkesi. Geçiş izni.

Laisser : (fransızca) kendini bırakma. Bırakmak. Laisser-aller ifadesinin bir parçası (özgürlük, kısıtlamama). Gevşetmek.

Avec plaisir : Seve seve (fransızca). Memnuniyetle.

Beaujolais : Kırmızı veya beyaz burgonya şarabı. Doğu fransa'da bir şarap üretim bölgesi. Beaujolais'in (fransa) kırmızı burgonya (bordo) şarabı.

Cor anglais : Korangle. Alto obua.

Charollais sheep : Şarole koyunu. Fransa’da bulunan, öncelikli kullanımı kas gelişimi ve kuzularda büyüme oranının artırılması için koçların kullanılması olan, genellikle yapağı verimi için kullanılan, iri ve uzun yapılı, yapağı rengi beyaz olan koyun ırkı.

 

Complaisantly : Nazikçe. Zarif bir şekilde. Uysal bir şekilde. Yumuşak başlı bir halde. Hoşgörülü bir şekilde.

Claisen reaction : Claisen tepkimesi. Claisen reaksiyonu.

Calais : Bir soyadı. Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Kuzey fransa'da bir şehir. Maine eyaletinde şehir.

İngilizce Laissez Türkçe anlamı, Laissez eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laissez ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Individualistic : Bireyci. Bireysel.

Market economy : Piyasa ekonomisi. Pazar ekonomisi. Mal ve hizmetlerin iktisadi karar birimleri arasında herhangi bir engelle karşılaşmaksızın değişiminin yapıldığı piyasa. neyin, ne kadar, nasıl ve kimler için üretileceğine tamamen fayda ve kar ençoklaştırması amaçlayan davranışlar doğrultusunda oluştuğu iktisadi sistem. krş. güdümlü ekonomi, serbest piyasa ekonomisi, karma ekonomi.

Private enterprise : Yönetimde ve anamalda devletin katkısı ve yeri olmaksızın bütünüyle kişi olanak ve yönetimine bağlı ekonomik kuruluşlar. Özel teşebbüs. Ekon. Özel girişimci. Özel teşebbüs yatırımı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Hususi teşebbüs. Kamu kesimi dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan girişim. Hür teşebbüs. Özel girişim.

Capitalism : Anamalcılık. Kapitalist sistem. Kapitalist ekonomi. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ana malcılık. Kapitalizm. Üretim araçlarının sahipliğinin ve denetiminin karını ençoklamak amacındaki özel kesimin elinde olduğu, özel mülkiyet, girişim özgürlüğü, seçim özgürlüğü, iktisadi rasyonellik, sınırlı devlet ve serbest rekabete dayalı iktisadi ve sosyal sistem. stalin’in tanımladığı beş toplum biçiminden biri olup, üretim araçları mülkiyetinin kapitalist sınıfın elinde olduğu, ücretli emeğe dayalı toplum. krş. köleci sistem, sosyalist sistem 2, ilkel komünal sistem, feodal sistem 2. Sermayecilik. Üretim araçlarının anamalcı sınıf üyelerinin iyeliği altında olduğu toplumsal düzen.

 

Economy : Artırım. Ekonomi. Tasarruf. İktisat. Yöntem şekli. Tutumluluk. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Para biriktirme, varlık sağlama. Kişilerdeki gereksemeleri karşılamak amacıyla yapılan davranış ve uygulamaları düzenleyen ve yöneten yasaları inceleyen bilim dalı. Ekonomik.

Economic system : İktisadi sistem. Ekonomik jüye. Belirli bir toplumda mal ve hizmetlerin üretim, tüketim, bölüşüm kararlarında benimsenen kurallar bütünü. krş. kapitalist sistem, komünist sistem, karma sistem. Ekonomik sistem.

Capitalist : Üretim araçlarının mülkiyetini elinde bulunduran kişi. bir ticari veya sınai işletme kurmak veya var olan bir işletmeyi geliştirmek, genişletmek veya yenilemek için gerekli sermayeyi sağlayan kişi. kapitalist sistemi benimseyen ve savunan kişi. Kapitalist. Sermayeci. Sermaye sahibi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Anamalcı. Tecimsel bir girişime katılmak üzere elinde yatırım yapılabilecek nitelikte parası olan kişi. Sermayedar.

Capitalist economy : Üretim araçları mülkiyetinin özel kişilere ait olduğu; yatırım, üretim, bölüşüm, gelir ve fiyatların piyasa mekanizması içerisinde serbestçe belirlendiği iktisadi sistem. Anamalcı ekonomi. Üretim araç ve mallarının özel iyelikte bulunmasına dayanan, özgür girişim ve yarışmayı içeren ekonomi düzeni. Coğrafya, iktisat alanlarında kullanılır. Kapitalist ekonomi.

Free enterprise : Özel girişim. Hür teşebbüs. Serbest teşebbüs. Serbest girişim.

Capitalistic : Kapitalist. Sermayedarlık ile ilgili. Kapitalistlik ile ilgili. Anamalcı.

Laissez zıt anlamlı kelimeler, Laissez kelime anlamı

Socialistic : Sosyalist. Sosyalistliğe ait.

Socialism : Komünizmin birinci aşaması olup, üretim araçları mülkiyetinin ve siyasal iktidarın işçi sınıfının elinde olduğu ve kaynakların herkese üretime yaptığı katkı ölçüsünde (herkese emeği kadar veya herkesin yeteneğine göre) dağıtıldığı iktisadi ve siyasal sistem. stalin’in tanımladığı beş toplum biçiminden biri olup, üretim araçları mülkiyetinin halka ait olduğu toplum. krş. kapitalist sistem 2, köleci sistem, ilkel komünal sistem, feodal sistem 2. Ana üretim maddelerinin elde edilmesi, dağıtımı ve kullanılmasında ortaklaşa mülk iyeliğini ya da devletçiliği öngören; kooperatifçiliğe, toplumsal hizmetlerin etkili biçimde görülmesine ve gelirin doğrulukla dağıtımına önem veren bir siyasa ve ekonomi görüşü. Sosyalist sistem. Eğitim, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Sosyalizm. Toplumculuk. Üretim araçlarını kamusal iyelik altında bulunduran, bu yolla ekonomik etkinliklerde kar yerine insan gereksinmelerini en iyi biçimde karşılamayı amaçladığını savunan toplum düzeni. böyle bir düzeni savunan toplumsal- siyasal öğreti.

Laissez antonyms : non market economy.