Laisser türkçesi Laisser nedir

  • Bırakmak.
  • (fransızca) kendini bırakma.
  • Gevşetmek.
  • Laisser-aller ifadesinin bir parçası (özgürlük, kısıtlamama).

Laisser ingilizcede ne demek, Laisser nerede nasıl kullanılır?

Laissez : Laissez faire ifadesiniz bir parçası (hareket özgürlüğü, müdahale etmeme politikası). (fransızca) serbest bırakma.

Laissez faire : Karışmama siyaseti. Müdahale etmeme. Bırak yapsınlar. Serbest bırakma. Devletin özel girişimleri kısıtlamaması.

Laissez passer : İktisadi gelişmenin bireysel çıkarlara dayandığı, dolayısıyla iktisadi karar birimlerinin etkinliklerine hiçbir biçimde müdahale edilmemesi gerektiğini savunan liberalizm ilkesi. Geçiş izni. Pasaport işlevi olan resmi belge veya geçiş izni. Bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler ilkesi.

Avec plaisir : Seve seve (fransızca). Memnuniyetle.

Beaujolais : Kırmızı veya beyaz burgonya şarabı. Doğu fransa'da bir şarap üretim bölgesi. Beaujolais'in (fransa) kırmızı burgonya (bordo) şarabı.

Complaisantly : Uysal bir şekilde. Yumuşak başlı bir halde. Nazikçe. Hoşgörülü bir şekilde. Zarif bir şekilde.

John everett millais : Sir john everett millais (1829-1896). İngiliz ressam.

Claisen reaction : Claisen tepkimesi. Claisen reaksiyonu.

Complaisance : Teveccüh. Yumuşak başlılık. Göz yumma. Hoşgörü. Müsamaha. Yumuşaklık. Nezaket. Sempati. Tolerans. Lütuf.

 

Complaisant : Müşfik. Yardımsever. Yardım etmeye hazır. Hoşgörülü. Nazik. Lütufkar. Müsamahakar. Yardıma hazır.

İngilizce Laisser Türkçe anlamı, Laisser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laisser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lets go : Rahatlamak. Kendini koyvermek. Salıvermek. İşine son vermek. Serbest bırakmak. Koyvermek. Gevşemek. Boşlamak.

Loosen : Açılmak. (toprağı) kabartmak. Bollanmak. Çözmek. Gevşemek. Salıvermek. Yumuşatmak. Açmak. Söktürmek.

Individualistic : Bireyci. Bireysel.

Bow out of : Ayrılmak. Çekilmek.

Ease : Huzur. Kolaylaştırmak. Kolaylaşmak. Dindirmek. Rahatlatmak. Dikkatle hareket ettirmek. Rahatlık. Dikkatle yerleştirmek. Yatıştırmak.

Capitalistic : Kapitalistlik ile ilgili. Sermayedarlık ile ilgili. Kapitalist. Anamalcı.

Enervate : Cesaretini kırmak. Kuvvetten düşürmek. Gevşeklik vermek. Moralini bozmak. Zayıflatmak.

Bequeath : Vasiyet etmek. Vasiyet. Vasiyetle bırakmak. Miras olarak bırakmak. Miras bırakmak.

Abandons : Boşlamak. El etek çekmek. Terk etmek. Yüzüstü bırakmak. Yarıda kesmek. Vazgeçmek. Kesmek. Viran hale getirmek. Terketmek.

Abalienate : Devretmek. Yabancılaştırmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Bir başkası için hakkından vazgeçmek. Mülkiyeti devretmek.

Laisser synonyms : let go, capitalist, abdicate, limber up, ease up, back off, loosen up, abandon, abdicates, abdicated, enervates, allows, bend the neck, ease off, bequeaths, allowing, let, enervated, back away, allow, abdicating, eases, eased.

Laisser zıt anlamlı kelimeler, Laisser kelime anlamı

Greater : Daha büyük. Daha önemli olan. Büyük. Boyut veya alan olarak daha geniş.

Socialistic : Sosyalistliğe ait. Sosyalist.