Enervate türkçesi Enervate nedir

Enervate ingilizcede ne demek, Enervate nerede nasıl kullanılır?

Enervated : Kuvvetten düşürmek. Kuvvetten düşmüş. Gevşetmek. Zayıflatılmış. Cesaretini kırmak. Moralini bozmak. Zayıflatmak.

Enervates : Kuvvetten düşürmek. Moralini bozmak. Zayıflatmak. Gevşetmek. Cesaretini kırmak.

Denervate : Bir organın ya da yapının sinirini etkisiz kılmak. Denervat.

Enervating : Bozan. Güçten düşüren. Güçsüzleştirme. Güçten düşmesine sebep olan. Zayıflatıcı. Güçten düşürücü. Takattan düşürme. Moral bozucu. Moralini bozma. Zayıflatma.

Enervation : Zayıflık. Enervasyon. Kuvvetten düşürme. Zayıflatma. Moral bozukluğu. Gevşeklik.

Energetic person : Çok miktarda enerjisi veya yaşama gücü olan kimse. Enerjik kimse. Enerjik kişi.

Energetic measures : Faal tedbirler.

Denervation : Bir organ veya oluşuma ait siniri kesme. Bir organ ya da kastan sinirlerin uzaklaştırılması. Denerve. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Denervasyon.

Enervator : Güçten düşüren (zayıflatan) şey yada kimse. Kuvvet veya cesaretini kıran. Güçsüzleştiren. Moral bozan. Zayıflatan. Gevşeklik veren. Takattan düşüren.

Energetically : Çaba harcayarak. Dinç bir şekilde. Enerjik bir tarzda. Gayretli olarak. Enerjik olarak.

 

İngilizce Enervate Türkçe anlamı, Enervate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enervate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emasculating : İğdiş etmek. Kuvvetten düşürülmüş. Emenmiş. Fakirleştirmek (dil). Bozmak. Kuşa dönmüş (yazı) (bazı kısımları çıkarılarak veya sansürlenerek). Hadım edilmiş. Hafifletmek. Hadım etmek. Burulmuş.

Castrates : Kastrat. İğdiş etmek. Sansürden geçirmek (kitap). İğdişlemek. Hadımlaştırmak. Burmak. Enemek. Kısırlaştırmak. Hadım etmek.

Dispirit : Keyfini kaçırmak. Neşesini bozmak. Mücadele gücünü kırmak.

Back off : Geri çekmek. Vazgeçmek. Terk etmek. Sorumluluktan geri durmak. Geri çekme. Bırakmak. Geri çekilmek.

Emaciating : Bir deri bir kemik yapmak. Verimsizleştirmek. Çirozlaşma.

Cripples : Kötürüm bırakmak. Sakatlamak. Felce uğratmak.

Ease off : Gevşemek. Yavaşlamak. Hafiflemek. Baskıyı azaltmak. Gerginliğini kaybetmek. İnmek. Azalmak.

Demoralizes : Yıldırmak. Ayartmak. Moral bozmak. Ahlakını bozmak. Ahlaksızlaştırmak. Mücadele gücünü kırmak.

Dashes : Kesik çizgi. Çarpmak. Sıçratmak. Düş kırıklığina uğratmak. Vurmak. Savurmak. Savrulmak. Fışkırtmak. Püskürtmek. Karalamak.

Eased : Gerilimi azaltılmış. Rahatlamak. Dikkatle yerleştirmek. Hafifletmek. Rahatlatmak. Yatıştırmak. Kolaylaştırılmış. Dindirmek. Sıkıntıdan kurtarılmış.

Enervate synonyms : untune, attenuate, disconcert, discourages, discourage, castrate, limber up, enfeeble, be a disincentive to, disheartens, enervates, emasculates, attenuates, discountenance, unnerve, weaken, enervated, demoralising, emasculate, demoralise, let, lets go, endamage, dispirits, demoralised, be a disincentive, ease, ease up, debilitate, dispiriting, eases, enfeebles, unman.

 

Enervate zıt anlamlı kelimeler, Enervate kelime anlamı

Strengthen : Berkitmek. Yükseltmek. Sağlamlaştırmak. Güçlenmek. Güç kazanmak. Tahkim etmek. Pekitmek. Yaşam bulmak. Takviye etmek. Kuvvet vermek.

Enervate ingilizce tanımı, definition of Enervate

Enervate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Weak. To impair the moral powers of. To render feeble or impotent. Without strength of force. Weakened. To make effeminate. To deprive of nerve, force, strength, or courage.